Aysel Ayşe Aygün Özer

Aysel Ayşe Aygün Özer

Bir milletin kalbinde duran saat: 09.05

Bazı vedalar vardır, üzerinden yıllar geçse de insanın yüreğinde ilk günkü acısıyla durur. Bazı ayrılıklar vardır ki zaman geçtikçe eksilmez, aksine bir milletin hafızasında daha da derinleşir. 10 Kasım, işte böyle bir vedanın adıdır.

Her yıl 10 Kasım sabahı saatler 09.05'i gösterdiğinde yalnızca saatler durmaz; sokaklarda bir sessizlik, yüzlerde bir hüzün, milyonlarca insanın yüreğinde tarifsiz bir özlem belirir.

Bir siren sesi yükselir. Kimi başını öne eğer, kimi gözlerini kapatır, kimi de yıllar önce yaşanmamış bir ayrılığın acısını bile içinde hisseder. Çünkü bazı insanlar yalnızca yaşadıkları döneme değil, kendilerinden sonraki nesillerin kaderine de iz bırakırlar.

Mustafa Kemal Atatürk'ün vedası, bir insanın hayata gözlerini yummasından çok daha fazlasıdır. Bir milletin bağımsızlık mücadelesine ömrünü adamış, karanlığın içinden bir ülkenin geleceğine ışık tutmuş bir liderin aramızdan ayrılışıdır.

10 Kasım 1938...

Dolmabahçe'de bir milletin yüreğine ağır bir hüzün çöktü. O gün Türkiye yalnızca bir liderini değil, bağımsızlık mücadelesinin mimarını, Cumhuriyet'in kurucusunu ve geleceğe dair büyük hayaller kuran bir devlet adamını kaybetti.

Aradan on yıllar geçti. Takvimler değişti, kuşaklar değişti, çocuklar büyüdü. Fakat 10 Kasım'ın anlamı değişmedi.

Bugün Atatürk'ü hiç görmemiş çocuklar da onun için saygı duruşunda bulunuyor. Çünkü tarih bazen kitaplardan öğrenilir ama bazı değerler nesilden nesile yürekten aktarılır.

Atatürk'ü anmak, yalnızca bir dakikalık saygı duruşuna sığdırılabilecek bir görev değildir. Onu anlamak; Cumhuriyet'in değerini bilmek, aklın ve bilimin ışığında yürümek, bağımsızlığın kıymetini korumak ve gelecek nesillere daha aydınlık bir ülke bırakabilmektir.

Belki de en büyük vefa budur.

Her 10 Kasım'da gözlerimiz Dolmabahçe'ye, Anıtkabir'e, geçmişin o hüzünlü sabahına çevrilirken kendimize de bir soru sormalıyız:

Biz, bize emanet edilen Cumhuriyet'in değerini ne kadar koruyabiliyoruz?

Çünkü bir liderin ardından tutulabilecek en anlamlı yas, onun hayallerini yaşatmaktır.

Saatler yine 09.05'i gösterecek. Sirenler yine çalacak. Bayraklar yine yarıya inecek. Milyonlarca insan yine aynı sessizlikte buluşacak.

Ve biz bir kez daha anlayacağız ki bazı vedalar ölümle tamamlanmaz.

Bazı insanlar gider ama fikirleri kalır. Bazı sesler susar ama bıraktıkları iz, bir milletin geleceğinde yankılanmaya devam eder.

Gidişinin üzerinden yıllar geçti Paşam… Fakat bu milletin hafızasında hâlâ 10 Kasım sabahı, hâlâ saat 09.05…

Saygı, minnet ve özlemle…

Ruhun şad olsun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aysel Ayşe Aygün Özer Arşivi