Ahmet Sandal
İnsan kitap ve toplum anketi-5
İnsan Kitap ve Toplum bağlamında gerçekleştirdiğimiz anketimizin sonuçlarını açıklamaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu bölüm, anketin ve yazımızın son bölümüdür.
19-Bu toplumu kitap bakımından hangi durumda görüyorsunuz?
Bu soruya cevap verenlerin %3.64’ü bu toplumu “kitap okuma bakımından iyi durumda”, %18.91’i “kitap okuma bakımından orta durumda” ve %75.17’si “kötü durumda” (kitap okumayan toplum konumunda) görmektedir. Bu soruya cevap verenlerin %2.28’i bu hususta fikir sahibi olmadıklarını belirtmişlerdir.
20-Kitap okunmayan (kitaba ilgi gösterilmeyen) bir toplumda kendinizi güvende hisseder misiniz?
Bu soruya cevap verenlerin %8.64’ü “kitap okumayan bir toplumda kendisini güvende hissettiklerini” belirtmişlerdir. Bu soruya cevap verenlerin %74.09’u “kitap okumayan bir toplumda kendisini güvende hissetmediklerini belirtmişlerdir. Bu soruya cevap verenlerin %17.27’si bu hususta “fikrim yok” şıkkını işaretlemişlerdir.
21-Kitap okuyan (kitaba ilgi duyulan) bir Topluma ulaşılma noktasında umutlu musunuz?
Bu soruya cevap verenlerin %46.47’si “kitap okuyan (kitaba ilgi duyulan) bir Topluma ulaşılma noktasında umutlu” olduklarını belirtmişlerdir. Bu soruya cevap verenlerin %43.51’i “kitap okuyan (kitaba ilgi duyulan) bir Topluma ulaşılma noktasında umutsuz” olduklarını belirtmişlerdir. Bu soruya cevap verenlerin %10.02’si “kitap okuyan (kitaba ilgi duyulan) bir Topluma ulaşılma noktasında umutlu musunuz” sorusuna “fikrîm yok” şeklinde cevap vermişlerdir.
Bu vesileyle belirtmek gerekirse ben de kendimi umutlu görüyorum. Zaten bu umut doğrultusunda İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneğini kurduk ve çalışmalar yapıyoruz. Bir de Dergi yayınlamaya başladık. İKTA Derneği ve İKTA Dergisi bu toplumda kitap okuma alışkanlıklarını artırmak ve huzurlu ve güvenli topluma ulaşma konusunda çalışmalar yapmak için var. İnşallah her daim de var olacak.
Bu noktada şunu da belirteyim biz önce anket yaptık, sonra kitap yayınladık, sonra dergi çıkarttık yani aşama aşama gözlemlerde bulunarak hareket ediyoruz. İnşallah İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği ve Dergisi başarılı olacaktır. Kısaca bu bir harekettir ve adı İKTA Hareketidir.
İnşallah İKTA Hareketi başarılı olacaktır.
Bu kısa açıklamalardan sonra İnsan Kitap ve Toplum Anketi hakkındaki son sözlerini ve görüşlerimi de başlıklar halinde ifade ediyorum.
1-Türk toplumun %70’i kitap okumuyor. Kitap okuyanlar daha çok üniversite ve yüksek lisans eğitimi görmüş kişilerdir. Kitap okumayan kesimi hemen doğrudan doğruya suçlamamak gerekir. Kitap okumamayı, başlı başına kitaplara ilgisizlik olarak görmemek gerekir. Birçok insanımız ekonomik sorunlar, günlük meşgaleler, iş-güç durumlarından dolayı kitaplara yakın değiller. Bir toplumda üniversite, yüksek lisans ve doktora mezunu sayısı ne kadar fazla olursa, kitap okuma oranları da o kadar fazla olur.
2-Ülkemizde çok sayıda kitap basılması, çok da anlamlı değildir. Ders kitaplarının çok basılıp çok okunması, gençlerimizin “ilim-irfan sahibi olmaları ve kendini bilmeleri” noktasında çok da etkisi yoktur. Din, felsefe, belgesel arih, psikoloji ve sosyoloji ile edebiyat türü kitap okuyanların, “ilim-irfan ve kendini bilme” çabalarının olduğunu düşünüyorum.
3-Kişisel gelişim adıyla çıkartılan birçok kitabın (maalesef) maddeci bir bakış açısıyla sırf başarıya odaklı olduklarını ve bu kitapların da “ilim-irfan ile kendini bilmeye” hizmet etmedikleri şahsi görüşümdür. (Bu hususta farklı düşünenler ile tartışmaya hazırım.)
4-Bu toplumda bilme öğrenme ihtiyacını gidermek, kendini bilmek, ilim-irfan sahibi olmak, varlık medenini kavramak ve kültürünü artırmak için kitap okumayı tercih edenler ne kadar çoksa gelecekten o kadar umutlu oluruz.
