Rahmet dilemek neden bu kadar zor?

Bir insan hayatını kaybediyor. Geride gözü yaşlı bir aile, yarım kalmış hayaller, söylenememiş sözler ve kocaman bir boşluk kalıyor. Acının en derin yaşandığı o anlarda, geride kalanların duymak istediği tek şey bazen birkaç kelimeden ibaret: “Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.”

Son zamanlarda bir başka ifadeyle daha sık karşılaşıyoruz: “Işıklar içinde uyu…”

Peki, bir insana rahmet dilemeyi neden bu kadar zorlaştırdık? Neden ölümün karşısında bile kelimelerimizi seçerken inancımızdan, geleneklerimizden ve bizi biz yapan değerlerden uzaklaşmaya başladık?

Elbette herkesin inancı, dünya görüşü ve kendini ifade etme biçimi farklı. Kimsenin yasını nasıl tutacağına, kaybettiği insanı hangi sözlerle anacağına karışamayız. “Işıklar içinde uyu” demek de bir insanın sevgisini, özlemini ve hüznünü anlatma biçimi olabilir. Mesele, bir ifadeyi diğerinden üstün tutmak değil; kendi değerlerimizi ifade etmekten neden çekindiğimizi sorgulamak.

Bizim kültürümüzde ölüm, yalnızca bir vedadan ibaret değil. Bir dua, bir helallik, bir rahmet dileği. Cenazenin ardından söylenen “Allah rahmet eylesin” sözü, sadece bir alışkanlığı barındırmıyor. İçinde inanç var, merhamet var, geride kalanlara teselli verme çabası var. Bir insanın ardından edilen dua, onun için yapılabilecek en samimi iyiliklerden birisi.

Öyleyse neden bu kadar çekingeniz?

Acaba farklı görünmek, çağın gerisinde kalmış sayılmamak ya da başkalarının düşüncelerinden çekinmek mi bizi kendi dilimizden uzaklaştırıyor? Sosyal medyada herkesin kullandığı ifadeleri sorgulamadan benimserken, yıllardır dilimizde yaşayan dualarımızı söylemekten neden imtina ediyoruz?

Unutmayalım ki kelimeler yalnızca seslerden oluşmaz. Kelimeler, bir toplumun hafızasını, kültürünü ve değerlerini taşır. Bir taziye mesajı da sadece ekrana yazılan birkaç sözcük değil; acılı bir insana uzatılan görünmez bir eldir.

Ancak bu eli uzatırken samimiyeti de unutmamalıyız. İçtenlikle söylenen bir başsağlığı, ezberden yazılmış yüzlerce cümleden daha kıymetli. İster dua edelim ister sevgimizi başka sözlerle anlatalım, önemli olan acıyı küçümsememek, yas tutanı incitmemek ve insanlığımızı kaybetmemek.

Benim dileğim çok açık: İnancımızı yaşamaktan, değerlerimizi ifade etmekten ve birbirimize dua etmekten çekinmeyelim. Bir insanın ardından rahmet dilemek, geride kalanlara sabır temennisinde bulunmak bizi eksiltmez; aksine, yüceltir. Bazen en büyük mesele, söyleyecek söz bulamamak değil; yüreğimizde taşıdığımız değerleri söylemekten çekinmektir.

Çünkü ölüm karşısında hepimiz aynı gerçeğin önünde duruyoruz: Hayat geçici, insanlık kalıcı...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nursu YILDIZ Arşivi