Bahattin Demiray

Bahattin Demiray

Dünya makamına aldanma

Dünya Tarih ‘de hangi hükümdarın saltanatı ebedî kalmıştır? Dünya makamı fani, hesap ise bakidir.

Makamlarda ki yöneticiler yalnızca bir yetki değil, aynı zamanda ağır bir emanet ve mesuliyet sahibidir. Dünya makamını aldırma imandan Kur’an’dan ayrılma, mahkeme kadıya mülk değildir.

Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisâ, 4/58) Mazlumların gözyaşı, ilâhî adalet katında karşılıksız değildir.

Zulüm üzerine kurulan hiçbir idare uzun süre ayakta kalamaz. Bu sebeple idarecinin en büyük rehberi, âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.v.). dir.

Onun adalet anlayışı, merhameti ve ehliyet esasına dayalı yönetim modeli, bütün yöneticiler için kıyamete kadar geçerliliğini koruyan bir ölçüdür. İnsanlığa hizmet edelim, yüzüne gülüp, ardından kuyu kazanan olmayın, dost bildiklerimiz yüzünü güldürelim, devletimize sahip çıkalım, tarihin derinliklerine ibret nazarıyla bakalım;

İslâm’ın temel esaslarını gözetmek yerine ırkçılık, menfaatçilik ve dar ulusal çıkar anlayışını merkeze almak; ümmeti İslam’ın birlik ruhunu zedeleyen en büyük tehlikelerden biridir. Müminleri birbirinden ayıran dil, renk, soy ve mezhep farklılıkları değil; onları aynı hakikatte buluşturan iman bağıdır. Zira İslâm medeniyeti, farklılıkları çatışma sebebi değil, ilâhî hikmetin bir tezahürü olarak görmüştür.

Tarih boyunca Bedir’den Malazgirt’e kadar İslâm toplumlarını ayakta tutan temel unsur; iman, adalet, kardeşlik ve fedakârlık ruhu olmuştur. Bir millet ancak adaletle güç kazanır; zulüm ve liyakatsizlik kişilerden oluşan toplumları içten çökerten en büyük afetlerdendir. Nitekim ehliyetin terk edilmesi ve makamların liyakat yerine şahsî yakınlıklara çıkar sağlamak için dağıtılması, devletlerin çözülme yıkılma sürecini hızlandırır.

Tarihin derinliklerine ibret nazarıyla bakınız; mülkü İdare makamında bulunan kimse şunu unutmamalıdır: Etrafında hakikati söylemekten çekinen, menfaat için yüz değiştiren kimseler bulunabilir.

Tarih boyunca nice devlet adamı, dalkavukların ve çıkar ehlinin yönlendirmesiyle hatalara sürüklendi yıkıldı. Bu sebeple yönetici; hikmet sahibi, ehil ve adaletli kimselerle istişare etmeli, şahsî menfaat yerine kamu maslahatını öncelemelidir.

Şu günlerde olduğu gibi resmi kurumlarda belediyelerde şahsi menfaat ve hırslara girerek hem hayatlarını hem ailesini rezil ve perişan ederek adli makamlarda yargılanmaktadır.

Halen de Bir şey yokmuş gibi televizyon ekranlarına çıkıp boy gösteren hırsızı arsuzu savunan kişilere acımaktan başka söyleyecek bir sözümüz yok.

Bu vatan bizim, toprağın kara bağrına kanlarını dökerek kazanılmış, atalarımız bizlere emanet etmiştir.

Şayet bir idareci İslâm ahlâkıyla kuşanır, adaletle hükmeder ve emanete riayet ederse; Milletin gönlünde yer edinir ve izzetle anılır. Çünkü necip milletler, adalet sahibi yöneticilerin arkasında birleşirler. Ancak adalet, emanet ve liyakat ilkeleri terk edildiğinde toplum huzursuzluk, fitne ve çöküşle karşı karşıya kalır.

Allah’ın rızasına aykırı işler, dünya nazarında büyük görünse bile hakikat ölçüsünde kıymetsizdir. Buna karşılık ilâhî hikmete uygun davranan, mazlumun hukukunu koruyan ve halka adaletle muamele eden yöneticiler; yalnız kendi dönemlerinde değil, öldükten sonra da hayırla yâd edilirler.

Böyle kimselerin isimleri, milletin gönlünde yaşamaya devam eder, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Mustafa Kemal Atatürk ecdadımız ve nesiller boyunca rahmetle anılır.

Allah cc Güzel anı lan kişilerden olalım, sevgiyle kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bahattin Demiray Arşivi