Meryem Bölükbaşı

Meryem Bölükbaşı

Bir teşekkürün ve bir hal hatırın değeri

Hayatın hızına kapıldığımız şu günlerde çoğu zaman en basit ama en değerli davranışları unutuyoruz. Oysa bir teşekkür etmek, bir insanın hatırını sormak ya da içten bir “Nasılsın?” demek, tahmin ettiğimizden çok daha büyük anlamlar taşır.

Teknolojinin hayatımızı kolaylaştırdığı bir dönemde yaşıyoruz. Birkaç saniye içinde dünyanın öbür ucundaki insanlarla iletişim kurabiliyoruz. Ancak ne gariptir ki iletişim imkanlarımız arttıkça birbirimize ayırdığımız zaman azalmış gibi görünüyor. Aynı evde yaşayan insanlar bile bazen birbirlerinin gözlerinin içine bakmadan günlerini tamamlayabiliyor.

Oysa insan, değer gördüğünü hissetmek ister. Bazen günlerdir kimsenin aramadığı bir büyüğümüzün telefonunu çalmak, bir dostumuza “Aklıma geldin” demek ya da bir komşunun kapısını çalıp halini hatırını sormak, karşımızdaki insanın gününü güzelleştirmeye yeter. Çünkü insanlar çoğu zaman büyük hediyelerden çok, hatırlanmayı ve önemsenmeyi isterler.

Teşekkür etmek de unutmaya başladığımız güzel alışkanlıklardan biri haline geldi. Oysa bir iyiliğe karşı söylenen samimi bir teşekkür, hem söyleyenin hem de duyanın kalbini ısıtır. Teşekkür etmek, yapılan iyiliği fark ettiğimizi ve değer verdiğimizi gösterir. Ne yazık ki bazen en yakınlarımızın emeklerini bile sıradan görmeye başlıyor, minnettarlığımızı ifade etmeyi ihmal ediyoruz.

Toplum olarak daha güçlü bağlara sahip olmak istiyorsak, işe küçük davranışlarla başlamalıyız. Bir teşekkür, bir tebessüm, bir hal hatır sorma… Belki de kaybetmeye yüz tuttuğumuz insani değerleri yeniden canlandırmanın yolu tam da buradan geçiyor.

Bugün çevremize bir bakalım. Belki uzun zamandır aramadığımız bir büyüğümüz, sesini duymayı bekleyen bir dostumuz ya da kapısını çalmadığımız bir komşumuz vardır. Hayatın koşuşturması içinde ertelediğimiz o kısa telefon görüşmesi, o samimi ziyaret ya da içten bir teşekkür, bir insanın kalbinde tahminimizden çok daha büyük bir yer edinebilir.

Çünkü geriye dönüp baktığımızda insanlar bizi sahip olduğumuz imkânlarla değil, gösterdiğimiz vefa ile hatırlayacaktır. Kırılan kalpleri onaran da, uzakları yakın eden de, insanı insana bağlayan da çoğu zaman büyük sözler değil; zamanında sorulmuş bir hal hatır ve içtenlikle söylenmiş bir teşekkürdür. Gelin, hayatı güzelleştiren bu küçük ama kıymetli davranışları ihmal etmeyelim. Belki de daha sıcak, daha güçlü ve daha mutlu bir toplum olmanın yolu, birbirimizi hatırlamaktan geçiyordur.

“İnsan bazen bir teşekkürle değer bulur, bir hal hatırla yalnız olmadığını hisseder…”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Meryem Bölükbaşı Arşivi