TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel: “Memura reva görülen bu tablo değişmelidir”
Kamu çalışanlarının taleplerinin ya görmezden gelindiğini ya ertelendiğini ya da geçici düzenlemelerle geçiştirildiğini belirten Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) Genel Başkanı Ümit Demirel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni düzenleme yapmaya çağırdı. Memurların fazla mesai ücretlerinin yetersiz kaldığını söyleyen Demirel, 2026 itibarıyla saatlik fazla mesai ücretinin 16,55 TL olduğunu, buna karşılık ortalama dolmuş ücretinin 40 TL seviyesine çıktığını aktardı. Bu durumda bir memurun bir saatlik fazla mesai sonrası yol masrafını dahi karşılayamadığını vurgulayan Demirel, “Adı ‘fazla mesai’ olan bir çalışma karşılığının, memura para kazandırması gerekirken; memura zarar ettirmesi kabul edilemez” dedi. Kamu çalışanlarının maaş, tazminat ve ikramiye haklarında kronik kayıplar yaşadığını ifade eden Demirel, en düşük memur maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması gerektiğini dile getirdi. “Memura reva görülen bu tablo değişmelidir” diyen Demirel, mevcut tablonun adalet duygusunu zedelediğini vurgulayarak, acil yasal düzenleme talebini yineledi ve destek istedi.

MEMURUN EMEĞİ YOL PARASINA YETMİYOR
Türkiye’de memur, emekli ve çalışanların mali, özlük, sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümünde birinci derecede sorumluluğun yasama ve denetim yetkisine sahip Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) olduğunu belirten TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, memur sorunlarının yıllardır kalıcı biçimde çözülmediğini söyledi. Kamu çalışanlarının taleplerinin ya görmezden gelindiğini ya ertelendiğini ya da geçici düzenlemelerle geçiştirildiğini aktaran Demirel, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü, “Bugün fazla mesai ücretleri, bu ihmalkârlığın en somut ve en çarpıcı göstergelerinden biri hâline gelmiştir. 2026 yılı itibarıyla devlet memurlarının saatlik fazla mesai ücreti 16,55 TL’dir. Türkiye genelinde dolmuş ücretleri ise ortalama 40 TL seviyesindedir. Bu tablo şu anlama gelmektedir; 1 saat fazla mesaiye bırakılan bir memur, yalnızca işe gidiş-dönüş için 80 TL yol parası ödemek zorundayken, emeğinin karşılığı olarak cebine giren tutar 16,55 TL’de kalmaktadır. Yani memur 1 saat fazla mesai yaptığında 80-16,55=63,45 TL doğrudan zarara uğramaktadır.”
“MESAİNİN MEMURA ZARAR ETTİRMESİ KABUL EDİLEMEZ”
Mevcut sistemin makul ve mantıklı izah edilir bir yanı olmadığını kaydeden Demirel, “Adı ‘fazla mesai’ olan bir çalışma karşılığının, memura para kazandırması gerekirken; memura zarar ettirmesi kabul edilemez” dedi. Daha da vahiminin memurun yalnızca gidiş-geliş dolmuş ücretini karşılayabilmesi için yaklaşık 5 saat fazla mesai yapması gerektiğini ifade eden Demirel, “Böyle bir düzende 5 saat fazla mesai yapan memur, bu emeğin karşılığında fiilen hiçbir ücret alamamakta; 1 saat fazla mesai yapan memur ise cebinden 63,45 TL eksilmektedir” diye durumu özetledi.

MAAŞLAR, HAKLAR VE İKRAMİYE ÇAĞRISI
Kamu görevlilerinin çoğu zaman yoksulluk sınırının altında, açlık sınırına yakın ücretlerle yaşam mücadelesi verdiğini dile getiren Demirel, “Bir de fazla mesai ücretleri üzerinden adeta “sınanması” kabul edilebilir değildir. Memur olmak için eğitimini tamamlayan, yazılı-sözlü sınavlardan geçen, adaylık süreçlerini bitirerek devlete hizmet etmeye hak kazanan kamu görevlilerinin; maaş, tazminat, yan ödeme, fazla mesai, ikramiye gibi başlıklarda yaşadığı mali hak kayıpları kronikleşmiştir” diye konuştu. Bu hak kayıplarını gidermek amacıyla kurulan toplu sözleşme masalarında ise memurun çoğu zaman öksüz ve yetim bırakıldığını söyleyen Demirel, “Buradan açıkça ifade ediyoruz; en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerinde olmalıdır. İşçilerimize ve emeklilerimize ödenen ikramiyelerin kapsamına devlet memurları da dahil edilmelidir. Fazla mesai ücreti, gerçekçi ve hakkaniyetli bir sistemle yeniden belirlenmelidir” dedi.
“MEMURA REVA GÖRÜLEN BU TABLO DEĞİŞMELİDİR”
Taleplerinin lüks değil; insani ve vicdani bir talep olduğunu söyleyen Demirel, “Memurun fazla mesaiye kaldığında zarar etmediği; emeğinin karşılığını aldığı; yol parasını, temel ihtiyaçlarını hesaplamak zorunda kalmadan kamu hizmeti üretebildiği bir düzen istiyoruz” dedi. TBMM’yi ve ilgili tüm kurumları; memurun fazla mesai ücretlerini, ikramiye hakkını ve en düşük memur maaşını kapsayan mali hak düzenlemelerini gecikmeden gündeme almaya davet ettiklerini kaydeden Demirel, “Memura reva görülen bu tablo değişmelidir. Çünkü adalet, yalnızca sözle değil; ücret bordrosunda da görünmelidir” diye ekledi.
Kaynak:Rüveyda Aslıipek
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.