Fırtınaya karşı direniş

Avrupa kupalarında Galatasaray ve Fenerbahçe ile ikide sıfır yaparak büyük hayal kırıklığı yaşarken, Beşiktaş ve Trabzonspor ise deplasmanda galip gelerek yüzümüz güldürdü.

Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'nde Hoffenheim karşısında elde ettiği 3-2'lik heyecan dolu galibiyet, hem gruptaki puan mücadelesi hem de takımın özgüveni açısından oldukça kıymetli bir adım oldu.

Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nin ikinci haftasında Almanya ekibi Hoffenheim'ı deplasmanda 3-2 mağlup ederek 2'de 2 yaptı. Siyah beyazlılarda Hyeon-Gyu Oh hem mücadelesi hem de 2 gol birden atarak galibiyetin baş mimarı oldu.

Futbol bazen sadece istatistiklerden ya da doksan dakikalık koşu mesafelerinden ibaret değildir. Bazen bir maç, bir takımın yeniden kendini hatırlama hikâyesidir. İşte Beşiktaş’ın Hoffenheim deplasmanında uzatma dakikalarına kadar süren nefes kesen mücadelede 3-2’lik galibiyete uzanması, tam olarak böyle bir hikâyeydi.

Galibiyeti getiren neydi derseniz taktik disiplin ve hücum cesaretini ön plana çıkarabiliriz. Çünkü oyun disiplinine doksan dakika sadık kalarak galip gelmek gerçekten büyük başarıdır.

Alman temsilcisi Hoffenheim, fizik kalitesi yüksek ve oyunu çabuk dikine oynayabilen, geçiş hücumlarında oldukça tehlikeli bir ekip. Nitekim maçın belirli bölümlerinde oyunu domine ettikleri, Beşiktaş savunmasını ciddi şekilde zorladıkları anlar oldu. Ancak bu seviyedeki Avrupa maçlarında kırılma anlarını belirleyen şey, baskı altındayken soğukkanlı kalabilmektir.

Beşiktaş, maçın ilk düdüğünden itibaren sahaya son derece kararlı bir duruş koydu. Orta sahadaki yardımlaşma, kanatların geri dönüşlerdeki disiplini ve hücum hattının yakaladığı fırsatları cömertçe harcamaması, galibiyetin temel taşlarını oluşturdu. Atılan 3 gol de tesadüf değil; Çalışılmış organizasyonların, doğru zamanlamayla buluşan bireysel yeteneklerin birer ürünüydü.

Bir diğer etken ise skoru korumaktan fazlasıydı bana göre. Çünkü genelde bizim takımlarımız Avrupa kupalarında öne geçmesine karşın skor üstünlüğünü bir türlü koruyamıyordu. Hoffenheim karşısında 2-2’ye gelen ya da rakibin baskısını iyice hissettirdiği anlarda Beşiktaş’ın oyundan düşmemesi, belki de gecenin en değerli kazanımıydı.

Son yıllarda Avrupa kupalarında skor avantajını koruma veya geri dönüş yapma konusunda yaşanan kırılganlık, bu maçta yerini dirençli bir tepkiye bıraktı. Üçüncü golün gelişi ve son düdüğe kadar sergilenen savunma mücadelesi, Siyah-Beyazlıların geninde var olan "pes etmeyen" ruhun yeniden sahalara yansımasıydı.

Galibiyetin bir diğer artısı ise sadece 3 puan değil, özgüven galibiyeti. Evet özgüven galibiyeti hem önemli kazanım hem de bundan sonraki maçlarda oyunculara ayrı bir güven katacaktır orası kesin bana göre.

Hoffenheim karşısında alınan 3-2’lik zafer, puan cetveline yazılan altın değerindeki üç puandan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu galibiyet; Teknik heyetin planının işlediğini, oyuncu grubunun birbiri için mücadele ettiğini ve Beşiktaş’ın Avrupa sahnesinde hâlâ söyleyecek çok sözü olduğunu gösterdi.

Şimdi yapılması gereken, bu maçta ortaya konan iştahı, disiplini ve mücadele gücünü bir standart hâline getirmek. Çünkü Beşiktaş, bu ruhla oynadığı sürece Avrupa'da her rakip için en çekinilen takımlardan biri olmaya devam edecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Kara Arşivi