Dünyanın huzuru neden bir türlü gelmiyor?

Şeytan bir anlığına dursa, dünya belki de ilk kez gerçekten huzur bulacak.

Ama durmuyor.

Çünkü bugün şeytan tek bir isimle karşımızda duruyor:

Amerika.

Yanında da onun şımarık çocuğu İsrail.

Amerika, girdiği her coğrafyada aynı senaryoyu oynuyor.

Önce “özgürlük” diyor, sonra bomba yağdırıyor.

Önce “demokrasi” diyor, ardından ülkeleri harabeye çeviriyor. Afganistan’da yirmi yıl kaldı, geriye enkaz bıraktı.

Irak’ta milyonlarca insanın kanı var. Yemen açlıktan kırılıyor.

Suriye paramparça.

Gazze ise göz göre göre yok ediliyor.

Bütün bunlar tesadüf mü?

Elbette değil.

Amerika’nın olduğu yerde huzur olmaz.

Çünkü onun düzeni barış üzerine değil, kaos üzerine kuruludur.

Fitne üretir, çatışma kışkırtır, sonra da “arabulucu” rolüne soyunur. Yaktığı ateşi söndürüyormuş gibi yapar ama ateşi hep diri tutar.

Venezuela’ya el atı Grönland tetikte bekliyor.

Şeytanın ateşi dünyayı sarıyor.

Şimdi de İran’ı tehdit ediyor.

Yetmedi mi?

Doymadın mı?

Önce kendi ülkene bak.

Irkçılığın kol gezdiği sokaklarına bak.

Uyuşturucu batağına saplanmış gençliğine bak.

Çöken aile yapına, artan şiddetine bak.

Ama Amerika’nın derdi kendi halkı değil; onun derdi dünyayı dizayn etmek.

Dünyanın jandarmalığına soyunmuş bir zorba var karşımızda.

Kendine karşı çıkan her devleti “tehdit” ilan ediyor.

Boyun eğmeyeni ambargoyla, darbeyle, savaşla cezalandırıyor. Elinin altındaki kukla devletleri ve satın aldığı iktidarları sahaya sürüyor.

Kukla başkanlar da efendilerinin emirlerini sorgusuz yerine getiriyor.

Amerika elini çekse, dünya rahatlayacak.

Ülkelerin ipleri Washington’dan çekilmese, milletler kendi kaderini kendi belirleyecek.

Ama buna izin vermiyorlar.

Çünkü bağımsız devlet istemiyorlar, itaatkâr yönetimler istiyorlar.

İşin en acı tarafı ise İslam coğrafyası.

Amerika ve İsrail var oldukça bu topraklarda barıştan söz etmek zor. Amerika destekli İsrail devleti, Gazze’de açıkça katliam yapıyor. Çocuklar öldürülüyor, kadınlar bombalar altında can veriyor, hastaneler vuruluyor.

Dünya ise susuyor.

Çünkü zalim güçlü, mazlum sahipsiz.

Bu sessizlik de en az şeytanlar kadar suçludur.

Amerika bugün de dünyayı kaşımaya devam ediyor.

Ülkeleri tehdit ediyor, savaş ihtimalini canlı tutuyor, korkuyla yönetiyor.

Çünkü onun düzeni korku üzerine kurulu.

Barış olursa Amerika’nın silahları satılmaz, kan durursa emperyal düzen çöker.

Ama tarih hep aynı şeyi yazdı:

Zulüm ile kurulan hiçbir düzen sonsuza kadar sürmedi.

Bugün güçlü olanlar, yarın yargılanır.

Mazlumların ahı yerde kalmaz.

Dünya huzur istiyorsa, önce şeytanın maskesi düşmeli.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Zafer Çam Arşivi