Uzman psikolog aileleri uyardı: Sosyal medya çocukların psikolojisini tehdit ediyor

Uzman psikolog aileleri uyardı: Sosyal medya çocukların psikolojisini tehdit ediyor
Günümüzde çocuklar, sokakta oyun oynamak yerine sosyal medyada vakit geçiriyor. Ulus’a konuşan Uzm. Psk. Rabia Görgün, uzun süre ekran karşısında olmanın anksiyete, depresyon ve dikkat eksikliği gibi sorunlara yol açabileceğini belirterek aileleri uyardı.

Günümüzde çocuklar, sokakta oyun oynamak yerine sosyal medyada vakit geçirmeyi tercih ediyor. Ancak uzun saatler ekran karşısında kalmak, pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Uzman Klinik Psikolog Rabia Görgün, sosyal medyanın çocukların psikolojik ve duygusal gelişimi üzerindeki etkilerini Ulus’a anlattı. Sosyal medyanın aşırı kullanımının siber zorbalık, internet bağımlılığı, uyku bozukluğu ve konsantrasyon düşüklüğü gibi riskler doğurduğunu vurguladı. Çocuklar ve ergenlerde uzun ekran süresinin anksiyete, depresyon ve dikkat eksikliği gibi sorunlara yol açabileceğini söyleyen Görgün, yüzeysel etkileşimlerin empati ve sosyal bağ kurmayı zorlaştırdığını kaydetti. Bu noktada ailelere büyük iş düştüğünü söyleyen Görgün, ailelerin tutarlı ve bilinçli bir yaklaşım sergileyerek çocukla sağlıklı iletişim kurmasının, dijital dünyada güvenli ve dengeli kullanımın anahtarı olduğunu dile getirdi.

2-001.jpg

ÇOCUKLARIN GELİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

Sosyal medya çocukların psikolojik gelişimini nasıl etkilediği konusunda konuşan Uzman Klinik Psikolog Rabia Görgün, “Sosyal medya, çocukların arkadaşlarıyla iletişim kurmasını, yeni bağlantılar oluşturmasını ve sosyalleşmesini sağlayarak iletişim becerilerinin ve bazı teknik becerilerinin gelişmesine katkıda bulunabilir. Ayrıca çocuklar bilgiye ulaşabilir, fikir paylaşabilir ve farklı insanlarla etkileşime girerek sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyebilirler” diye konuştu. Sosyal medyanın olumsuz etkilerinin psikolojik gelişim üzerinde daha büyük ve tehlikeli olabileceğine işaret eden Görgün, “Çocuklar kendini kontrol etme becerileri tam gelişmediği için sosyal medyada neyin yararlı neyin zararlı olduğunu her zaman ayırt edemezler. Bu durum onları siber zorbalık, mahremiyet ihlali, internet bağımlılığı ve uyku yoksunluğu gibi risklerle karşı karşıya bırakabilir” dedi. Ayrıca sosyal medya ve diğer dijital araçların aşırı kullanımının, uyku düzeninin bozulmasına, konsantrasyon düşüklüğüne ve akademik başarıda düşüşe yol açabileceğini vurguladı.

rabia-gorgun.jpg

PSİKOLOJİK SORUNLARA YOL AÇABİLİYOR

Çocuk ve ergenlerde sosyal medya kullanımının artmasının bazı psikolojik sorunlara neden olabileceğini vurgulayan Görgün, “Çocuklar ve ergenlerde aşırı ekran süresi depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği ve uyku bozuklukları gibi sorunlara yol açabiliyor. Çocuklar, yüzeysel ilişkiler yerine etkileşimlere odaklandıklarında, empati geliştirme ve sağlıklı sosyal bağlar kurma konusunda zorlanabiliyorlar” dedi. Ergenlerde sosyal medya kullanımı ve son dönemde sıkça gündeme gelen siber zorbalığın, benlik saygısı ve özdeğer üzerinde ciddi etkilere neden olacağını belirten Görgün, şunları kaydetti:

“Yüksek ekran süresi, ergenlerin kendilerini sürekli olarak başkalarıyla karşılaştırmalarına yol açabiliyor, bu da depresyon ve anksiyete gibi psikolojik problemlere neden olabiliyor. Ayrıca, geceleri ekran başında fazla vakit geçirmek, uyku kalitesini bozar, bu da ergenlerin okuldaki performanslarını ve ruh hallerini olumsuz etkiler.”

