Bazı tarihler vardır, üzerinden yıllar geçse de unutulmaz. Takvimde sadece bir gün değildir artık. Hatırladıkça aynı duyguları yaşatır insana. 15 Temmuz da işte öyle bir gecedir.
Ben o geceyi düşündüğümde aklıma ilk olarak siyaset gelmiyor. Bir anne olduğum için aklıma önce evlatlar geliyor. O gece annelerin ettiği dualar geliyor. Kapının açılmasını bekleyen eşler, babalar, çocuklar geliyor gözümün önüne.
Anne olduktan sonra insanın dünyaya bakışı değişiyor. Haberlerde gördüğünüz her gençte kendi evladınızı görüyorsunuz. Bir annenin yüreği sadece kendi çocuğu için değil, bu vatanın bütün çocukları için çarpıyor. Çünkü hiçbir anne bir evladın acısını tarif edemez, hiçbir kelime o boşluğu dolduramaz.
Biz çocuklarımızı güzel bir geleceğe hazırlamaya çalışıyoruz. Onlara paylaşmayı, sevgiyi, saygıyı ve merhameti öğretirken bir yandan da bu güzel vatanın ne kadar kıymetli olduğunu anlatıyoruz. Çünkü huzur içinde oynayan bir çocuğun kahkahası, güven içinde açılan her okul kapısı, akşam ailesine kavuşan her baba… Bunların hepsi aslında büyük bir nimettir.
15 Temmuz’u anarken elbette yaşanan acıları unutmuyoruz. Ama çocuklarımıza sadece acıları değil, zor zamanlarda nasıl kenetlendiğimizi de anlatmalıyız. Birlik olmanın, birbirimize sahip çıkmanın, aynı bayrağın altında kardeşçe yaşamanın ne kadar değerli olduğunu öğretmeliyiz.
Ben bugün iki yaşındaki oğluma baktığımda tek bir dua ediyorum: Allah’ım, ona ve bütün çocuklarımıza korkuların değil umutların konuşulduğu, gözyaşının değil gülümsemenin çoğaldığı, huzurun hâkim olduğu bir Türkiye nasip et.
Çünkü biz annelerin en büyük hayali budur. Evlatlarımızın güvenle büyüdüğü, geleceğe umutla baktığı, barışın ve kardeşliğin eksik olmadığı bir ülke…
Bu vesileyle 15 Temmuz’da hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Rabbim ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Birliğimizi, beraberliğimizi ve huzurumuzu daim eylesin.
Sevgiyle kalın…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.