Zafer Çam
CHP'de değişen ne?
Cumhuriyet Halk Partisi yine bildiğimiz yerde...
Yıllardır iktidara yürüyoruz diyenler, her seçim sonrası dönüp aynı tartışmaların içine düşüyor.
Seçim meydanlarında birlik ve beraberlik fotoğrafı verenler, sandıklar kapandıktan sonra birbirlerine hesap sormaya başlıyor.
Türkiye'nin en eski partisi olmakla övünmek elbette önemlidir.
Ancak seçmen artık maziden çok geleceğe bakıyor.
Yüz yıllık bir geçmişe sahip olmak, tek başına iktidar olmaya yetmiyor. Vatandaş sonuç görmek istiyor, çözüm görmek istiyor, umut görmek istiyor.
CHP ise yıllardır aynı kısır döngünün içinde dönüp duruyor.
Her seçim öncesi büyük hedefler açıklanıyor.
"Bu kez iktidarız" deniliyor.
Meydanlar dolduruluyor.
Mitingler yapılıyor.
Sloganlar atılıyor.
Sonra ne oluyor?
Seçim biter bitmez parti içinde hesaplaşma başlıyor.
Koltuk kavgaları, delegeler üzerinden tartışmalar, mahkeme koridorlarına taşınan çekişmeler...
Millet ekonomik sıkıntıları konuşurken, vatandaş geçim derdine düşmüşken, CHP yine kendi iç gündemine hapsoluyor.
Bir tarafta genel merkez konuşuyor.
Diğer tarafta eski yöneticiler konuşuyor.
Bir taraf "Ben haklıyım" diyor.
Diğer taraf "Adalet yerini buldu" diyor.
Seçmen ise şaşkınlıkla olup biteni izliyor.
İktidara alternatif olmak isteyen bir partinin en büyük gücü birliktir.
Kendi içinde uzlaşamayan, kendi sorunlarını çözemeyen bir yapının ülkenin sorunlarını nasıl çözeceği sorusu ister istemez seçmenin aklına geliyor.
Bugün CHP'nin karşı karşıya olduğu en büyük sorun iktidar değil, kendi içindeki bitmeyen çekişmelerdir.
Her kongre bir kavga...
Her seçim bir hesaplaşma...
Her başarısızlıkta yeni bir suçlu arayışı...
Parti enerjisini iktidara karşı mücadelede değil, kendi içindeki mücadelede tüketiyor.
Bu yüzden yıllardır aynı tabloyla karşılaşıyoruz.
Bir tarafta iktidar olma iddiası...
Diğer tarafta bitmek bilmeyen iç savaş...
CHP'nin önündeki en büyük engel rakipleri değil, kendi içindeki bölünmüşlüktür.
Çünkü aynı gemide olanlar sürekli birbirini delmeye çalışırsa o gemi limana ulaşamaz.
Bugün seçmen şunu soruyor:
"İktidara gelmeden bu kadar kavga edenler, iktidara gelirlerse nasıl yönetecekler?"
İşte CHP'nin cevap vermesi gereken asıl soru budur.
Aksi halde değişen genel başkanlar olur, değişen sloganlar olur, değişen kadrolar olur ama sonuç değişmez.
Çünkü bir partiyi iktidara taşıyan şey yüksek sesle konuşmak değil, aynı hedefe birlikte yürüyebilmektir.
Halkın değerlerine sahip çıkmaktır.
Ayrışma, çıkar, taht kavgası değil, birlik beraber sevgi ile yolda yürünür. .
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.