Beton yığınlarının arasında bir nefes

Sabahın erken saatleri... Şehrin henüz tam anlamıyla uyanmadığı, insanların yüzlerinde sabah mahmurluğunun geçmediği saatler… Gökdelenlerin göğe doğru yükseldiği, cam cephelerin güneşin ilk ışıklarını soğuk bir parlaklıkla yansıttığı bir parkın içinden geçiyordum. Etrafımda hızlı adımlar, kahve bardakları ve telefon ekranlarına gömülmüş yüzler vardı. Herkes bir yere yetişiyor, herkes bir şeyleri kaçırmaktan korkuyordu. Ben de o kalabalığın içinde sıradan bir sabaha karışmış yürüyordum.

Sonra bir anda durdum.

Çimenlerin arasında küçük bir hareket dikkatimi çekti. Önce bir yaprak kıpırdadı sandım. Eğilip biraz daha dikkatli baktığımda ise kocaman bir kirpinin ağır ağır yürüdüğünü gördüm. Şehrin ortasında, betonun ve gürültünün tam kalbinde kocaman bir kirpi…

O an içimde garip bir sessizlik oluştu. Çünkü insan bazen doğayı yalnızca uzak dağlarda, ormanlarda ya da belgesellerde sanıyor. Oysa hayat, en beklenmedik yerde bile kendine bir yol buluyor. O kocaman kirpi, gökdelenlerin gölgesinde sanki bana bir mesaj veriyordu: “Köyde gördüğün kirpilerden değilim. Bunca betona rağmen hâlâ buradayım.”

Kirpi telaşsızdı çimenlerin içinde. Etrafındaki karmaşadan habersiz gibi yürüyordu. İnsanların birbirine çarpmamak için hızla geçtiği bir dünyada, onun sakinliği dikkatimi çekti. Birkaç saniyeliğine zaman yavaşladı sanki. Telefonuma bakmayı unuttum. Günün planlarını düşündüğüm zihnim sustu. Sadece onu izledim.

Belki de modern hayat dediğimiz zamanımızın en büyük kaybı tam olarak bu: Görmeyi unutmak. Gökyüzünü, ağaçları, kuş seslerini, küçük mucizeleri fark edememek… Çünkü sürekli yetişmeye çalışıyoruz. Daha fazla çalışmaya, daha fazla kazanmaya, daha hızlı olmaya… Ama bazen sürpriz yaparak karşımıza çıkan bir kirpi, bütün bu koşuşturmanın ortasında insana durmayı öğretebiliyor.

Parktan ayrılırken içimde tarif etmesi zor bir huzur vardı. Şehir aynı şehirdi; gökdelenler yine yerindeydi, trafik yine başlayacaktı. Ama ben o sabah betonların ortasında yalnızca bir kirpi görmedim. Unutmaya başladığımız doğayı, sakinliği ve yaşamak için verilen sessiz direnci gördüm.

Anladım ki, insanın bütün gününü değiştirmek için tek bir küçük karşılaşma bile yeterlidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nursu YILDIZ Arşivi