Bahattin Demiray
Anne ve babalar lütfen
Manevi eğitim, vicdan eğitimi öğretmeliyiz. Şu günlerde okullarda yaşanan olaylardan ders çıkaralım.
çocuğa inanç duygusunun doğru öğretilmesi lazım… “Çocukta 6-7 yaşlarında becerileri gelişiyor. Allah CC.’nin görünmeyen ama bizi hep gören, yaptığımız yanlışları, iyi ve güzel şeyleri hep gören ve bir güç olarak öğretirsek çocukta manevi hesap verme duygusu da gelişir. Çocuğumuza manevi eğitim vermek aslında vicdan eğitimidir. Vicdanında İnsanın kanunlara karşı bir sorumluluğu olduğunu bilmektir. Buna da hukuk deniliyor. İnsanın yaşadığı topluma ve kültürel yapıya karşı da bir sorumluluğu var. Pijamayla sokağa çıkamayız. Bir insanın özeliyle kutsalıyla alay edemeyiz. Onun onuru vardır.
Bunlar sosyal değişmeyen kurallardır. Bir de vicdani kurallar vardır ve buna da ahlak deniliyor. Bu da çocuğun manevi eğitiminde çok önemlidir.”
Çocuğa sağlam inancını öğretmek gerektiğine inanıyorum “Sağlam inanç öğretmeyip belirsiz Tanrı öğrenirse çocuk o Tanrı sözünü bu sefer şefkatsiz bir şey zanneder.
Ergenliğe geldikten sonra çocuk Allah’a olan inancını yük gibi görüyor. Rahatlıkla dini düşüncelerine karşı bir çocuk haline gelebiliyor. Aile büyükleri şunu alalım, bunu alalımla çocuğa inanç duygusundan önce da kapitalist zihniyetin kutsal olarak parayı öğretiyoruz. Çok yanlış…
Allah cc. cezalandırıcı bir varlık olarak değil, rahmeti daha büyük bir varlık olduğunu unutmadan anlatmak gerekiyor.
Şefkatin şefaatin öğretmek gerektiğine inanıyorum.
Dini değerleri ve disiplinli bir şekilde öğretilmeli, cezadan çok ödülle ve ödülden mahrum ederek, ceza vermek gerektiği Hele bu zamanda disiplinle, deneyimleyerek öğrenme metodu olmalı ve dini değerler de çocuğa böyle öğretilmeli.
Dini değerleri öğretirken önce Allah cc. yi güzel bir şekilde öğretmemiz lazım.
Çocuk soru sormayı sever. Sorsun hiç korkmayalım. Bilmiyorsak ‘Ben bunu bilmiyorum, araştırayım öğreneyim. Sonra sana dönerim’ diyebilmeliyiz. Çünkü soran çocuk iyi bir çocuktur. Böyle sağlam inancı olabilecek, “inandığı şeyleri yapabilecek çocuk ortaya çıkar”
Dünyanın kendi etrafında döndüğünü zanneder. Onun için bu çocuğun özelliği, sorgulamadan inanmaya müsaittir. Aile ortamda büyüyorsa güvendiği kişileri olduğu gibi sorgulamadan taklit eder. Taklit tekrar ederek öğrenir. Yani altı yedi yaşından sonra çocuk daha çok sorgulayarak öğrenmeye başlar. Onun için çocuğa dini ve manevi eğitimi söylediklerimizden çok davranışlarımızla anlatabiliriz ve öğretebiliriz.
Anne ve baba iyi örnekse çocuğun kişilik gelişimi sağlıklı olur…
Çocuğun bu dönemde annesini ve babasını örnek alır. terbiyeyi ahlakı annesinden babasından öğrenir.
Anneyi kaybetme korkusu, sevdiklerini kaybetme korkusu, eğer yakınlarından biri öldüyse korku yaşayabilir, şu anda bu Böyle bir durumda çocuğa nasıl davranacağız? Çocuğun gözü anne ve babaya bakar. Onlar nasıl davranırsa çocuk da öyle davranır.
Çünkü büyük ölçüde anne ve baba çocuğun birinci öğretmenidir. Yani birinci rehberidir. Okuldaki öğretmeni ikinci rehberidir. Anne baba eğer iyi örnek olabiliyorsa çocuğun kişilik gelişimi de davranış gelişimi de karakter inşası da sağlıklı olur. Çocuğu eğitmek için özel bir plana gerek yok, siz nasılsanız çocuk öyle olur. Bu çok önemlidir.”