5-Kitap okuma ya da okumama nedenlerinin daha çok insanın çocukluk yıllarına giden köklerinin olduğu açık bir gerçektir. Kitap okuma alışkanlığında aile çok önemlidir. Bu noktada, yani geleceğimizin bugünden güzel olması noktasında, ailelere ve özelikle de annelere büyük görevler düşüyor. Napolyon’un şu sözüne katılıyorum: "Bana iyi analar veriniz, ben de size iyi vatandaşlar vereyim." (Fransız Devlet Adamı Napolyon Bonapart)
6-Ülkemizde kitaplar pahalıdır ve kitaplar ucuzladıkça kitap okuyanlar çoğalacaktır.
7-Ülkemizde ve tüm Dünya’da dijitalleşme, internet, sosyal medya, TV’ler, AVM’ler, spor, eğlence dünyası ve benzeri gelişmeler kitap okuma alışkanlıkları üzerinde olumsuz tesirlerde bulunmuştur. Dijital kitaplar/internet ortamındaki kitaplar basılı (kağıt ortamındaki) kitapların yerini asla tutmaz. Buna rağmen gençler arasında dijital kitap okuma alışkanlığı yaygınlaşıyor.
8-Kitap okumayan toplumlarda huzur/mutluluk olmaz. Kitap okumayan toplumlarda ilerleme/gelişme olmaz. Kitap çok okuyan toplumlar, kitap az okuyan toplumlara üstün gelir
9-Askeri darbeler (post modern darbeler dahil) ve tüm özgürlük kısıtlayıcı hareketler kitap okuma alışkanlıklarını olumsuz etkiler. “Ne kadar çok demokrasi ve özgürlük, o kadar çok kitap ve huzur" görüşündeyim.
10-İnsan kendisini kitaplarla tanır ve "iyi insan olmak" ancak kitaplarla mümkündür. İnsanları kitaplardan uzaklaştırdılar ve ondan dolayı toplum bozuldu.
11-Kitap en iyi dost olduğu gibi kitap okuyanlar da en iyi dosttur. Kitap okuyanlar çoğalırsa dostlarımız da çoğalır.
12-Kitap okunmayan bir toplumda insanı kendini güvende hissedemez.
13-Kitap okuma alışkanlığını artırmak için şu somut ve pratik adımlar atılmalıdır. a)Ailede anne ve babalar TV izlemek ya da cep telefonu ile meşgul olmak yerine kitap okumalıdır. b)Okulda klasik metodlarla ve sırf ders geçmek için değil "kültürlü insan" olmak için kitap teşvik edilmelidir. c)Toplumda kitaplar işe girmek ve meslek sahibi olmak için değil ahlaklı fertler yetiştirilmesi için gerekli görülmelidir. ç)Kitap okuyanlar, kitap severler, kitap dostları gereken ilgiyi görmelidir. (Ödül vermek, işe girişte öncelik tanımak vb gibi) d)Devlet kitaplardan vergi ve benzeri mali yükümlülükleri kaldırmalıdır. f)Devlet ciddi kültür politikası geliştirmelidir. g)Kültür Bakanlığı Turizm ile birlikte olmamalıdır. Müstakil tek Kültür Bakanlığı kurulmalıdır.
14-Bu toplum kitap bakımından belki iyi bir noktada değildir, ancak gelecekten umutluyuz. Bu toplumda okuma alışkanlığı ve kültürü yakın zamanda
artacaktır. Çünkü bu husustaki çaba ve çalışmalar semeresini verecektir. Geleceği “güzel görüyoruz. Elhamdülillah. Üstadımızın şu sözü her daim yüreğimizdedir. "Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır." Bediüzzaman Said Nursi
15-Milli Eğitim yetkililerine sesleniyorum. Çocuklarımıza yalnızca Türkçe, matematik, fizik, kimya, biyoloji vb. gibi derslerin eğitimlerini ve maddi Dünya’ya dair eğitimleri kafalarına bilgileri (sanki bir depoya bir cismi boşaltır gibi) boca etmek yanlıştır. Öğrencilerin idraklerine hitap etmeliyiz. Bu birinci nokta. İkinci nokta da şudur. Öğrencilerimize edep ve ahlak eğiti- mini, akıl ve zihin eğitimden önce vermeliyiz. İlim ve irfan birlikte düşünülmedir. Maksadımı ifade etmek bakımından şu sözü de dikkatlerine sunuyorum. ABD’li bir Devlet adamının sözüdür bu. “Bir insanı ahlaken eğitmeden sadece zihnen eğitmek topluma bir bela kazandırmaktır.'' (ABD'nin 26. Başkanı Theodore Roosevelt)
16-“Önce ahlak ve maneviyat diyebilen bir gençlik” için uğraşmalıyız. Bu uğurda mücadele veren bizlerin yetişmesinde katkısı olan Alim, Şair Yazarlar ve Devlet Adamları (Bediüzzaman Said Nursi’ler, Mehmet Akif’ler, Necmeddin Erbakan’lar ve benzerleri) unutulmamalı ve fikirleri toplum fertlerine her daim sunulmalıdır.
17-Biz de bu anketle buna katkıda bulunmuşsak, “Ne Mutlu Bize!”
Vesselam.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.