Kaybolmasın diye öğretiyor: Telkari ustası gelecek için çalışıyor
42 yıldır telkari sanatını yaşatan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı telkari ustası Hüseyin Aydın, Trabzon’un coğrafi işaretli değerlerinden biri olan bu geleneksel el sanatını gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarını sürdürüyor. Henüz 12 yaşında başladığı telkari mesleğinin daha fazla kişi tarafından öğrenilmesini istediğini belirten Aydın, devlet desteklerinin artırılması gerektiğini söyledi. Trabzon telkarisinin Mardin’de yapılan örneklerden farklı bir işçilik anlayışına sahip olduğunu belirten Aydın, kendilerinin döküm kullanılmadığını, her parçayı tamamen el emeğiyle ürettiklerini ifade etti. El sanatlarına olan ilginin giderek azaldığını dile getiren Aydın, yükselen gümüş fiyatları ve uzun çıraklık süreci nedeniyle gençlerin bu mesleğe yönelmediğini belirtti. Yaklaşık 15 yıldır halk eğitim merkezlerinde kurs vererek yeni ustalar yetiştirmeye çalıştığını söyleyen Aydın, “Bu kültürü yaşatmak için elimden geleni yapıyorum” diyerek telkari sanatını geleceğe taşımakta kararlı olduğunu vurguladı.

“HER PARÇAYI TEK TEK ELDE İŞLERİZ”
Henüz 12 yaşındayken başladığı telkari sanatını 42 yıldır sürdüren Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı telkari ustası Hüseyin Aydın, Trabzon’un coğrafi işaretli değerlerinden biri olan bu sanatın yaşatılması için mücadele verdiğini söyledi. Telkari ile takılar, süs eşyaları, peçetelikler, servis ürünleri, tabaklar, kahve fincanı altlıkları, tepsiler, kız isteme ve nişan tepsileri ürettiklerini aktaran Aydın, dekoratif ev ürünleri ve motiflerle süslenmiş kemençeler de yaptıklarını ifade etti. Telkarinin Ankara ve Mardin gibi farklı şehirlerde de yapıldığını vurgulayan Aydın, “Telkâri sanatımız coğrafi işarete sahip ve Trabzon’da yaygın bir meslektir. Ankara’da da yapılır, Mardin’de de yapılır ama bizim işimiz farklıdır” dedi. Trabzon’da yapılan telkari ile Mardin’de yapılan telkari arasında önemli farklar bulunduğunu belirten Aydın, sözlerini cümlelerle sürdürdü, “Mardin’de yapılan telkari ile Trabzon’da yapılan telkari arasında fark var. Mardin’de bir model yaparlar, sonra dökümle çoğaltırlar. Bizde öyle değil; burada tamamen el işçiliği vardır, döküm yoktur. Her şey tek tek elde yapılır. Daha çok takı üzerine çalışırlar. Biz Trabzon’da ise tamamen el işçiliğiyle, daha çok ev eşyaları ve dekoratif ürünler yapıyoruz. Onlar bir günde bir modelden yüzlerce üretir, biz ise her parçayı tek tek elde işleriz.”

“EL SANATLARINA İLGİ AZALDI”
Günümüzde el sanatlarına verilen değerin azaldığının altını çizen Aydın, telkariye olan ilginin de ciddi anlamda düştüğünü söyledi. Bunun en önemli sebeplerinden birinin yükselen maliyetler olduğunu aktaran Aydın, gümüşün ve işçiliğin pahalı hale geldiğini, vatandaşların el emeği ürünler yerine daha uygun fiyatlı seri üretim ürünlere yöneldiğini kaydetti. Telkari sanatının kısa sürede öğrenilebilecek bir meslek olmadığını dile getiren Aydın, bu işin sabır, zaman ve emek istediğini belirtti. Bir kişinin telkari ustası olabilmesi için yıllarını vermesi gerektiğini söyleyen Aydın, “İnsan yaptığı işi sevmeli. Sevmeden bu iş yapılmaz” dedi.

USTALIK YETMİYOR, SERMAYE DE GEREKLİ
Telkari işine başlamak için sadece ustalığın yeterli olmadığını sözlerine ekleyen Aydın, yüksek gümüş maliyetleri nedeniyle ciddi sermaye gerektiğini vurguladı. Gümüşün son yıllarda giderek değerlendiğini kaydeden Aydın, “1 kilo gümüşün maliyeti çok yüksek. Yani bu işe başlamak için ciddi bir yatırım gerekir. Sadece usta olmak yetmez; dükkân açmak için de sermaye gerekir. Ayrıca yaptığın işi pazarlayabilmen gerekir. Belki ustalığın vardır ama satmayı bilmiyorsundur. O da ayrı bir yetenek. Çünkü bir sanatkârın sadece üretmesi yetmez, ürününü müşteriye sunabilmesi de gerekir” şeklinde konuştu.

GENÇLERİN İLGİSİ YOK DENECEK KADAR AZ
Gençlerin telkari sanatına ilgisinin yok denecek kadar az olduğunu söyleyen Aydın, bunun en büyük sebeplerinden birinin uzun çıraklık süreci olduğunu kaydetti. Bugünün gençlerinin yıllarca sanat öğrenmek yerine kısa sürede gelir elde etmek istediklerini dile getiren Aydın, kafelerde, mağazalarda ya da farklı sektörlerde çalışmayı tercih ettiklerini belirtti. Devlet teşviklerinin artırılması gerektiğini savunan Aydın, gençlerin sigorta ve temel giderlerinin karşılanması halinde bu sanata yönelimin artacağını aktardı. Bu sayede gençlerin hem sanat öğreneceğini hem de ileride kendi emekleriyle geçinebileceğini dile getirdi.

“HERKESİN ELİNDE BİR SANAT OLMALI”
Gençlere her fırsatta bir meslek ya da sanat öğrenmeleri tavsiyesinde bulunduğunu söyleyen Aydın, hangi alan olursa olsun kişinin elinde mutlaka bir zanaat bulunması gerektiğini belirtti. “Kuaförlük olur, aşçılık olur, el sanatı olur; ama insanın elinde mutlaka bir sanat olmalı. Sanatı olmayan insanın işi zordur. Çünkü bir mesleğin varsa her yerde ayakta kalırsın, emeğinle geçinirsin. Kız olsun erkek olsun herkes bir sanat öğrenmeli” diyen Aydın, sanat sahibi olan kişinin her yerde ayakta kalabileceğini vurguladı.

“BEN BU SANATI YAŞATMAYA ÇALIŞIYORUM”
Yaşadığı bütün zorluklara rağmen telkari sanatını sürdürmeye devam edeceğini kaydeden Aydın, bu sanatın kültürel bir miras olduğunu ifade etti. Cezaevlerinde görev aldığını ve burada telkari eğitimi verdiğini aktaran Aydın, yaklaşık 15 yıldır da halk eğitim merkezlerinde kurslar düzenleyerek yeni ustalar yetiştirmeye çalıştığını ifade etti. Trabzon kültürünü yaşatmak için elinden geleni yaptığını belirten Aydın, “Ben bu sanatı yaşatmaya çalışıyorum. Belki bugün zor şartlar altında yapıyoruz ama yine de bırakmıyoruz. Çünkü bu bizim kültürümüz, bizim mirasımız. İnşallah bizden sonra da bu sanatı devam ettirecek gençler çıkar. Bu kültürü yaşatmak için elimden geleni yapıyorum ve yapmaya da devam edeceğim” diye ekledi.
Kaynak:Rüveyda Aslıipek
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.