Bugünlerde Çocuklar güvenli ortamda büyümüyor
Özellikle teknoloji nedeniyle çocukların güvenli ortamda Şu anda çocuk popüler kültürün etkisi, akıllı telefonların ve televizyonların açık kapısı olması nedeniyle artık eski güvenli ortamda büyüyemiyor. Sokak, mahalle güvenli ortamı yok artık. Bütün olumlu olumsuz her şey aynı anda özelimize girebiliyor. Bunun için çocuğa bu kültürü öğretirken model olmak önemlidir. Çocuk anne ve babayı modelleyerek öğrenir. Bir dinin şekilsel kısmı var yani ibadet kısmı, bu saf kısmıdır. Bir de mazruf vardır yani zarfın içi vardır. Bir portakalın kabuğu vardır, bir de içi vardır. Kabuk neden önemlidir, içini koruduğu için. Kabuk çıktığı zaman uzun yaşamaz. Asıl o kabuk iç için vardır. Şu anda dini pratikler, ibadet ritüelleri aslında inançlarımızı korumamız için şekilsel olarak faydalı ve gereklidir. Asıl amaç özdür. Öz ise ahlaktır” dedi.
“Manevi eğitim dediğimiz kavramın en önemli kısmı vicdan eğitimidir, ahlaktır” “Görünmeyen bir güce inanmayan insanlarda hesap verme duygusu gelişemeyebiliyor. Bunun için seküler sistemler hiçbir zaman ahlak anlayışını oturtamadılar. Herkesin kendi ahlakı vardır diyorlar. Küresel, ortak bir ahlak konusunda anlaşamıyorlar çünkü hesap verme duygusunu ayarlayamıyorlar. Kanunlara karşı, örf ve adetlere karşı hesap veriyorsun ama mesela antik dönemde yakalanmadıkça hırsızlık serbestmiş. Niye? Çünkü vicdani normlar yok. Zihinsel jüri yok kişide. Kalbinde yasakçı yok. Vicdani bekçi yok. Bir insanın içerisinde iyilik duygular olduğu gibi kötücül duygular da vardır. İyicil duygulara devam et, kötücül duygulara yapma diyebilecek bir eğitimdir, ahlak. Bu küçük yaşta öğretiliyor. Ayıp, yalan, günah gibi söylemler hep küçük yaşta öğretilir. Bunu öğrenmeyen bir çocuk ne olur yüzü kızarmayan, saygısız, sorumsuz bir çocuk yetiştirirsiniz. Buradaki manevi eğitimlerden en önemlilerinden biri, sosyal bir çocuk yetiştirmektir. Kendisi olsun ama aynı zamanda sosyal yapının da bir parçası olsun. Bunu çocuğa öğretmek gerekiyor yani ‘Burada senin vatanına karşı sorumluluğun var, ailene karşı sorumluluğun var, yaratana karşı sorumluluğun var demek gerekiyor. Hz. Mevlana’nın da dediği gibi “Bu dünyada yaşamıyoruz, dünyadan geçiyoruz.’”
İnançlar ve kültürler yaşayarak öğreniliyor. Ahiret inancının da çocuğa verilmesi gerektiğini düşünüyorum, “Çocuk düşündüğü zaman zihninde ölüme karşı çözüm geliştirebilir, ölüme bir açıklama getirebilir. Yoksa ölüme açıklama getiremez. Çocuğun dünyasında ‘Öldükten sonra yok oluyorsun, her şey bitiyor’ dediğin zaman, o çocuk ‘O zaman niye yaşayayım’ diye düşünür, ufak bir gerilimde.
Ahiret inancı olmayan toplumlarda intihar olaylarının çok görülüyor. Bu toplumlarda eğitim çok güçlü olduğu halde intihar çok mesela. Dünyada en çok intihar Japonya ve Kore’dedir. Avrupa’dan da yüksek sayılar. Sebebi ölümden sonraki hayatla ilgili öğretileri yok. Önümüzdeki günlerde küresel salgın intihar geliyor. İntihar ve yalnızlık şu anda baştadır. Onun için bizim üzerinde durmamız gereken önemli şeylerden biri, çocuklarımıza yaşam felsefesini doğru öğretmek.
Biz çocukta akademik başarı istiyoruz. Çocuğum çalışkan olsun, zeki olsun istiyor. Bakıyorsun annenin yüksek idealleri bu. Ego idealleri bu. Hâlbuki tamam güzel çalışkan olsun, zeki olsun aynı zamanda iyi insan mı olsun, kötü bir insan mı olsun. İyi bir insan olmayı da öğretmek gerekiyor. En güzel manevi eğitimdir. Sözünde duran, yalan söylemeyen, başkasının hakkına saygı duyan ama hakkını da savunabilen çocuk yetiştirmek. Şimdilerde aşağılık işleri girip ben varım, asarım keserim vururum döverim, diye okullarımızda kavgalara ve hatta cinayetlere tanık olduk.
Çocuk konferansla öğrenmiyor bunları. İnançlar ve kültür yaşantılarla öğreniliyor. Hikâyelerle öğreniliyor. Bunları çocuğumuza yaşatarak, göstererek öğreteceğiz. Kıymetli anne ve babalar Çocukla birlikte vakit geçirmek en iyi manevi eğitimdir. Oyun esnasında, sohbet esnasında çocuğa sağlam inançlar öğretebilmek önemlidir” diyebilmeliyiz…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.