Camiler ibadet ve dua ile tefekkür ve tezekkür yeridir?

Sosyal medyada birkaç gündür, bir cami içerisinde çekilmiş ruhumuzu inciten görüntüler yayınlanıyor. Bu görüntüleri izleyenler elbette, bundan rahatsız oldular. Ben kendi adıma o görüntülerden çok rahatsız oldum.

O rahatsızlıkla bu yazıyı kaleme aldım.

Öncelikle belirtmeliyim ki camiler, Allah’a ibadet ve dua ile tefekkür ve tezekkür yeridir. Eğlence ve panayır yeri değildir.

Niye mi böyle yazdım? Çünkü sosyal medyadaki o görüntülerde cami içerisinde eğlence ve panayır yapılıyor gibi bit görüntü vardı. Belki o etkinliği düzenleyenlerin niyeti o değildi. Ancak görüntüler maalesef bu çağrışımı meydana getirmektedir.

Celal Karatüre isimli popüler bir kişi, ilahi gibi bir şeyler söylüyor, cami içindeki kalabalık da sanki panayırdaymış gibi ellerinde balonlar kendinden geçercesine bağırıp duruyor. Eğlence yapıyorlar gibi bir halleri vardı.

Yer, Adana Merkez Cami'nin içi. Görüntülere yansıyan Diyanet İşleri Başkanlığı logosuna göre, sanki o eğlenceli panayır gibi etkinlik Diyanet Yetkililerinin izni dahilinde yapılmış gibi.

Zaten etkinlik cami içerisinde olduğuna göre Diyanet Yetkililerinin dahli olmadan öyle bir etkinlik yapılamaz.

İnsanlar, çoluk çocuk, erkek-kadın ellerinde balonlar, bağrışmalar, tezahüratlar içinde eğleniyorlar, o arada da Celal Karatüre kardeşimiz ekibi ile birlikte ellerinde mikrofon, ilahi benzeri bir şeyler seslendirmektedir.

Bu ne ya! Bu nasıl mantık ya! Maksat nedir bu etkinlikte? Bilmiyorum.

Elbette eğlenmek değil, çocuklarımızı camilere alıştırmaktır.

Çocuklar camilere böyle mi alıştırılır?

Biz çocukluğumuzdan beri camileri sevdik ve camilere alıştırıldık.

Bizim zamanımızda camilerde eğlence ve panayır mı yapıldı da öyle sevdik?

“Biz ibadet ve dua edilecek bir yer” diye gördük ve öyle bildik camileri ta çocukluğumuzdan bu yana. Çünkü Babamızın ve Annemiz bize öyle öğretti. Öyle öğrettikleri için camilere alıştık ve camileri sevdik.

Şimdi bu son cümlelere karşılık, “devir değişti, artık sizin çocukluğunuzdaki devir yok, artık böyle yapmalıyız” gibi karşılık verilebilir.

Bence hangi devirde olursak olalım, çocuklar camilere en erken yaşlarda, anneleri ve babalarının camilere götürüp ibadet ve dua ettirmeleri ile alıştırılır.

Bunun yöntemi budur.

Şimdi çocukları camilere götürüyorlar, çocuk cami içerisinde bir o yana, bir bu yana koşuyor. İbadet ve dua yeri olarak görmüyor camileri.

Böyle olmaz.

Halbuki camiler asıl bu maksatlar için, yani ibadet, dua, fikir ve zikir için vardır camiler.

Ya da camilere gidenler asıl bu maksatlar için giderler.

Ancak o görüntülerden anladığım kadarıyla, maksat eğlence, maksat panayır. Kendileri bunu istemeseler de o görüntüyü vermişler.

Olmaz, olamaz, camiler bu maksatlarla kullanılamaz.

Ey Yetkililer size sesleniyorum: Camiler eğlence ve panayır yeri mi?

Camilerin İslam’ın ilk zamanlarından beri kuralları ve oraya girmenin, orada bulunmanın belirli bir edep ve ölçüsü vardır.

Cami içerisinde cami adabı öncelikle sükûnet gerektirir. Tefekkür ve ciddiyet gereketirir.

