Eskiden çocuklarımız sokakta oynarken “Acaba düştü mü, acıktı mı?” diye endişelenirdik. Şimdi ise çocuklarımız evin içinde, yanı başımızda ama içimiz yine rahat değil. Çünkü artık çocuklarımızı sadece sokaktan değil, görünmeyen bir dünyadan da korumaya çalışıyoruz: sosyal ağlardan…
Teknolojinin hızla geliştiği bir çağda yaşıyoruz. Eskiden çocuklarımızı sadece sokaktaki tehlikelerden korumaya çalışırken bugün görünmeyen bir dünyanın içinde onları korumak zorundayız.
Telefonlar, tabletler ve bilgisayarlar artık hayatımızın bir parçası. Çocuklarımız doğdukları andan itibaren teknolojiyle iç içe büyüyor. Elbette teknoloji doğru kullanıldığında faydalı bir araçtır. Ancak kontrolsüz kullanılan sosyal medya, çocuklarımızın ruhsal gelişimini, güvenliğini ve hatta geleceğini olumsuz etkileyebiliyor.
Bir anne olarak hepimiz çocuklarımızın mutlu, özgüvenli ve güven içinde büyümesini isteriz. Fakat sosyal ağlarda karşılarına çıkan içerikleri, kötü niyetli insanları ya da psikolojik baskıları her zaman fark edemeyebiliriz. Özellikle son yıllarda çocuklarımızın ekran başında geçirdiği sürenin artması biz annelerin daha bilinçli olmasını zorunlu hale getiriyor.
Peki anneler olarak neler yapabiliriz?
Öncelikle çocuklarımızla güçlü bir iletişim kurmalıyız. Yasaklamak yerine konuşmalı, dinlemeli ve anlamaya çalışmalıyız. Çocuklarımız korkmadan bize her şeyi anlatabilmeli. Çünkü bir çocuk ailesine ne kadar yakınsa dijital tehlikelere karşı da o kadar güçlü olur.
Yaşlarına uygun içerikler seçmek, ekran süresini sınırlandırmak ve sosyal medya hesaplarını bilinçli şekilde takip etmek oldukça önemlidir. Çocuklarımızın internette kimlerle iletişim kurduğunu bilmek onları kontrol etmek değil, korumaktır.
Bir diğer önemli konu ise örnek olmak… Çünkü çocuklar söylediklerimizden çok yaptıklarımızı örnek alır. Sürekli telefonla vakit geçiren bir ebeveynin çocuğundan ekranı bırakmasını beklemek kolay değildir. Bazen bir telefonu kenara bırakıp çocuğumuzun gözlerinin içine bakmak, onunla sohbet etmek bile en büyük korumadır.
Unutmamalıyız ki çocuklarımızın sadece bedenlerini değil, ruhlarını da korumak zorundayız. Sevgiyle büyüyen, ailesiyle güçlü bağ kuran çocuklar sosyal medyanın olumsuz etkilerine karşı daha dirençli olur.
Belki teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkaramayız ama bilinçli kullanım ile çocuklarımızı koruyabiliriz. Çünkü geleceğimiz olan çocuklarımız biz annelerin en kıymetli emanetidir.
Sevgiyle, bilinçle ve ilgiyle büyüyen tüm çocukların güvenli yarınlara ulaşması dileğiyle sevgiyle kalın…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.