Meryem Bölükbaşı
Bir anne yüreğiyle İstanbul’a geçmiş olsun: Çocuklarımızın güvenliği her şeyden önce gelir
Bu hafta yüreğimiz İstanbul’dan yana… Şiddetli yağışlar nedeniyle selden etkilenen, evleri ve iş yerleri zarar gören tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun.
İstanbul’da yaşanan yoğun yağışlar ve su baskınları, doğa olaylarına karşı hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha hatırlattı. Günlük hayatın aksadığı böyle zamanlarda hepimizin aklına aynı soru geliyor: Çocuklarımızı nasıl güvende tutabiliriz?
Bir anne olarak sabah evladını uyandıran, beslenmesini hazırlayan ve okul yoluna uğurlayan ailelerin endişesini çok iyi anlıyorum. Hepimizin dileği aynı: Çocuklarımız evden sağlıkla çıksın, akşam yine güvenle yuvalarına dönsün.
Peki, şiddetli yağış ve sel riski bulunan günlerde nelere dikkat etmeliyiz?
Öncelikle hava durumunu ve resmî duyuruları takip etmeliyiz. Valilik ve Millî Eğitim Müdürlüğü açıklamalarını kontrol etmeden günlük düzenimize devam etmemeliyiz. Okulların tatil edildiği veya ulaşımın tehlikeli olduğu durumlarda çocuğumuzu okula göndermekte ısrar etmemeliyiz.
Okul yolunu seçerken de dikkatli olmalıyız. Alt geçitler, dere yataklarına yakın bölgeler ve su biriken yollar risk oluşturabilir. Çocuklarımıza su birikintilerinden ve akan sudan uzak durmaları gerektiğini öğretmeliyiz.
Servis kullanan aileler, güzergâhın güvenli olup olmadığını öğrenmeli ve çocuklarının okula ulaştığından emin olmalıdır. Yağış çok şiddetliyse ve güvenli ulaşım mümkün değilse evde kalmak en doğru tercih olabilir.
Çocuklarımızın kıyafetlerini de hava koşullarına uygun hazırlamalıyız. Su geçirmeyen montlar, kaymayan tabanlı ayakkabılar ve yedek çoraplar yardımcı olabilir. Ancak hiçbir kıyafet sel tehlikesini ortadan kaldırmaz. En önemli önlem, riskli koşullarda yola çıkmamaktır.
Bir diğer önemli konu ise afet bilincidir. Çocuklarımıza akan suya yaklaşmamayı, tehlikeli alanlardan uzak durmayı ve acil durumlarda 112’den yardım istenebileceğini yaşlarına uygun şekilde anlatmalıyız.
Sevgili okurlar, çocuklarımızın güvenliği yalnızca ailelerin değil, hepimizin ortak sorumluluğudur. Okullar, servis işletmeleri ve yerel yönetimler gerekli tedbirleri almalı; hiçbir koşulda çocuklarımızın güvenliği ikinci plana atılmamalıdır.
İstanbul’da selden etkilenen tüm vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Zarar gören herkesin en kısa sürede yeniden huzura kavuşmasını diliyorum.
Çünkü hiçbir ders, hiçbir iş ve hiçbir günlük telaş bir çocuğun canından daha değerli değildir.
Sevgiyle, sağlıcakla kalın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.