Bahattin Demiray

Bahattin Demiray

Terör ve fitneden uzak olunuz

Gönül adamı eksik ve küsur aramaz. Yüce kitabımız; terörü, anarşiyi fitneyi, zulmü, bozgunculuğu, yasaklar, bunu sonucunda da Fecr Suresinde;

1. onlar ki şehirlerde azgınlaşmışlardı.

2. de oralarda içten ve dıştan fesadı çoğaltmışlardı. Zulüm, israf, zevk ve eğlenceye aşırı düşkünlükle çok fesat çıkarmış; düzeni, ahlâkı ve fikirleri bozmuşlar, oralarda fesadı 'yaygınlaştırıp-arttırmışlardı.

Günümüzde dinden gafil, cahil ve nasipsiz bir takım insanlar, bulunduğu yerlerde, fesadı yazılı ve görsel medya yoluyla karanlık odaklarla ilişki kurarak, küfür ve Allahın emirlerine karşı, çağdaşlık adına din bizi geri bıraktı, inançlı kimseler nedeniyle başımıza bunlardan geliyor diye halkı korkutmak, sindirmek, yıldırmak için kendileri gibi düşünmeyenlerin masum ve savunmasız insanların hayatlarına kastederek kendi görüşlerini kabul ettirmek adına isyân, çirkin, ahlâka aykırı hâllerini bir yükseliş, bir medeniyet, bir refah ve saadet hâli olduğunu sanmakta ve teröre meyilli insanları kullanarak ıslâh etme adına emellerine alet etmektedir.

Yaptıkları bu terör ve anarşi, sonucunda katliamların kendilerinin yanına kar kalmayacağı, yapanlar alet olanlar ile yaptıranlarında ömürlerinin de hüsranla son bulacağı da bir gerçektir.

1. Bundan dolayı Rabbin onları azap kamçısı ile kamçıladı.

Deist, ateist, ve inanç düşmanı insanların Üzerlerine, O dinsizce, ahlâksızca yaşamaları Tanrı tanımazlıkları yüzünden, Dünya da iken terör, deprem, doğal afet, anarşi savaş toplum huzursuzluğu v.b felâketlere uğrayacağımızı ahrette ki azap ise her türlü düşüncelerin üstünde olduğunu da Yüce Rabbimiz ayetle bildirmektedir.

Geçmiş kavimlerin hâlleri ayrıntılı olarak beyan edilmiş, bu tür halde bulunanlar için birer ibret dersi de vermektedir.

İslamiyet, zarara zararla karşılık vermez. Fitne çıkartan, toplum hayatında fitneye vesile olan ve yönetime geçtiği zaman fitne tohumları ekenlerin ifsat ve şerlerine, bozgunculuğun dehşetini, fitnenin vahametini açık bir biçimde ortaya koymuştur.

Adaleti tesis etmek, azgın nefislerin tahakküm ve istibdadını kırmak ve insan vicdanını itidal haline getirmek için gönderilmiştir. Yüce kitabımızda haksız olarak bir cana kıymayı, kan akıtmayı bütün insanlık alemine karşı işlenmiş en dehşetli bir cinayet olarak nitelendirmektedir.

Cenab-ı Hak: “Kim ki, bir cana karşılık veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık (ceza) olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞ GİBİ OLUR. Her kim de bir hayatı kurtarırsa BÜTÜN İNSANLIĞI KURTARMIŞ GİBİ OLUR” (Mâide Sûresi, 32) buyurmaktadır. Kur’an, terör ile birlikte her türlü fitne ve fesadı da lanetlemiştir.

Her kim insan nefislerinden bir nefsi, öldürme, ne de yeryüzünde kanını akıtacak olursa, bozgunculuk karşılığı öldürürse, kendisi de dahil olduğu halde bütün insanları öldürmüş gibi olduğu muhakkak. Çünkü haksız yere birini öldüren katil, genellikle yaşama hakkı tanımamış, kanların haramlığına, nefislerin masumluğuna saldırmış, adam öldürmeye yol açmış, başkalarına da cesaret vermiş olur.

Şu halde bir kimseyi öldüren herkesi öldürmüş gibi, Allah'ın gazabını ve büyük azabını haketmiş olur. Adam öldürmeye sevk eden ve herkesin zararını gerektirecek ve genel asayişi bozacak fesat, eşkıyalık, ihtilal eden bir katil veya bozguncuyu öldüren; herkesi öldürmüş gibi değil, hakkı yerine getirmiş öldürmek istediği canları da kurtarmaya vesile olmuş olur. Her kim de bir nefse hayat verir, yani affetmek veya öldürülmesine engel olmak veya herhangi bir yok olma sebebinden kurtarmak suretiyle hayatının devam etmesine sebep olursa sanki insanların hepsine hayat vermiş gibi olur.

Bir Ayet-i Kerimede Cenab-ı Hak :“Fitne, zulüm ve baskı adam öldürmekten daha korkunçtur” (Bakara Sûresi, 217 ), fitneyi yasaklamıştır.

Bu gibi ayetlerinden tam istifade eden bir Müslüman’ın ruhunda düşmanlık, kin, vahşet yoktur. En büyük düşmanıyla bir nevi din kardeşliği vardır. Mümin, “Yaratılanı hoş gördük, Yaratandan ötürü” hakikatini kabullenir. Mümin, muhabbet fedaisidir. Husumete vakti yoktur.

Hz. Muhammed (s.a.v), güzel güzel ahlakın bütün kısımlarını hayatında en güzel bir şekilde fiilen sergilemiş, hayatı boyunca ashabını fitneden sakındırmıştır. Fevkalade bir ciddiyet ve hassasiyet ile fitneden kaçınmayı emretmiştir:

“Fitneden kaçının ! Çünkü o esnada dil, kılıç darbesi gibidir.”

Biliniz ki “Şurası muhakkak ki, bir fitne, bir ayrılık ve bir ihtilaf olacak.Bu durum gelince Uhud’a kılıcınla git! Kırılıncaya kadar onu taşa çal. Sonra evinde otur. Hatta sana günahkar bir el veya ölüm gelinceye kadar (evinden çıkma)” (İbn-i Mace, Fiten, 24) “Kıyametten hemen önce karanlık gecelerin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mümin olarak sabaha erer, akşama kafir olur; Mümin olarak akşama erer, sabaha kafir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Adem’in iki oğlundan hayırlısı olsun(ölen olsun, öldüren değil ) (Ebu Davut, Fiten 2, Tirmizi, Fiten 33)

Seni iki şey anlatır, hiçbir şeyin yokken gösterdiğin sabır Her şeyin varken sergilediğin tavır...

Hz. Mevlana Düşünceli insanlar dünyadan götürecekleri her şeyi yanlarına alırlar. Alçak adamlarsa mallarını hasretle arkalarında bırakırlar."

Kendin için sevdiğin şeyi Başkaları için de sev... Kendin için istemediğin şeyi Başkaları içinde isteme.

Nasıl zulme uğramayı istemezsen, Sen de kimseye zulmetme. Nasıl sana iyilik yapılsın istiyorsan, Sen de başkalarına iyilik et. Başkasında çirkin bulduğun şeyi, Kendin içinde çirkin bul.

Sana söylenmesini istemediğin şeyi, Sen de başkalarına söyleme. Selam ve duayla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bahattin Demiray Arşivi