Aysel Ayşe Aygün Özer
Okullar Açılıyor, Peki Devlet Çocuklar İçin Ne Kadar Hazır?
Okulların açılmasına sayılı günler kaldı.
Çocuklar yeni eğitim yılına hazırlanıyor. Çantalar, defterler, kalemler, boyalar, dosyalar… Her öğrencinin okul hayatı için ihtiyaç duyduğu temel malzemeler yeniden gündemde.
Fakat burada artık sadece kırtasiye alışverişinden söz etmemeliyiz.
Burada konuşmamız gereken daha büyük bir mesele var:
Devlet, okula başlayan her çocuk için bir eğitim bütçesi ayırmalı mı?
Bence ayırmalı.
Çünkü eğitim yalnızca okul binasını yapmak, öğretmen görevlendirmek ve ders programı hazırlamak değildir.
Bir çocuğun eğitim hayatına başlarken ihtiyaç duyduğu temel kırtasiye malzemelerini karşılayabilmesi de eğitim politikasının bir parçasıdır.
Devlet, okula başlayan her öğrenci için belirli bir bütçe oluşturabilir.
Bu bütçe doğrudan kırtasiye desteği olarak kullanılabilir. Defterinden kalemine, boyasından diğer temel okul ihtiyaçlarına kadar öğrencinin eğitim yılına gerekli malzemelerle başlaması sağlanabilir.
Bu bir lütuf değildir.
Bu, çocuklara ve eğitime yapılan bir yatırımdır.
Devletin geleceğe yaptığı yatırım yalnızca büyük projelerle ölçülmez.
Bazen bir çocuğun elindeki kalemdir geleceğin yatırımı.
Bazen boş bir defterin ilk sayfasıdır.
Siyasetçiler her fırsatta çocuklarımızın geleceğimiz olduğunu söylüyor.
Öyleyse bu sözün karşılığı da olmalı.
Çocuğun eğitim hakkını yalnızca “okula gidebilmek” olarak görmemeliyiz.
Eşit şartlarda eğitim alabilmek de bu hakkın bir parçasıdır.
Okullar açılırken siyaset de biraz kürsülerden inip okul çantalarının içine bakmalı.
Çünkü eğitim politikası sadece rakamlardan ve bütçe tablolarından ibaret değildir.
O bütçenin karşılığında sınıfa giren bir çocuk vardır.
Ve o çocuğun elindeki kalem, aslında ülkenin geleceğini yazmaktadır.
Çocuklarımızın geleceğinden söz etmek kolay. Asıl mesele, o geleceğin ilk sayfasını açan çocuğun eline kalemi kimin verdiğidir.
Devlet, okula başlayan her çocuk için kırtasiye bütçesi ayırmalıdır.
Çünkü eğitimde fırsat eşitliği, yalnızca herkesin aynı okula gitmesi değildir; her çocuğun eğitimine aynı imkânlarla başlayabilmesidir.
Çocuklarımızın geleceğini konuşuyorsak, bunun bedelini yalnızca ailelerin omuzlarına bırakmamalıyız.
Gelecek çocuklarınsa, yatırım da çocuklara olmalı.
Ders kitapları ve öğretmenin mesleki özgürlüğü
23 Ekim 2026 Cuma 01:00Açık uçlu sorular ve yapay zekâ: Peki ya yanlış değerlendirilirsek?
22 Ekim 2026 Perşembe 01:00Önce eğitimin altyapısı, sonra sınav!
20 Ekim 2026 Salı 01:00Laikliği anlamadan birbirimizi yargıladık
19 Ekim 2026 Pazartesi 01:00Bir Başörtüsü, Bir Çocuk ve Koca Bir Vicdan Meselesi
15 Ekim 2026 Perşembe 01:00Seçmenin oyuyla gelen başkan, partisini değiştirince ne olur?
10 Ekim 2026 Cumartesi 01:00Gündemi kim belirliyor?
09 Ekim 2026 Cuma 01:00Okullarda bıçak, çantalarda silah: çocuklar kimin korumasında?
08 Ekim 2026 Perşembe 01:00Bir festivalden fazlası: TEKNOFEST
07 Ekim 2026 Çarşamba 01:00Adaletin partisi olur mu?
06 Ekim 2026 Salı 01:00
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.