Fenerbahçe güle oynaya kazandı

Trendyol Süper Lig’in 21’inci haftası ilginç ve enteresan maçların ardından sona ererken şampiyonluk yarışı kıran kırana devam ediyor. Zirvenin alev alev yandığı bu günlerde Fenerbahçe ve Galatasaray haftayı kayıpsız geçti.

Haftanın kapanış maçında Fenerbahçe, Başkent ekibi Natura Dünyası Gençlerbirliği’ni 3-1 yenerek Galatasaray’ı ensesindeyim mesajını vermeyi unutmadı. İşin özü ben bu yarışı sonuna kadar bırakmayacağım mesajıdır verilmek istenin.

Ligin boyu kısalıyor zirve yarışı daha da kızışacak. Şampiyonluk yarışından kopmak istemeyen Fenerbahçe evinde Gençlerbirliği’ni konuk etti. Ben zorlu ve çekişmeli bir maç olabilir, sarı lacivertliler zorlansa da kazanır diyordum nitekim kazandı.

Fakat ne çekişme vardı ne de zorluk vardı. Fenerbahçeli futbolcular o kadar kolay kazandılar ki kendileri bile inanamamıştır. Çünkü Gençlerbirliği, deplasmanda Beşiktaş’ı 1-0 geriye düşmesine karşın 2-1 yenmişti. Ben yine böyle bir sürpriz zor olsa da bir ihtimal diyordum ama Fenerbahçe buna fırsat vermedi.

Ben Gençlerbirliği’nin bu kadar kötü oynayacağını, gardının bu kadar çabuk düşeceğini tahmin edememişim. Bir takım 45 dakika boyunca sahada bir varlık göstermez mi? Bir gol girişiminde bulunmaz mı?

İlk yarıda skor 3-0 olunca zaten maçın rengi de, şekli de belli oldu. İkinci yarı gazozuna oynanmış bir maçtan öteye gitmedi. Atılan tek golde Fenerbahçe’nin oyunu rölantiyeye almasından dolayı oldu yoksa sabaha kadar oynansa Gençlerbirliği bu maçtan ne puan alabilirdi ne gol atabilirdi.

Beni hayal kırıklığına uğratan Gençlerbirliği’nin mücadele gücünün olmamasıydı. Bir takım maç kaybedebilir, fakat mücadele etmeyi bırakmamalı. Kırmızı siyahlı oyunculara şöyle bir baktım adeta maç bitse de gitsek havasında bir ruh hali içindeydiler.

Fenerbahçe şampiyonluk mücadelesi veriyor. Hal böyle olunca mutlaka kazanmak zorunluluğu var ve kazanmaya mecburlar, kazanmakta da zorlanmadılar. İlk yarıyı 3-0 önde kapatarak kontağı kapattılar. İkinci yarı formaliteden öteye gitmedi açıkçası ve doksan dakika bittiğinde hanesine 3 puanı yazdırarak Galatasaray’ı takibe devam etti.

İkinci yarıda Fenerbahçe kontrollü bir oyun ortaya koyarak istediği sonucu aldı. Girdiği pozisyonları iyi değerlendirerek galip gelirken, uzun zamandır eleştirilen varlığı ile yokluğu belli olmayan Kerem Aktürkoğlu attığı iki golle yıldızlaştı.

Kerem bu iki golle kendisini eleştirenlere en güzel yanıtı verdi, vermesine ama bence Benfica’daki futbolunun yanına bile yaklaşmış değil. Öyle ki oyunda kaldığı sürece bir var, bir yok. Mesele süreklilik ve devamlılık olduğuna göre Kerem’in bu sorunu biran önce çözmesi gerekiyor. Yoksa bu futbolu ile takımına bundan sonra da pek bir katkısı olmayacaktır.

Benim kafamın takıldığı konu Fenerbahçe’nin kazanıp öne geçerek Gençlerbirliği’nin direncini kırdığı penaltı pozisyonu oldu. Kırmızı siyahlı ekibin ceza sahası içindeki pozisyonda vücuttan sekip ele çarpan topa penaltı vermek bana göre büyük bir skandaldır. Öyle ki ligde buna benzer o kadar çok pozisyon var ki penaltının yanından bile geçmiyor.

Ben Beşiktaş maçlarını izleyen biri olarak bunun gibi o kadar pozisyonda lehine penaltı verilmedi ki akıl alır gibi değil. Ama mesele Galatasaray ile Fenerbahçe olunca takım rengine göre penaltı veriliyor ülkemizde yazık ki ne yazık, rezillik ki ne rezillik.

Yahu daha Pazar akşamı Beşiktaş maçında bariz gol 6 dakika inceleme sonrası verildi, yüzde yüzlük penaltısı verilmediği gibi VAR’a bile gidilmedi. Bu nasıl bir çelişkidir ki takımına göre penaltı, kırmızı kart veriyorsunuz? Sizin yatacak yeriniz yok haberiniz olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Kara Arşivi