Bahattin Demiray
Artık neye şaşıracağımıza şaşırdık
Kadim dostum Mustafa bağcı ile sohbetinde. Ecdadımızdan bugüne, nereden geldik nereye gidiyoruz…
1914’te bir kurşun dünyayı ateşe verdi.
1939’da bir ideoloji gezegeni kana buladı.
İnsanlık, World War I ve World War II ile topyekûn yıkımın ne demek olduğunu gördü. Şehirler yandı, sınırlar değişti, milyonlarca insan hayatını kaybetti.
Bugün ise kurşun sıkılmıyor sanıyoruz. Oysa mermi görünmez oldu.
Artık savaş ilan edilmiyor. Bildiri okunmuyor. Ordular resmi geçit yapmıyor. Ama çatışma bitmiş değil. Sadece şekil değiştirdi.
Üçüncü Dünya Savaşı çoktan başladı. Ama cephelerde değil. Eskiden savaş; tanktı, toptu, siperdi.
Bugün savaş; algoritma, ambargo, manipülasyon ve ekonomik kuşatmadır.
Cephe artık toprak değil, zihinlerdir.
Su savaşları…
Enerji koridorları…
Doğalgaz hatları…
Petrol rezervleri…
Yer altı ve yer üstü kaynakların asimetrik yöntemlerle ele geçirilmesi…
Artık ülkeler tankla değil faizle ilerliyor.
Füzeyle değil finansla saldırıyor.
Askerle değil veriyle kuşatıyor.
Ekonomik savaşlar, ticaret ambargoları, para birimleri üzerinden yürütülen operasyonlar… Bir ülkeyi işgal etmeden çökertmenin yeni yolları bunlar.
Ve sadece ekonomi değil.
Turizm bir güç aracı.
Kültür bir etki silahı.
Dil bir hegemonya yöntemi.
Sanat bir propaganda kanalı.
Soframıza kadar uzanan bir savaşın içindeyiz.
Tohumdan ilaca, gıdadan enerjiye kadar her alanda görünmeyen bir mücadele var.
Bir virüs, milyonlarca askerin yapamadığını yaptı.
Ekonomileri durdurdu.
Sınırları kapattı.
Toplumları evlerine hapsetti.
Pandemi bize şunu gösterdi: Modern dünyada bir kriz, füze atmadan da küresel düzeni sarsabilir.
Peki biz neredeyiz?
Devletler savunmaya hazır olabilir. Ordular teyakkuzda olabilir. Strateji merkezleri çalışıyor olabilir.
Ama toplumlar hazır mı?
Cephe artık ekranda.
Cebimizdeki telefonda.
Market rafında.
Musluğumuzdan akan suda.
Zihnimizin içinde.
Artık savaşlar üniforma giymiyor.
Resmî marşlarla başlamıyor.
Ama etkisi en az geçmiştekiler kadar derin.
Belki de “Hepimize geçmiş olsun” demek yetmez. Çünkü bu savaş bitecek gibi görünmüyor.
Dünya yok olmuyor belki…
Ama sürekli yeniden şekilleniyor.
Ve biz, şaşırmaktan yorulmuş bir çağın tanıklarıyız.
Belki de asıl soru şu:
Üçüncü Dünya Savaşı başladı mı değil…
Biz bunun ne kadarının farkındayız?
ABD. İsrail İran 5. Savaşın Gününe giriyoruz. Casusların cirit attığı ülkede(İran) elbette can güvenliği olmaz.
Ülkemizin yurt içinde ve yurt dışına huzurunu canı pahasına kollayan Milli İstihbarat Teşkilâtımız’a (MİT) Emniyetimize, MİLLET OLARAK MİNNETTAR OLALIM!..
Şii inançlarına göre hem din hem devlet liderleri olarak sözlerini AYETULLAH Allah’ın sözleri kabul ettikleri en büyüklerini bile koruyamayan komşumuz İRAN’ın başına gelenler bize ders olmalıdır!
Atalarımız, Gülme (sevinme) komşuna, gelir başına! diyerek yıllar öncesinden bizi böylesi durumlar için uyarmışlardır.
Değerli dostlarımız Halen aklımız başımıza almayacağız mı, Aziz Atatürk ülkeyi gençliğe bıraktı, biz hangi gençliğe bırakacağız…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.