LGS öncesi kritik uyarılar: Öğrenciler ve aileler bunlara dikkat!
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına sayılı günler kala eğitim maratonunda son viraja girildi. Öğrencilerin heyecanı ve stres düzeyi giderek artarken, hem akademik hazırlıklarını gözden geçiriyor hem de sınav sürecini daha kontrollü yönetmenin yollarını arıyor. Bu kritik dönemde sadece öğrencilerin değil, ailelerin de süreci doğru yönetmesi büyük önem taşıyor. Peki, sınav sürecinde öğrencilerin ve ailelerin nelere dikkat etmesi gerekiyor? Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü, Eğitimci-Yazar İsmail Yolcu, bu hassas süreçte öğrencilerin ve ailelerin izlemesi gereken yol haritasına ilişkin Ulus’a değerlendirmelerde bulundu. İşte, tüm merak edilenler haberimizin detaylarında…

“İLK OTURUM SONRASI ANALİZ YAPMAYIN”
LGS’ye sayılı günler kala öğrenciler ve aileler için önemli değerlendirmelerde bulunan Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü Eğitimci-Yazar İsmail Yolcu, “2026 LGS’ye sayılı günler kala son dakika uyarıları, son dakika taktikleri, son dakika stratejileri paylaşılmaya başladı. LGS gibi çok geniş kapsamlı ve ciddi sınavlar sadece sınavın içerisinde yapılacak zihinsel performansla kazanılmamakta. Şöyle ki sınav sabahı kahvaltısından, sınav öncesindeki son günlerdeki uyku performansı, deneme sınavlarına gösterilen özen, zihinsel odaklanma, aile içi iletişim, sınav salonu içerisindeki duygusal durum gibi birbiri ardına onlarca madde sıralayabiliriz” diye konuştu. Öğrencilerin sınav günü dikkat etmesi gereken hususlara değinen Yolcu, şu uyarılarda bulundu:
“13 Haziran Cumartesi günü saat 09.00’da başlayacak LGS’nin birinci oturumu tamamlandıktan sonra, saat 11.30’da başlayacak sayısal oturum öncesindeki 45 dakikalık arada öğrenciler, çözdükleri sözel kitapçıkla ilgili diğer öğrencilerle soru analizi ve değerlendirmesi yapmamalıdır. ‘Ben Türkçeden ful yaptım’, ‘A kitapçığındaki beşinci soru yanlıştı’, ‘Sınav iptal edilecekmiş’, ‘Sosyal Bilgiler sorularında hata varmış’ gibi söylentilere maruz kalmamak ve kısa süre sonra başlayacak sayısal oturuma odaklanabilmek için bu tür konuşmalardan uzak durulmalıdır. Bu süreçte öğrenciler öncelikle tuvalet ve su gibi temel ihtiyaçlarını karşılamalı, ardından mümkün olduğunca sakin bir şekilde tek başlarına vakit geçirmelidir. Boyun, el ve bacaklara yönelik hafif egzersizler yapmak, okul koridorlarında kısa yürüyüşler gerçekleştirmek hem zihinsel hem de fiziksel olarak ikinci oturuma hazırlanmayı kolaylaştıracaktır.”

AİLELERİN DİLİ SINAVDAN DAHA ETKİLİ OLABİLİYOR
Yolcu, ailelerin sınav sabahı kullandığı ifadelerin öğrenciler üzerinde sandığından çok daha büyük bir etki oluşturabileceğinin altını çizdi. İyi niyetle söylenen “sen çok zekisin”, “başaracaksın” gibi cümlelerin bile öğrencide baskı oluşturabileceğine işaret eden Yolcu, “Uyarılarınızı sınav sabahına bırakmayın ne olursunuz. Biliyorum, sizin canınız, ciğeriniz evlatlarınızın başarılı olmasını istiyorsunuz ama unutmayın ki sınava girecek olan bir milyon öğrencinin yüz binlercesi daha sınav başlamadan, tek bir şık dahi çözmeden evdeki kahvaltı sofrasında LGS’yi kaybediyor. Nasıl mı? Başarı dilekleri ve uyarıları sınav sabahına bırakan aileler sayesinde. O nedenle en geç perşembe günü çocuklarınızla sınavın öncesi, sınavın içi ve sınavın sonrası ile ilgili tüm söyleyeceklerinizi söyleyin ve bir kenara çekilin” ifadelerini kullandı.
