Nursu YILDIZ
Okul Zili Çalmadan Önce
Eylül geldi… Sokakların havası değişti, yazın rehaveti yavaş yavaş yerini tatlı bir telaşa bıraktı. Bir yanda okul çantaları, defterler, kalemler; diğer yanda çocuklarının yeni bir eğitim yılına başlayacak olmasının heyecanını yaşayan anne babalar…
Okulların açılmasına sayılı günler kala evlerde hummalı bir hazırlık var. Çantalar seçiliyor, eksik kırtasiye malzemeleri tamamlanıyor, okul kıyafetleri gözden geçiriliyor. Ama bu hazırlığın içinde artık yalnızca heyecan yok. Bir de hesap kitap var.
Bir zamanlar bir çocuğun okul alışverişi, birkaç defter, kalem, silgi ve yeni bir çantadan ibaretti. Yeni alınmış ayakkabının kokusu, ütülenmiş önlük ve çantanın içine özenle yerleştirilen kitaplar… Çocuk için dünyanın en güzel heyecanlarından biriydi.
Bugün ise anne babalar, çocuklarının yüzündeki mutluluğu görmek isterken fiyat etiketlerine bakıp derin bir iç çekiyor. Bir çantanın, bir çift ayakkabının, birkaç defter ve kalemin bile aile bütçesinde ciddi bir karşılığı olabiliyor. Hele birden fazla çocuğu olan aileler için okul hazırlığı, duygusal olduğu kadar ekonomik bir sınava da dönüşebiliyor.
Geçenlerde bir kırtasiyenin önünden geçerken küçük bir çocuğun annesine, “Anne, bu kalemi alabilir miyiz?” diye sorduğunu duydum. Çocuğun gözleri ışıl ışıldı. Annesi ise fiyat etiketine baktı, birkaç saniye sustu ve başka bir kalemi göstererek, “Bunu alsak olur mu?” dedi.
Çocuk itiraz etmedi. Belki de o an annesinin yüzündeki mahcubiyeti anlamıştı. İşte çocukların büyümek zorunda kaldığı anlar bazen böyle sessiz yaşanıyor.
Oysa okul, yalnızca ders kitaplarından ve sınavlardan ibaret değil. Okul; arkadaşlık demek, paylaşmak demek, hayal kurmak demek. İlk öğretmeni hatırlamak, ilk arkadaşınla aynı sırayı paylaşmak, teneffüs zilini beklemek demek.
Ve biz yetişkinlere düşen en önemli görevlerden biri, çocukların bu güzel duygularını ekonomik kaygıların gölgesinde bırakmamak.
Bir çocuğun okul çantasının markası, ayakkabısının fiyatı ya da kaleminin hangi mağazadan alındığı onun değerini belirlemez. Çocukların ihtiyacı gösteriş değil; sevgi, güven ve fırsat eşitliğidir.
Şimdi okul zili çalmaya hazırlanıyor. Kimi çocuk heyecanla çantasını sırtına takacak, kimi ilk kez okul kapısından içeri girecek. Anne babalar ise hem gururla hem de biraz endişeyle onları uğurlayacak.
Dilerim bu eğitim yılı bütün çocuklara yalnızca başarı değil, güzel dostluklar, unutulmaz anılar ve umut getirsin.
Çünkü her çocuğun çantasında defter ve kalem kadar, geleceğe dair bir hayal de var.
Ve o hayali korumak hepimizin sorumluluğu...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.