Aysel Ayşe Aygün Özer

Aysel Ayşe Aygün Özer

Adaletin partisi olur mu?

Bir ülkede adaletin en önemli sınavı, suçlanan kişinin kim olduğudur.

Daha doğrusu, kim olduğuna bakmadan aynı teraziyi kullanıp kullanamadığınızdır.

Bugün Türkiye'nin gündeminde milyarlarca lirayı, yüz binlerce yatırımcıyı ve ciddi mağduriyet iddialarını ilgilendiren bir fon soruşturması var.

Peki vatandaşın kafasındaki soru ne?

“Bu işin içinde siyasetin güçlü isimlerine uzanan bir halka varsa, hukuk yine aynı kararlılıkla işleyecek mi?”

İşte asıl mesele burada.

Çünkü Türkiye'de yıllardır muhalefetten bir siyasetçinin, bir belediye başkanının ya da iktidar karşıtı bir ismin adı bir soruşturmada geçtiğinde, kamuoyu günlerce “Hesap sorulsun!” diye ayağa kalkıyor.

Haklı olarak...

Suç varsa elbette soruşturulmalı.

Hukuk varsa elbette işletilmeli.

Ama hukuk yalnızca siyasi rakiplere karşı sert, kendi çevresine karşı temkinli olursa bunun adı adalet olmaz.

Adalet, kişiye göre şekil değiştirmeyen terazidir.

Bugün fon soruşturmasında adı geçen herkes için aynı sorular sorulmalıdır:

Kim ne yaptı?

Kim ne kazandı?

Kim kimin parasını yönetti?

Kim önceden bilgi sahibiydi?

Kim siyasi nüfuzunu kullandı?

Ve en önemlisi:

Kim gerçekten suç işlediyse, hangi partiden olduğuna bakılmaksızın hesabını verecek mi?

Çünkü mesele AK Parti'yi karalamak değildir.

Tam tersine...

Eğer ortada gerçekten bir suç varsa, bunun hesabının sorulması AK Parti'yi karalamaz; AK Parti'nin kendi içindeki yanlışları temizlemesi, partiye ve devlete duyulan güveni güçlendirir.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın partisinin adı üzerinden kimseye peşinen suç isnat edilmemeli.

Ama aynı şekilde, birinin iktidar partisinden olması da onu sorgulanamaz hâle getirmemeli.

Bir başkası yapsa “hırsızlık” diye bağıracağımız bir şeyi, kendi tarafımızdan biri yaptığında “bekleyelim, görelim” demek de adalet değildir.

İşte Türkiye'nin ihtiyacı olan şey tam olarak budur:

Ne muhalefete ayrı hukuk...

Ne iktidara ayrı hukuk...

Ne zengine ayrı hukuk...

Ne fakire ayrı hukuk...

Tek hukuk.

Çünkü vatandaşın cebinden çıkan para hangi partinin gölgesinde kaybolursa kaybolsun, sonunda yine vatandaşın alın teridir.

Ve vatandaş artık şunu bilmek istiyor:

“Bu ülkede gerçekten güçlü olan hukuk mu, yoksa güçlü olanın hukuku mu?”

Bu sorunun cevabı, yalnızca fon soruşturmasının değil, siyasetin de geleceğini belirleyecektir.

Çünkü adalet bir gün herkese lazım olur.

Ve unutulmamalıdır:

Bir partiyi asıl karalayan, partisinden birinin suç işlemesi değil; suç varsa üzerinin örtülmesidir.

Eğer suç yoksa, soruşturma bunu ortaya çıkarsın.

Eğer suç varsa, hukuk gereğini yapsın.

Ama kim olursa olsun...

Sandıkta oy veren vatandaşın devletten beklediği tek şey budur: Aynı suça aynı hukuk, aynı yanlışa aynı hesap.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aysel Ayşe Aygün Özer Arşivi