3-001.jpg

DİKKAT SÜRESİNİ KISALTIYOR

Sosyal medya algoritmalarının, beynin ödül ve dopamin sistemini hedef alarak sürekli etkileşim isteği oluşturduğunu kaydeden Görgün, “Her beğeni, paylaşım veya bildirim, dopamin salınımını tetikler bu da tıpkı madde bağımlılığı gibi ‘daha fazlasını isteme’ dürtüsüne yol açar. Zamanla beyin, kısa süreli hazza alışır ve dikkat süresi kısalır” diye ekledi. Çocuk beyninin sürekli gelişim halinde olduğunu aktaran Görgün, “Gördüğü her şey sinir ağı kurar. Sosyal medyadaki hızlı, yüzeysel ve sürekli değişen uyarıcılar derin düşünmeyi değil anlık tepkiyi öğretir. Bu sebepten de okuma süresi kısalır, dikkat dağılır ve sabır eşiği düşer. Bu yüzden çocuklar için erken ve sınırsız sosyal medya risklidir” cümlelerini kullandı.

4-001.jpg

ÇOCUKLARIN DUYGUSAL GELİŞİMİNİ ETKİLEYEBİLİYOR

Çocukların uzun süre ekran başında vakit geçirmesinin duygusal ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyebileceğine de dikkat çeken Görgün, yüz yüze iletişimin azalmasının çocukların sosyal becerilerini zayıflatabileceğini belirtti. Ekran karşısında fazla zaman geçirmenin, empati kurma becerilerinin gelişimini olumsuz etkileyebileceğini de sözlerine ekleyen Görgün, “Çocuklar, empati yeteneği, duygusal düzenleme becerisi ve sosyal ilişkilerde uyum sağlama gibi konularda zorlanabilirler. Sürekli hızlı içerik tüketen çocuklar, anında tatmin olmaya alıştıkları için gerçek hayatta beklemekte, odaklanmakta ve sabırlı olmakta zorlanabilirler. Beynimiz, ekrandan gelen uyarıcılara dopamin salgılayarak yanıt verir. Çocuklar, sürekli ekran başında olmayı bir alışkanlık haline getirirse, oyun veya sosyal medya olmadan kendilerini huzursuz ve mutsuz hissedebilirler” ifadelerini kullandı.

5.jpg

ÇOCUKLA KARŞILIKLI SAĞLIKLI BİR İLETİŞİM KURULMALI”

Çocukların sosyal medya kullanımında ailelerin dengeli ve bilinçli bir tutum sergilemesi gerektiğini vurgulayan Görgün, sosyal medyanın sınır tanımayan yapısının çocuklar üzerinde olumsuz etkilere neden olabileceğini ifade etti. Bu olumsuz durumların başta çocukların gelişimleri olmak üzere fiziksel, sosyal ve akademik hayatlarına etki ettiğini kaydeden Görgün, “Çocukla karşılıklı sağlıklı bir iletişim kurulmalı. Ayrıca boş zaman aktiviteleri birlikte değerlendirilmeli. Kendisini yalnız hisseden ve boş zamanlarını ailesiyle değerlendirme imkânı bulamayan çocuklar, aşırı internet ve sosyal medya kullanımına yönelirler” şeklinde konuştu.

EBEVEYN TUTARLILIĞI VE SINIRLAR ÖNEMLİ

Ebeveynlerin tutarlı davranmasının çocukta güven duygusunu güçlendirdiğini dile getiren Görgün, “Çocuğun olumsuz sosyal medya kullanımına babanın izin verip annenin yasak koyması durumunda çocuk dengesiz ve sağlıksız düşünen bir çocuk olacaktır. Çocuğunuza sosyal medyanın olumlu ve olumsuz yönlerini anlatıp kullandığı hesapları kontrol etmelisiniz” dedi. Davranış değişikliklerinin fark edilmesinin önemine değinen Görgün, “En önemlisi de çocukta herhangi bir davranış değişikliği meydana gelirse mutlaka gözlemleyin ve konuşun. Küçük yaşlarda öğrenilen davranış ve alışkanlıkların sonraki dönemlerde karşınıza büyük problemlerle çıkma ihtimali oldukça yüksektir. Önemli olan ekranı tamamen yasaklamak değil, çocuğun yaşına uygun, dengeli ve ebeveyn eşliğinde kullanımı desteklemektir. Sağlıklı sınırlar, güvenli bir dijital dünya oluşturur” diye ekledi.

Kaynak:Rüveyda Aslıipek

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.