Ancak o görüntülere bakıyorum. Bağrışmalar ve itişip kakışmalar gırıla gitmiş. (Gırıla gitmiş, bizim memleketin bir deyimidir, çoklukla işlenmiş demektir)

O görüntülere bakıyorsunuz. Tezahüratlar yapılıyor cami içinde. Cami içerisinde kalabalık kadın-erkek topluluğu, ayrı ayrı yerde değiller, yan yanalar, hatta yan yanadan daha da öte, adına ilahi denilen eğlenceli ortamda, (belki de müzikli ortamda) kendilerinden geçmişler ve birbirlerini ezmemek için, birbirlerine yapışmamak için kendilerini zor tutuyorlar. Balonlar ve benzeri eğlence materyalleri havalarda sallandırılıyor.

Gören sanki bir miting ya da eğlence meydanı sanır orayı. Ora dediğimiz yer mübarek bir yer, bir cami içi ve Müslümanların ibadet mekanı.

Şimdi şunu da belireyim. Ben şuna inanan bir insanım. “Cami adı üzerinde Müslümanların toplanma yeri, içtima halinde oldukları yerlerdir. O içtima alanlarında yeri gelir namaz kılınır, yeri gelir kitap okunur, yeri gelir tefekkür edilir, zikredilir, yeri gelir fikir teatisinde bulunur, yeri gelir toplumun ciddi meseleleri görüşülür ve ciddi kararlar alınır. Benim düşünceme göre, camiler yalnız ibadet yeri değil, Müslümanın istişare yeridir. Ümmetin şura alanlarıdır camiler.”

Zaten şanlı İslam tarihinden bugüne de hep böyle yerler olarak gelmiştir. Lütfen bu özelliğini koruyalım camilerin.

Ancak İslam tarihinin hiçbir devrinde camiler, çocukların eğlendirildiği ya da eğlence-panayır gibi etkinliklerin yapıldığı yerler olmamıştır.

Neymiş Efendim, çocuklar camilere alışacakmış, camileri sevecekmiş.

Asla ve kat’a böyle yöntemlerle camilere çocuklar alışmaz ve böyle bir yöntemle çocuklar camileri sevmez.

Çocuk camileri, ibadet yapılan yer ve Allah’a dua edilen yer mantığıyla götürüldüğünde, camilere alışır ve camileri öyle sever.

Yazımın sonunda şunları da madde madde belirteyim ki, yanlış bir anlaşılma olmasın.

1-Çocuklar en erken yaşlarda camilere Anne ve Babaları ile yakınları tarafından sık sık götürülmeli ve camiler tanıtılmalıdır. Ancak ibadet ve dua maksadıyla gidilmelidir.

2-Çocuklar camileri sevecek diye, cami içerisinde koşulacak ve oynanacak, eğlenceler tertip edilecek diye bir şey yok. Çocuklarımıza edeplice neyin ne olduğu ciddi bir şekilde en erken yaşlarda anlatılmalıdır. Böyle aşırılıklara gerek yok.

3-Çocuklara camilerden önce din, iman, ahlak ve Allah ile Peygamberler hakkında bilgiler verilmelidir. Bu bilgilerin ruhuna yerleştirilmesiyle beraber çocuk camilere götürülmelidir. Çocuğun ruhu bu şekildeki bir yöntem ile yoğrulduğunda zaten cami sevgisi kendiliğinden gelir.

4-Çocuklarda camilerin rutin ve normal bir mekan gibi görülmesinin önüne geçilmelidir. Camilerin ciddi ve önemli bir mekan olduğu şuuru çocukların zihnine yerleştirilmelidir.

5-Çocuklara Allah sevgisi ile Allah’tan korkulması gerektiği, aynı anda anlatılmalıdır. Allah’ın iyi kullarını sevdiği kadar, kötü kullarını cezalandıracağı fikri, çocukların zihinlerine ve ruhuna en erken yaşlarda işlenmelidir.

Durum bundan ibarettir. Fazla söze gerek yoktur.

Vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Sandal Arşivi