Ayıdan post, Amerika’dan dost olmaz!

Dünyada en pahalı hata, büyük devletlerin vaatlerine inanarak kendi geleceğini onların insafına bırakmaktır.

Bizim milletin yüzyıllardır söylediği bir söz var:

"Ayıda post, Amerika’dan dost olmaz."

Bu söz, öfkeyle söylenmiş bir cümle değil; tarihin acı tecrübelerinden süzülüp gelmiş bir uyarıdır.

Gazze’yi, Filistin’i katleden, İran’ı bombalayan, Irak’ı kana bulayan, Suriye’yi bölen, Libya’yı huzursuz eden, Afganistan’da kardeş katliamı yaptıran Amerika değil mi?

Amerika dostlarına merhameti olmaz bir gecede düdüğü çalıp darağacına götürür.

dün dost dediğini sabah satan ülke Amerika.

Amerika'nın dostluğu, çıkarlarının bittiği yere kadardır.

Bugün omzuna el attığı ülkeye yarın ambargo uygular.

Dün "stratejik ortak" dediğini bugün terörle mücadelede yalnız bırakır.

Bir eliyle silah satarken, diğer eliyle aynı silahların hedefi olacak yapıları destekleyebilir.

Demokrasi der, darbecilere sessiz kalır.

İnsan hakları der, çıkarına dokunmuyorsa dünyanın gözü önünde yaşanan zulümleri görmezden gelir.

Çünkü mesele dostluk değildir.

Mesele çıkardır.

Acı olan ise Amerika'nın bunu gizlememesidir.

Gizleyen biziz.

Hâlâ kurtuluşu Washington'un, Brüksel'in ya da başka bir başkentin kapısında arayan anlayıştır.

Oysa hiçbir ülke Türkiye'yi, Türkiye kadar düşünmez.

Hiçbir yabancı devlet, bizim çocuklarımızın geleceği için politika üretmez.

Hiçbir küresel güç, Anadolu insanının refahını kendi çıkarlarının önüne koymaz.

Buna rağmen her kriz döneminde aynı yanlışı yapıyoruz.

Birilerinin desteğiyle yükseleceğimizi sanıyoruz.

Oysa tarih bunun tam tersini söylüyor.

Güç dilenenler değil, güç üretenler ayakta kalır.

Kendi uçağını yapmayan, kendi teknolojisini geliştirmeyen, kendi enerjisini üretemeyen, kendi ekonomisini sağlam temeller üzerine oturtamayan bir ülke; ne kadar büyük olursa olsun dış politikada sürekli baskıya açık hâle gelir.

Asıl mesele Amerika değildir.

Asıl mesele, bizim hâlâ başkalarının gölgesinde güven aramamızdır.

Bugün Amerika olur, yarın başka bir küresel güç olur.

Değişen sadece isimlerdir.

Değişmeyen ise büyük devletlerin çıkar siyasetidir.

Uluslararası ilişkilerde kardeşlik, vefa ya da duygusallık yoktur.

Masada güç vardır.

Ekonomi vardır.

Savunma vardır.

Teknoloji vardır.

Üretim vardır.

Siz güçlüyken size "müttefik" derler.

Zayıfladığınız gün ise sizi pazarlık konusu yaparlar.

Bu yüzden Türkiye'nin ihtiyacı, birilerinin dostluğu değil; güçlü ekonomi, güçlü hukuk, güçlü adalet, güçlü üretim ve güçlü devlettir.

Millet olarak alkış peşinde değil, bağımsızlık peşinde olmalıyız.

Atalarımızın sözü bugün de kulağımıza küpe olmalıdır:

"Ayıyla post, Amerika'yla dost olmaz."

Ama bu sözü sadece Amerika için değil, bütün küresel güçler için okumalıyız.

Çünkü devletler dostluk üzerine değil, menfaat üzerine hareket eder.

Kalıcı olan ne Amerika'dır, ne Rusya'dır, ne Çin'dir, ne Avrupa'dır.

Kalıcı olan yalnızca milletin birliği, devletin gücü ve bağımsızlığıdır.

Bize düşen; başkasının kanadının altına sığınmak değil, kendi kanatlarımızla uçmayı öğrenmektir.

İşte gerçek bağımsızlık budur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Zafer Çam Arşivi