Ankara rüzgârı Ege’de esti

Süper Lig’de "ligin rengi" tabirinin tam karşılığı olan bir hikâye yazılıyor şu günlerde: Gençlerbirliği geri döndü, hem de ne dönüş!

Gençlerbirliği’nin sessiz ve derinden yürüyüşü sürüyor. Kırmızı Karalar, Trendyol Süper Lig’in 2’nici haftasında deplasmanda ligin dişli takımlarından Göztepe’yi 1-0 yenerek ikide iki yaparak sürprizlere imza azmaya devam ediyor.

Fenerbahçe karşısında ligin ilk maçında aldığı galibiyeti yol kazası olarak görenler sanırım Göztepe karşısında alınan 3 puan sonrası bir kez daha bunun bir tesadüf olmadığını umarım anlamışlardır.

Futbolda bazen tek bir galibiyet tesadüf gibi görünür, şansla açıklanmaya çalışılır. Ancak hemen ardından gelen, aynı ciddiyet ve disiplinle örülmüş ikinci bir zafer varsa orada artık tesadüften değil, inşa edilen bir karakterden bahsetmek gerekir.

Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe karşısında alınan 2-1’lik o sansasyonel galibiyetin ardından futbol kamuoyunun aklında tek bir soru vardı: Gençlerbirliği bu ritmi koruyabilecek mi, yoksa büyük zaferin rehavetine mi kapılacak? Yanıt, ligin en zorlu ve gürültülü deplasmanlarından biri olan Gürsel Aksel Stadyumu’nda, Göztepe karşısında verildi.

Kırmızı siyahlılar, İzmir’in o meşhur baskılı tribün atmosferine ve Göztepe’nin tempolu başlangıcına karşı sahada adeta bir olgunluk dersi verdi. Fenerbahçe maçında gösterilen taktiksel sadakat, Göztepe karşısında da milim sapmadı. Savunmada bloklar arasındaki mesafeyi daraltan, rakibe geniş alan bırakmayan ve topu kazandığı anda doğrudan kaleye giden bir Gençlerbirliği izledik.

Bu takımın en büyük gücü, haddini bilerek oynaması ve sahada ne yaptığından emin adımlarla yürümesi. Süper Lig’de kalıcı olmanın, hatta üst sıralara tırmanmanın yolu sadece pahalı kadrolar kurmaktan değil; ortak bir oyun aklı geliştirmekten geçiyor.

Başkent ekibi, birbirinin açığını kapatan, topun arkasına hızla geçen ve yakaladığı fırsatı affetmeyen yapısıyla tam bir "takım" hüviyetine bürünmüş durumda. Kırmızı karalı oyuncuları yardımlaşmanın ve dayanışmanın karşılığını aldı Göztepe karşısında.

Göztepe gibi iç sahada taraftarıyla bütünleşip rakibini boğan bir takımı kendi evinde dize getirmek, Fenerbahçe galibiyetinin getirdiği özgüvenin doğru yönetildiğinin en somut kanıtı. Teknik heyetin takımı psikolojik olarak bu maça ne kadar iyi hazırladığı, sahadaki her ikili mücadelede ve soğukkanlı pasta kendini hissettirdi.

Ankara futbolunun asırlık çınarı, ligin gidişatına çomak sokmaya devam ediyor. Fenerbahçe’nin ardından Göztepe deplasmanından da üç puanla dönmek, lige vurulan kırmızı kara bir mühürdür. Şimdi Başkent semalarında esen bu rüzgârın ne kadar uzağa taşınacağını izleme vakti.

Kırmızı siyahlı camia yıllardır çalkantılı süreçlerden, alt lig patikalarından geçti. Ancak Ankara rüzgârı şu an arkalarından öyle güçlü esiyor ki, bu iki zorlu deplasman galibiyeti takımı sadece puan cetvelinde yukarı taşımadı; lige de "Biz buradayız ve kolay lokma değiliz" mesajını verdi.

Futbol, kağıt üzerindeki isimlerle değil, sahaya koyduğunuz akıl ve yürekle kazanılıyor. Gençlerbirliği şu an bu ligin en derli toplu, ne oynadığını en iyi bilen ekiplerinden biri konumunda. Eğer bu deplasman aklını iç saha maçlarına da yansıtabilirlerse, bu sezon Ankara futbolu için uzun zamandır özlenen o güzel günlerin habercisi olabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Kara Arşivi