Başkent futbolu hâlâ nefes alıyor

Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonu hafta sonu oynanan maçların ardından sona erdi. Türkiye Futbol Federasyonu ligi tescil etti etmesine ama tartışmaları hala devam ediyor. Sanırım bir süre daha sürecek bu tescil işi.

Galatasaray üst üste dördüncü kez şampiyonluk ipini göğüslerken Fenerbahçe ikinci, Trabzonspor üçüncü ve Beşiktaş’ta dördüncü olarak ligi tamamladılar. Yani dört büyükler yine zirveyi başka takımlara bırakmadı.

Bizim asıl meselemiz Süper Lig’de Ankara’nın tek temsilcisi olan Gençlerbirliği. Bir sezonda dört teknik adam, üç başkan değiştiren bir kulübün ligde kalması gerçekten ilginç. Çünkü yaşanan onca şeyin ardından bu sonuç başarı mı, başarısızlık mı ona siz karar verin.

Bir şehrin karakteri bazen tabelalarda değil, tribünlerde saklıdır. Ankara’nın futbol hafızasında ise o karakterin adı uzun yıllardır Gençlerbirliği oldu. Bu sezon kırmızı siyahlılar için mesele sadece puan toplamak değildi; Mesele, kaybolmamaktı. Ve şimdi sezon bittiğinde geriye kalan en önemli cümle şu: Gençlerbirliği ligde kaldı.

Kâğıt üzerinde bu yalnızca bir “başarıldı” hikâyesi gibi görünebilir. Oysa Ankara futbolunu bilenler için bunun anlamı çok daha büyük. Çünkü bazı kulüpler şampiyonluklarla değil, ayakta kalma inadıyla yaşar. Gençlerbirliği de tam olarak böyle bir kulüp. Türkiye futbolunun sürekli değişen ekonomik dengeleri içinde, büyük bütçelerin ve kısa vadeli projelerin arasında kendi kimliğini korumaya çalışan bir gelenek.

Sezon boyunca takımın yaşadığı kırılmalar az değildi. Kaçan puanlar, son dakikada yenilen goller, teknik tartışmalar, tribündeki sabırsızlık… Bazen takım sahada yalnız görünüyordu. Ama işte tam da bu yüzden ligde kalmak önemli. Çünkü düşmemek bazen yükselmenin ilk adımıdır.

Bu sezon Ankara futbolu adına da bir hatırlatma oldu: Başkent futbolu hâlâ nefes alıyor. Belki eski şaşaalı günlerinde değil, belki manşetlerin merkezinde değil ama hâlâ direniyor. Gençlerbirliği’nin ligde kalışı biraz da bu direncin hikâyesi.

Şimdi kulübün önünde zor ama değerli bir fırsat var. Aynı korkuları tekrar yaşamamak için günü kurtaran değil, geleceği kuran kararlar almak gerekiyor. Altyapıya dönüş, doğru planlama, mali disiplin ve en önemlisi yeniden aidiyet duygusu… Çünkü Gençlerbirliği yalnızca sonuç üreten bir futbol takımı değil; Ankara’da büyüyen birçok insanın çocukluk sesi.

Belki bu sezon kutlanacak büyük bir zafer olmadı. Ama bazen en büyük başarı, düşmemeyi başarmaktır. Ve bazı hikâyelerde ligde kalmak, kupadan daha değerlidir. Fakat buradan alınması gereken en büyük ders yapılan hataları tekrarlamak.

Eğer bu hatalar devam ederse aynı tablo önümüzdeki sezonda devam edecektir bundan kuşkunuz olmasın. Onun için artık nasıl bir önlem alınır, nasıl adımlar atılır bunu bekleyip göreceğiz. Bu sezon bitti, bitmesine fakat bu tablonun sürdürülebilir olmadığını artık birilerinin görmesi gerekiyor sanırım…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Kara Arşivi