Büyükbaş 180 Bin TL’den Başlıyor
Ramazan Bayramı’nın ardından vatandaşların gündeminde bu kez Kurban Bayramı yer aldı. 2026 yılı için kurban ibadetini yerine getirmeyi planlayan milyonlarca vatandaş, kurbanlık fiyatları araştırılmaya başladı. Çubuk’ta besicilik yapan Bahri Aslıipek, piyasadaki kurbanlık fiyatlarına ilişkin Ulus’a konuştu. Aslıipek, yem ve bakım maliyetlerinin ciddi şekilde artmasına rağmen kurbanlık fiyatlarının geçen yıla yakın seviyelerde kaldığını belirtti. Çubuk’ta büyükbaş kurbanlıkların fiyatının 180 bin TL ile 230 bin TL arasında değiştiğini belirten Aslıipek, “Hisse başına ortalama 33 bin TL düşüyor” dedi. Son yıllarda birçok vatandaşın kurban ibadetini bağış yoluyla yerine getirmeyi tercih ettiğini belirten Aslıipek, bu durumun da canlı hayvan satışlarını etkilediğini söyledi.
BÜYÜKBAŞ 180 BİN TL’DEN BAŞLIYOR
2026 yılı kurbanlık piyasasında fiyatların geçen yıla kıyasla ciddi bir artış göstermediğini belirten Çubuk’ta besicilik yapan Bahri Aslıipek, yem ve bakım maliyetlerindeki yükselişe rağmen satış fiyatlarının aynı seviyede kaldığını söyledi. Fiyatların geçen seneye yakın olduğunu ancak maliyetler karşısında yetersiz kaldığını dile getiren Aslıipek, “Hayvana yedirdiğim yem geçen seneye göre iki katına çıktı. Örneğin, geçen sene yem torbası 450 ila 500 TL iken, bu sene 850 TL oldu” dedi. Artan giderlerin satış fiyatlarına yansıtılamadığını söyleyen Aslıipek, “Bölgedeki hayvanlara göre ortalama bir büyükbaş kurbanlığın fiyatının 180 bin TL ile 230 bin TL arasında değişiyor. 230 bin TL’ye sattığımız kurbandan çıkan karkas yani kemikli et, yaklaşık 270 kilo geliyor. Bu kilonun altına pek düşmez” diye ekledi. Satışlardan genel olarak memnun olmadığını söyleyen Aslıipek, “Hayvanlarımı neredeyse geçen seneki fiyatlarla sattım, ancak bu sene müşteri çok az ve talep düşük” diyerek talebin ciddi şekilde düştüğünü dile getirdi.
HİSSE BAŞINA ORTALAMA 33 BİN TL DÜŞÜYOR
Talebin geçen yıla göre oldukça düşük olduğunun altını çizen Aslıipek, “Geçen sene bir kurban için 6 kişi arıyordu, bir kişi alıyordu. Bu sene ise arayan yok, soran yok. Bunun en büyük sebebi, emekli maaşlarındaki artışın yeterli gelmemesi. Emekliler kurban kesecek durumda değil; maaşları enflasyon karşısında eriyor. Asgari ücret alanlar da sadece temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor, birikimleri yeterli değil. Bir de bu sene savaş var; insanlar bundan korkuyor. Bu üç sebepten dolayı kurban talepleri az” şeklinde konuştu. Vatandaşların son yıllarda kurban ibadetini bağış yoluyla yerine getirmeye yöneldiğini kaydeden Aslıipek, “Bir kurbana 7 kişi girerse, 230 bin TL değerindeki hayvanda kişi başına 33 bin TL düşüyor. Ancak bir kurum aracılığıyla bağış yapıldığında 10 ila 15 bin TL’ye, küçükbaş koyun için ise 5 bin TL’ye kadar düşüyor. Vatandaş, ‘Benim kurbanım yerine gelsin, bağışımı yapayım, vacibimi yerine getireyim’ diyor. Kurbanını yerine getirmiş oluyor ve uğraşmadan bağışını yapıyor” diye ekledi.

Besici Bahri Aslıipek, “Son yıllarda fiyatlar, bayrama yakın genellikle düşüyor” dedi.
“SON YILLARDA FİYATLAR, BAYRAMA YAKIN DÜŞÜYOR”
Aslıipek, “Bayram yaklaştıkça kurbanlıkların fiyatı artar mı?” sorusunun cevabını tahmin etmenin oldukça zor olduğunu dile getirdi. Eskiden fiyatlar bayrama yaklaşırken yükselirken, son yıllarda bu eğilimin değiştiğine işaret eden Aslıipek, “Son yıllarda fiyatlar, bayrama yakın genellikle düşüyor” dedi. Bunun sebebini ise hayvanların elinde kalması ve satılamaması olarak açıklayan Aslıipek, “Hayvan üreticisi son günlere doğru kurbanlığı satamıyor, elinde kalıyor. Ardından bir telaş başlıyor. ‘Eğer bu hayvanı satamazsam, kasaba kesim yaptıktan sonra etten beklediğim parayı kazanamayacağım’ diye düşünüyor. Her zaman kurban olarak satmak avantajlı oluyor. Bu nedenle çoğu kişi, ‘Piyasadan 20 ila 30 bin TL aşağı verip elimden çıkartayım’ hesabı yapıyor. Bu yüzden fiyatlar genellikle düşüyor” ifadelerini kullandı.
“HAYVANIN NE İLE BESLENDİĞİNE BAKMALI”
Vatandaşların kurbanlık seçerken nelere dikkat etmesi gerektiğine de değinen Aslıipek, “Öncelikle hayvanın ne ile beslendiğine bakmalı” dedi. Şehirde bazı yetiştiricilerin hayvanlara küspe veya silaj yedirdiğini söyleyen Aslıipek, “Bu şekilde beslenen hayvanın görünüşü güzel olabilir ama eti lezzetsiz olur. Tencereye girdiğinde pamuk gibi, tuhaf bir tat alır” diye ekledi. Kendi köylerinde hayvanları doğal şekilde beslediklerini vurgulayan Aslıipek, sözlerini şu cümlelerle noktaladı, “Kendi yetiştirdiğimiz samanı ve kırılmış yemi karıştırarak yediriyoruz. Bu şekilde beslenen hayvanın eti çok daha lezzetli olur. Vatandaşın dikkat etmesi gereken şey; hayvanın ne ile beslendiği. Kaliteli et istiyorsa, köyden, doğal yemle beslenen hayvanlardan almalı. Köy yerinden aldığınız hayvan, doğal yemle beslendiği için küçük görünse de eti taş gibi, lezzetli olur. Vatandaş bunu bilerek seçim yapmalı” dedi.
Kaynak:Rüveyda Aslıipek
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.