Eyüp Kara
Hikâye o kadar kötü değil
A Milli Futbol Takımımız, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'taki dördüncü maçında deplasmanda İtalya'ya 3-1 mağlup oldu. Millilerimiz ilk kez mücadele ettiği A Ligi’nde oynadığı dört maçta da sıfır çekti.
A Milli Takımımız, Dünya Kupası şokunu üzerinden atmadan bu kez UEFA Uluslar A Ligi’nde umutla başladığı yolculuğunu şimdiden tamamlamış görünüyor. Dört maçta 10 golü kalemizde görürken rakip filelere sadece 2 gol atarak hayal kırıklığı yarattı benim nazarımda.
Değerli Ulus Gazetesi okurları İtalya maçı ile ilgili görüş ve değerlendirmemi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Hani bazen öyle durumlar vardır ki kelimelerle açıklanamaz fakat futbolda bazen skor, sahada yaşananların tamamını anlatmaz.
İtalya karşısında 3-1 kaybettik. Tabelaya bakan biri, rahat bir İtalya galibiyeti ve bizim için kötü geçen bir 90 dakika olduğunu düşünebilir. Oysa maçı izleyenlerin gördüğü tablo biraz daha farklıydı.
Evet, kaybettik. Evet, kalemizde üç gol gördük. Ama uzun bölümler boyunca oyunun içinde kaldık, mücadeleden kopmadık ve rakibe teslim olmadık.
Asıl can sıkıcı olan da belki bu. Can sıkıcı bir durum olmasına karşın umutlanmak, umutlu olmak bana çok uzak geliyor maalesef.
Çünkü kötü oynayıp kaybetmek bazen daha kolay kabullenilir. “Bugün olmadı” dersiniz, eksiklerinizi görürsünüz ve önünüze bakarsınız. Fakat iyi mücadele ettiğiniz, zaman zaman rakibe üstünlük kurduğunuz bir maçtan 3-1 mağlup ayrılmak, insanın içinde daha fazla soru bırakıyor.
İtalya gibi futbol kültürü güçlü, oyunun kritik anlarını yönetmeyi bilen bir takım karşısında en küçük hatanın bile bedeli ağır oluyor. Biz de bunun bedelini ödedik.
Maçın belli bölümlerinde topu daha iyi kullandık. Rakip kaleye gitmekten çekinmedik. Oyunun temposunu zaman zaman yükselttik. Fakat futbol sadece iyi oynamakla kazanılmıyor. Hele karşınızda İtalya varsa…
İtalya, fırsatları değerlendirme konusunda bizden daha acımasızdı. Bizim iyi oynadığımız anlar vardı; onların ise skoru belirleyen anları… İşte aradaki fark da burada ortaya çıktı.
Bu yenilgiden çıkarılması gereken en önemli ders, “Her şey kötüydü” demek değil. Tam tersine, kötü olmayan bir oyunun neden 3-1'lik mağlubiyetle sonuçlandığını anlamak gerekiyor.
Savunmada daha dikkatli olmak, yakaladığımız fırsatları daha iyi değerlendirmek ve maçın kırılma anlarında daha soğukkanlı davranmak zorundayız.
Çünkü büyük takımlarla aramızdaki mesafe artık sadece oyun kalitesiyle ölçülmüyor. O mesafe, detaylarda ortaya çıkıyor. İtalya karşısında o detayların çoğunda geride kaldık.
Ama bu mağlubiyetin ardından başımızı öne eğip “Bizden bir şey olmaz” demenin de hiçbir anlamı yok. Mesele umutlu olmak fakat A Milli Takımımız yanlış oyun kurgusu ile ilerisi için ışık yakmıyor.
Tam tersine… 3-1'lik skorun içinde, üzerine koyabileceğimiz bir oyun var.
Eksiklerimizi görürsek, hatalarımızdan ders çıkarırsak ve mücadele gücümüzü korursak bu yenilgi bir son değil, önemli bir ders olabilir.
Futbolda bazen bir mağlubiyet, geleceğin takımını kurmak için kazanılmış bir tecrübedir. Evet önemli oyuncularımızın sarı kart cezalısı olması olumsuz etkilemiştir fakat buna takılıp kalmak ilerisi için hayal kırıklığı olmaktan öteye gitmez.
İtalya karşısında kaybettik. Ama sahada kaybolmadık. Şimdi mesele, bu 3-1'in sadece bir skor olarak kalmasına izin vermemek. Çünkü iyi oynadığımız bir maçtan yenilgiyle ayrılmak üzücü olabilir. Asıl üzücü olan, iyi oynadığımızı düşünüp aynı hataları tekrar etmektir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.