İKİNCİ OTURUM ÖNCESİ MORAL KORUNMALI
Sınav günü okul çevresinde yapılan davranışlara da değinen Yolcu, ailelerin çocuklarıyla sürekli iletişim kurma isteğinin öğrenciler üzerinde duygusal baskı oluşturabileceğini belirtti. Öğrencinin sınavdan çıktığında anne veya babasını aramak zorunda hissetmesinin bile stres oluşturabileceğini kaydeden Yolcu, bu durumun ikinci oturuma olumsuz yansıyabileceğini dile getirdi. İlk oturumun ardından yapılan değerlendirme konuşmalarının da öğrencinin motivasyonunu düşürebileceğini vurgulayan Yolcu, “Ailelerin, ilk oturumda başarılı olan evladını tebrik etmek yerine ‘Asıl sınav şimdi başlıyor. Unutma, matematik çok önemli. Fen sorularına aman dikkat et’ tarzındaki cümleleri öğrencileri maalesef olumsuz yönde etkiliyor” dedi. Yolcu, “Ülkemizdeki sınavlar her ne kadar akademik bilgiyi ve beceriyi ödüllendiriyor gibi görünse de aslında en çok iletişim becerisi yüksek olan aileleri ödüllendiriyor. Bunu sakın unutmayın” diyerek ailelere önemli uyarılarda bulundu.
BAŞARIDA AİLENİN ROLÜ BÜYÜK
LGS sürecinin sadece öğrencinin bireysel performansı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yolcu, aile faktörünün bu süreçte belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekti. Sınavın sadece öğrencinin değil, aynı zamanda ailenin de yönetmesi gereken bir süreç olarak gördüğünü dile getiren Yolcu, “Bu yıl LGS’ye yine yaklaşık 1 milyon öğrenci girecek. Buraya kadar bir sorun yok. Ancak ben şöyle bir cümle kuruyorum. Bu yıl LGS’ye 3 milyon kişi girecek; 1 milyon öğrenci, 1 milyon anne ve 1 milyon da baba. Hal böyle olunca sınav başarısını ya da başarısızlığını yalnızca öğrenciye yüklemek bana çok adil gelmiyor. Unutulmamalıdır ki her başarılı öğrencinin arkasında, sınav sürecini doğru yöneten bir aile vardır. LGS’ye girecek tüm öğrencilerimize de canı gönülden başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.
SINAV ÖNCESİ HAZIRLIKTA YOL, BESLENME VE SAKİNLİK VURGUSU
Sınava az bir süre kala yapılacak hazırlıkların da önemli olduğunu dile getiren Yolcu, sınav sabahı yapılacak kahvaltının önceden prova edilmesinin, sınav günü gidilecek okul yolunun daha önce deneyimlenmesinin ve gerekli belgelerin bir gün önceden hazırlanmasının öğrenciyi rahatlatacağını belirtti. Sınavdan bir gün öncesine kadar, bugünden başlayarak kısa yürüyüşler yapılmasını öneren Yolcu, sözlerini şu cümlelerle noktaladı:
“Çocuğunuzun dondurma, soğuk içecekler, pizza ve mayonez gibi mideyi zorlayabilecek yiyecekleri sınav öncesi dönemde tüketmemesine dikkat edin. Bu süreçte ayrıca sosyal medyadan da ailece uzak durulması önemlidir; çünkü sınavlarla ilgili olumsuz haberler ya da ‘Bu yıl matematik soruları çok zor olacak’ gibi yorumlar, öğrencinin kaygısını artırabilir ve sürecin sağlıklı yönetilmesini zorlaştırabilir. Özellikle son iki gün artık deneme sınavı çözülmesini önermiyorum. Bunun yerine, öğrenci isterse ya da ‘Bazı konuları unuttum, hatırlamıyorum’ gibi bir panik hissine kapılırsa kısa süreli tekrarlar yapılabilir. Formüllere, tanımlara ve daha önce defter ya da kitaplarında altını çizdiği önemli noktalara 5 dakika göz atabilirler.”
Kaynak:Rüveyda Aslıipek
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.