Bekalar

Siyasette siyasetçilerin veya partilerin kendileriyle özdeşmiş sözcükleri meşhurdur.

Onlardan biride ve son dönemde unutulan beka. Beka denince de akla ilk gelen savunma sanayiidir.

Yarı sözde ve yarı ciddi ana muhalefet liderinin bile överek bitiremediği savunma sanayiye F-35 savaş uçağı almak için başka ülkenin başkanının sözünü tutması bekleniyormuş ve haberlerden anladığım kadarıyla da birkaç gün önce bu başkanla telefon görüşmesinde F-35 konusu konuşulmamış bu telefon görüşmesinin sadece evet sadece bir gün önce, F-35 konusunda verilen sözün tutulmasını bekliyoruz dendiği halde.

Peki başka milli değerler beka olarak halkın alım gücü yani ekonomi, gelecek nesil yani eğitim, sosyal hayat yani sağlık, hayatı kolaylaştırmaya sosyal hayat ve günün birinde herkese mutlak şart olan adalete bir bakalım.

Sosyal hayatta , engellilere maaş bağlandığını söyleyen, yönetmelik ne diyor onu da söyledi mi acep.

Engellilere otomobilde vergi muafı yasasının hangi düşünceyle çıkarıldığını merak ederim.

Adalette, o kişiye, partiye, destekleyene ve suça adalet yoksa, bu kişiye, desteklemeyene, partiye ve suçsuza neden adalet var. Geç gelen adalet olur mu adalet.

Sağlıkta aile hekimleri kuruldu iyi güzelde, devlet hastanelerinde randevu ne kadar süre sonra alınıp sonuçlar ne zamana kadar çıkıp acil olarak ihtiyaç olan her türlü tıp malzemesi o anda bulunuyor mu acaba?

Yani sağlıkta da parası olan düdüğü mü çalıyor.

Gerçi bazı özel hastanelerde bile acil olacak tıp malzemesi yok.

Eğitimde, özelikle dağ tepe köyler olmak üzere köylerin okula ve köydeki öğrencilerin okumaya hakları yok mu da taşımalı sisteme dönüştü ve kısmen de devam ediyor. Bunun asıl nedenini hepimiz çok iyi biliyoruz zaten.

Her yeni atanan eğitim bakanı kendi programını koyuyorsa, eğitim konusunda bir veya iki konu dışında partinin kendine has programı olmadığının açık ispatıdır.

Ekonomiye kısa ve öz değineceğim.

Överek dillerde destan olduğu Türk lirasına 6 sıfır daha atılmadığı 2003 yılında en küçük memur maaşı 424 milyon 300 bin TL, yani bugünkü TL ile 424 TL 300 kuruş, en küçük emekli aylığı 332 milyon TL yani 332 TL, asgari ücret 226 milyon TL yani 226 TL, Milletvekili maaşı 5 milyar 400 milyon TL yani 5400 TL, beyaz peynir 3 milyon dokuz yüz bin 70 TL yani 3 TL 97 kuruş, Siyah zeytin 2 milyon 400 bin TL yani 2 TL 40 kuruş, zeytinyağı 3 milyon 200 bin TL yani 3 TL 20 kuruş, un 35 milyon TL yani 35 TL, marketteki süt 1 milyon 27 bin TL yani 1 TL 27 kuruş, tam yağlı yoğurt 1 milyon 750 bin TL yani 1 TL 75 kuruş, toz şeker 1 milyon 400 bin TL yani 1 TL 40 kuruş, çay 450 bin TL yani 450 TL, 1 yumurta 120 bin TL yani 12 kuruş.

2026 yılında en küçük emekli maaşı 23 bin 552 TL, en küçük memur maaşı 70 bin 224 TL, asgari ücret maaşı 28 bin 750 TL, milletvekili maaşı 310 bin 332 TL, milletvekili emekli maaşı 201 bin 677 TL, toz şeker 60 TL, peynir 168 TL, çay 99 TL, un 50 TL, tam yağlı yoğurt 97 TL, siyah zeytin 329 TL, süt 80 TL, zeytinyağı 500 TL, 1 yumurta 10 TL.

Son birkaç yıldır yazılı olan her yerde, istenileni millete kabullendirmek için ekonomi bu halde olduğunu iddia ederek yazdım ve bu en son yasaları gündeme gelmekle beraber söylenilen sözlerle iddiamda hiçte haksız olmadığımı anladım.

Bu arada, vatandaş isteyene maddi yardım ve hangi yerde olursa olsun her koşulda ve her türlü yardımda bulunamaz mı da en tepeden tutun da en aşağıya kadar bağış kampanyası açılıyor.

Ha yardım ihtiyacı olan veya olanlar güvenlik açısından banka hesabına gönderilmesini istemiyorsa, istenen adrese para ve eşya gönül rahatlığıyla gönderilir. Bağışı dağıtmaksa dert, herkesin her yerde tanıdığı var.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fatih Güler Arşivi