Eczacılıkta kriz derinleşiyor: Eczaneler ayakta kalmakta zorlanıyor
Hastaların ilaçlarını doğru şekilde kullanmasına yardımcı olurken, tedavi süreçlerinin güvenli ve etkili ilerlemesinde önemli rol oynayan eczacıların son yıllarda yaşadığı sorunlara ilişkin Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan konuştu. Saydan, artan maliyetler, ilaç fiyatlandırma politikalarındaki sürdürülemez yapının, eczanelerin ekonomik olarak ayakta kalmasını zorlaştırdığını belirtti. Özellikle kur farkı nedeniyle ilaç temininde yaşanan sıkıntıların hem eczacıları hem de vatandaşları doğrudan etkilediğini kaydetti. Saydan, eczanelerin sağlık sistemi içindeki rolüne rağmen hak ettiği ekonomik ve mesleki değeri görememesinin mesleğin geleceği açısından kaygı verici olduğunu ifade etti.

“VATANDAŞIN İLACA ERİŞİMİ HER GEÇEN GÜN ZORLAŞIYOR”
Eczacılık sektörünün toplum için oldukça önemli olduğunu söyleyen TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, “Eczacılar, sadece ilaç temin eden sağlık profesyonelleri değildir. Hastaya danışmanlık yapan, tedavi süreçlerinin en yakın takipçisi olan ve sağlık sisteminin en ulaşılabilir yüzünü temsil eden hayati aktörlerdir. Bu yapıyı korumak halk sağlığını korumakla eşdeğerdir” dedi. Son yıllarda mesleğin ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Saydan, ilaç fiyatlandırma sisteminin sürdürülemez hale geldiğini aktardı. Sabit kur politikası sebebiyle ilaç temininde büyük sıkıntılar yaşandığını kaydeden Saydan, “Bugün piyasadaki euro kuru 53 TL seviyesindeyken, bakanlığın ilaç ödemelerinde kullandığı kur 29,11 TL’dir. Vatandaşın ilaca erişimi her geçen gün daha da zorlaşıyor” diye ekledi. Yanlış fiyatlandırma politikalarının yeni nesil ilaçlara erişimi de engellediğini de vurgulayan Saydan, Türkiye’de yeni nesil ilaçlara erişim oranının yüzde 3’e kadar gerilediğini, gelişmiş Avrupa Birliği ülkelerinde ise bu oranın yüzde 46 seviyelerinde olduğunu ifade etti.

“ECZANELER EKONOMİK OLARAK AYAKTA KALMAKTA ZORLANIYOR”
Artan işletme giderleri ve düşen karlılık oranlarının eczanelerin ekonomik olarak ayakta kalmasını güçleştirdiğin söyleyen Saydan, “Kira, personel, enerji ve işletme giderlerindeki ciddi artışlara rağmen gelirlerin aynı oranda artmaması eczaneleri kapanma riskiyle karşı karşıya bırakıyor” dedi. Özellikle ithal ilaçlarda yaşanan tedarik sıkıntılarının hastaların tedavi süreçlerini aksattığının altını çizen Saydan, bu durumun hem vatandaşları hem de eczacıları mağdur ettiğini söyledi.

“İLACIM NEREDE UYGULAMASI SORUNU ÇÖZMÜYOR”
Saydan, Sağlık Bakanlığı tarafından e-Nabız sistemine eklenen “İlacım Nerede?” uygulamasına ilişkin, “Kamuoyuna vatandaşların ilaca daha kolay ulaşmasını sağlayacak bir çözüm olarak sunulmuş olsa da, ilaç erişimindeki temel sorunu çözmekten uzaktır. Sorun, ilacın zaten bulunamamasıdır. İlacım nerede uygulaması piyasada yeterli ilaç olmadığının tescili niteliğindedir” dedi. Saydan, TEİS olarak uygulamanın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle 17 Nisan 2026 tarihinde Danıştay 10. Dairesi’nde dava açtıklarını söyledi. Uygulamada kullanılan stok verilerinin yaklaşık 24 saat öncesine ait olduğunu ifade eden Saydan, “Eczanelerde gün içinde yüzlerce reçete ve ilaç karşılanıyor. Bu nedenle sistemde mevcut görünen bir ilacın eczanede bulunmaması ya da görünmeyen bir ilacın sonradan temin edilmesi olağan bir durumdur” şeklinde konuştu.
BÜROKRATİK YÜK ARTIYOR, GENÇ ECZACILAR İŞ BULAMIYOR
Provizyon, reçete ve geri ödeme işlemlerindeki karmaşıklığın eczacıların iş yükünü artırdığını sözlerine ekleyen Saydan, “Stratejik ilaç bilgisi ile donanmış olan eczacının enerjisi boşa harcanarak halk sağlığına katacağı değer sınırlanıyor” dedi. Kozmetik ürünler ve gıda takviyelerinin eczane dışındaki satış kanallarında yaygınlaşmasının hem halk sağlığı hem de eczacılık mesleği açısından risk oluşturduğunu ifade eden Saydan, sözlerini şu cümelelrle noktaladı:
“Eczacıların sağlık danışmanlığı rolünün yeterince etkin kullanılmaması ve klinik eczacılık uygulamaların yaygınlaşamaması önemli bir potansiyelin heba edilmesi anlamına geliyor. SGK geri ödeme süreçlerinde yaşanan sorunlar ve iskonto baskıları eczanelerin finansal yükünü artırıyor ve sektörü sürdürülemez bir noktaya sürüklüyor. Artan fakülte sayısı nedeniyle mezun fazlalığı; genç meslektaşlarımızın iş bulma sürecinde ve eczane açma aşamasında zorluklar yaşamalarına neden oluyor. Eczacılar, her geçen gün artan iş yükü, bürokratik işlemler ve finansal baskılar altında hizmet vermeye çalışıyor.”
Kaynak:Rüveyda Aslıipek
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.