Eyüp Kara
Kısıtlama mı, gerçek bir koruma mı?
Çocuklarımızı korumak için devletimiz yeni adımları bir bir hayata geçirmeye devam ediyor. Değerli Ulus Gazetesi okurları başta ülkemiz olmak üzere iyi niyetle kullanılmadığı zaman bütün dünyanın başına bela olan sosyal medya ile ilgili yürürlüğe giren yasayı çok olumlu buluyorum.
15 yaş altı için sosyal medya düzenlemesi yürürlüğü girdi çocukları koruması planlanan bu düzenlemenin olumlu yansımalarını yakın zamanda göreceğiz. Çünkü adeta bir çöplüğe dönüşen bu sosyal mecralar yavrularımızı olmadık zor durumlara düşürüyordu.
Sosyal medyanın hayatımızın merkezine yerleştiği, akıllı telefonların neredeyse doğuştan gelen bir uzuv gibi benimsendiği bir dönemden geçiyoruz. Yetişkinler bile bu dijital akışın ardı arkası kesilmeyen uyaranları, algoritmik tuzakları ve bilgi kirliliğiyle baş etmekte zorlanırken, zihinsel gelişimi henüz devam eden çocukların bu okyanusta tek başına bırakılması uzun süredir büyük bir kaygı kaynağıydı. Son günlerde yürürlüğe giren ve 15 yaş altı bireyler için sosyal medya kullanımını sınırlandırmayı hedefleyen yeni düzenleme, tam da bu kronikleşmiş probleme karşı atılmış cesur ve kritik bir adım olarak karşımızda duruyor.
Yıllardır süregelen "çocukları koruma" tartışmaları, genellikle ebeveynlerin bireysel çabalarına veya platformların kendi kendine denetim mekanizmalarına bırakılmıştı. Ancak ekran süresini sınırlamak, bildirim seslerini kapatmak veya "yasak elma" psikolojisiyle çocukları tamamen mahrum bırakmak ev içindeki huzuru korumaya yetmiyordu. Çünkü karşımızda sadece zararsız eğlence araçları değil; en zeki mühendisler ve psikologlar tarafından tasarlanmış, dopamin döngüleri üzerinden çocukların dikkatini esir alan devasa yapılar var.
15 yaş altı düzenlemesi, bu noktada sorumluluğu sadece ailelerin omuzlarından alıp kamusal bir koruma kalkanına dönüştürmesi açısından oldukça kıymetli. Sokakta oynamanın, bisiklete binmenin, yüz yüze sosyalleşmenin yerini alan o karanlık ve denetimsiz dijital sokaklar; çocukları sadece zaman hırsızlığıyla değil, aynı zamanda siber zorbalık, yaşlarına uygun olmayan içerikler ve mahremiyet ihlalleriyle de baş başa bırakıyordu. Bu yasal çerçeve, "çocukların dijital reşit olmayışı" gerçeğini resmi olarak kabul ediyor ve sanal dünyanın da tıpkı fiziksel dünya gibi kuralları olması gerektiğini hatırlatıyor.
Şimdi burada şöyle bir soru gündeme gelebilir kısıtlama mı, gerçek bir koruma mı? Bana göre bu bir koruma olacaktır.
Her yeni düzenlemede olduğu gibi bu adımın da eleştirmenleri, çocukların teknolojiye erişiminin engellendiğini ve dijital dünyadan koparılacaklarını savunuyor. Oysa mesele bir yasaktan ziyade, yaşa uygun bir rehberlik ve güvenli alan yaratma meselesidir. Nasıl ki ehliyetsiz bir çocuğun trafiğe çıkmasına, ruhsatlı bir silahın veya zararlı maddelerin çocukların erişimine sunulmasına izin verilmiyorsa; zihinsel sağlığı en az fiziksel sağlık kadar tehdit eden algoritmik çarkların da bir yaş sınırına tabi tutulması hayati bir zorunluluktur.
Bu düzenleme, çocukların dijital düşmanlığından ziyade onların merak duygusunu ve öğrenme süreçlerini korumayı amaçlamalıdır. Çocuklarımızın ekran bağımlısı bireyler yerine, teknolojiyi tüketen değil üreten, gerçek dünyada bağ kurabilen sağlıklı bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur.
15 yaş altı için getirilen bu sosyal medya düzenlemesi, tek başına her şeyi çözmeyecek elbette; yasalar birer çerçevedir, asıl dönüşüm toplumsal farkındalıkla mümkündür. Ancak bu hamle, devasa teknoloji şirketlerine "Çocuklarımız sizin kar marjlarınızdan ve veri madenciliğinizden daha değerlidir" diyebilmenin ilk ve en somut adımıdır.
Çocuklarımızı ekranların ötesinde bir hayata, gerçek kahkahaların ve somut dostlukların olduğu bir dünyaya yeniden davet etmek için geç bile kaldık. Şimdi bu düzenlemeyi doğru okumak, okullarla, ailelerle ve toplumsal yapıyla destekleyerek geleceğimizin teminatı olan yavrularımızı sanal dünyanın kuralsızlığından koruma vaktidir.
Bu konuda özellikle merak ettiğiniz veya makalede daha derinlemesine işlememi istediğiniz spesifik bir açı (örneğin okullardaki yansımaları veya platformların alacağı olası önlemler) var mı?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.