Ulucanlar Sanat Sokağı’nda verilen halı dokuma kursu, kadınlara hem meslek kazandırıyor hem de ekonomik bağımsızlık sağlıyor
Altındağ Belediyesi ve Altındağ Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle Ulucanlar Sanat Sokağı’nda verilen halı dokuma kursu, kadınlara hem meslek kazandırıyor hem de ekonomik bağımsızlık sağlıyor. Kadınların büyük ilgi gösterdiği kurslarda, Hereke, Uşak, Milas ve ipek halılar titizlikle dokunuyor. Eğitimler tamamen ücretsiz sunulurken, kursiyerler ürettikleri halılardan kazanç elde edebiliyor. Ulus’a konuşan Usta öğretici Raziye Başeğmez, “Kadınların bu sanatla hem kültürel mirasımızı yaşatmasını hem de kendi gelirlerini elde etmesini hedefliyoruz” dedi. Başeğmez, gençlerin de bu geleneksel sanata sahip çıkması gerektiğini vurgulayarak, “Bu mirasın geleceğe taşınması için gençlerin aktif katılımı şart” ifadelerini kullandı.
“BİZİM İÇİN BÜYÜK ANLAMI TAŞIYOR”
Altındağ Belediyesi ve Altındağ Halk Eğitim Merkezi bünyesinde Ulucanlar Sanat Sokağı’nda halı dokuma eğitimi veren usta öğretici Raziye Başeğmez, “Eğitimlere farklı bakış açılarına ve hayat hikâyelerine sahip kadınlar katılıyor. Daha önce hiç çalışmamış, kendi kazancını elde etme fırsatı bulamamış kadınlarımız var. Asıl onların hayatına dokunmak bizim için en büyük anlamı taşıyor. Bu yola çıkarken amacımız da buydu: Ev hanımlarına bu imkânı sunmak. Onlara hem bir meslek öğretmek hem ekonomik özgürlüklerini kazandırmak hem de kültürel mirasımızı yaşatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Halı dokuma sanatıyla ilgilenen kadınların, bu uğraş sayesinde kendilerini daha rahat ifade edebilir hâle geldiklerini belirten Başeğmez, bu sanatın kadınlara kattığı manevi değerin altını çizdi.
HALI DOKUMAYA KADINLARIN İLGİSİ BÜYÜK
Geçmişten günümüze kadar gelen önemli bir geleneksel zanaat olan halıcılık, günümüzde genç nesiller arasında beklenen ilgiyi görmese de, ev hanımlarının bu mesleğe olan ilgisi hala devam ettiğini kaydeden Başeğmez, “Kadınlar, halıcılığı öğrenme konusunda büyük bir istek gösteriyor ve bu alanda üretim yaparak aile bütçelerine katkıda bulunuyorlar. Halıcılığı genç nesillere tanıtmanın zorlukları olsa da, kadınlar arasında bu mesleğe karşı büyüyen bir talep var. Kadınların katıldığı eğitimlerle, öğrendikleri tekniklerle kendi halılarını dokuyarak üretim yapabilmeleri ve emeğinin karşılığını alabilmeleri sağlanıyor” ifadelerini kullandı. Başeğmez, bu mesleği unutturmamak ve daha fazla kadına ulaşarak onları halıcılıkla tanıştırmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
KADINLARA ÜCRETSİZ EĞİTİM, ÜCRETLİ ÜRETİM İMKÂNI
Kadınların halıcılığı öğrenmesi için Altındağ Belediyesi ve Altındağ Halk Eğitim Merkezi işbirliğiyle sunulan eğitimlerin tamamen ücretsiz olduğunu kaydeden Başeğmez, “Eğitim alan kadınlar, öğrendikleri halı dokuma tekniklerini kullanarak kendi halılarını dokuyor. Eğitimi tamamlayan her kadının, dokuduğu halının karşılığında hak ettiği ücreti alarak emeğinin değerini buluyor. Bu sistem kadınlara büyük bir motivasyon sağlıyor” dedi. Başeğmez, bu süreçte kadınlara herhangi bir masraf yansıtmadıklarına da vurgu yaptı. Bu sayede kadınlar, hem geleneksel bir mesleği öğreniyor hem de ekonomik bağımsızlık kazanma fırsatı buluyor.
TİTİZLİKLE DOKUNUYOR
Halı ve kilim arasındaki önemli farkları ayrıntılı bir şekilde açıklayan Başeğmez, kilimi, iplerin birbirine dolanarak dokunmasıyla yapılan ince bir bez olarak tanımlarken, halının her bir iplik ve desenin özenle düğüm düğüm işlenmesiyle ortaya çıktığını vurguladı. Halıya göre kilimin daha hafif ve ince bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Başeğmez, halının ise yoğunluğu ve kalitesiyle dikkat çektiğini söyledi. Halıların üretim sürecinin, kullanılan malzeme ve işçiliğin kalitesine göre değişiklik gösterdiğini ifade eden Başeğmez, “Halı dokuma sadece teknik değil, aynı zamanda sabır ve dikkat gerektiren bir sanat. Bu alanda yapılan her çalışmanın kendi içinde özel bir değere sahip. Her halının belirli bir değeri var ve bu değer, sürecin titizlikle yapılmasından kaynaklanıyor” diye konuştu.
“GENÇLERİN DAHA FAZLA SAHİPLENMESİ GEREKİYOR”
Başeğmez, kültürel mirasımızı sürdürebilmek adına bu geleneksel mesleklerin önemli olduğuna vurgu yaptı. Gençlerin, okullarda teorik olarak halı dokuma ve geleneksel zanaatlar hakkında eğitim aldıklarını belirten Başeğmez, pratikte bu becerileri yeterince geliştiremediklerini kaydetti. Gençlerin halıcılık, dokumacılık gibi mesleklere daha fazla ilgi göstermesi gerektiğini savunan Başeğmez, “Okullarda alınan teorik eğitim, maalesef ki pratikle birleşmiyor. Gençlerin geleneksel meslekleri daha fazla sahiplenmeleri gerekiyor. Bu kültürel mirası öğrenmek ve devam ettirmek adına aktif olarak bu alanlarda çalışmaları lazım” şeklinde konuştu. Başeğmez, gençlerin bu mesleklere yönelmesinin, gelecek nesiller için büyük bir değer taşıyacağını ve kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Kaynak:Rüveyda Aslıipek
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.