Aysel Ayşe Aygün Özer

Aysel Ayşe Aygün Özer

Açık uçlu sorular ve yapay zekâ: Peki ya yanlış değerlendirilirsek?

Yeni sınav uygulamalarıyla ilgili beni en çok düşündüren konulardan biri, açık uçlu soruların değerlendirilmesinde yapay zekânın kullanılması meselesidir.

Yapay zekâ eğitimde önemli fırsatlar sunabilir. Öğrencilerin cevaplarını incelemek, öğrenme eksikliklerini belirlemek ve öğretmenlere yardımcı olmak için teknolojiden yararlanılabilir.

Ancak teknoloji kullanılıyor olması, değerlendirme sürecinin kendiliğinden hatasız ve adil olacağı anlamına gelmez.

Diyelim ki altıncı sınıfa giden bir öğrenci, fen bilimleri dersindeki bir soruya bilimsel açıdan doğru bir cevap verdi. Fakat cevabını ders kitabındaki ifadeden farklı kelimelerle anlattı. Kullanılan sistem, bu cevabın anlamını doğru değerlendiremedi ve öğrenciye hak ettiğinden daha düşük bir puan verdi.

Şimdi soralım: Bu durumda ne olacak?

Öğrencinin cevabını yeniden inceletebileceği bir mekanizma var mı? Öğretmen, değerlendirmeye itiraz edebilecek mi? Veli, çocuğunun cevabının neden yanlış kabul edildiğini öğrenebilecek mi? Hatalı puanlama tespit edilirse bu puan düzeltilebilecek mi?

Bunlar teknolojiye karşı çıkmak için değil, çocukların hakkını korumak için sorulması gereken sorulardır.

Yapay zekâ, öğrencinin yerine karar veren ve sorgulanamayan bir otoriteye dönüşmemelidir. Öğrencinin cevabını anlamaya çalışan, farklı doğru anlatımları dikkate alan ve gerektiğinde insan değerlendirmesine başvuran bir sistem kurulmalıdır.

Çocuğun geleceğini etkileyen bir değerlendirme sürecinde şeffaflık, denetlenebilirlik ve etkili itiraz hakkı vazgeçilmez olmalıdır.

Bir öğrencinin doğru cevabı yanlış değerlendirilmişse bu hatayı düzeltebilmek, yalnızca bir puanı geri vermek değildir. Aynı zamanda çocuğun adalet duygusunu ve öğrenmeye olan güvenini korumaktır.

Çocukların başarısı yalnızca sınav kâğıdına sığmaz

Bir öğrencinin başarısını değerlendirirken yalnızca tek bir sınav sonucuna bakmak yeterli midir?

Öğrenciyi yıl boyunca gözlemleyen, hangi konularda geliştiğini ve nerelerde zorlandığını bilen öğretmenin değerlendirmesi neden göz ardı edilsin?

Öğretmenin mesleki bilgi ve deneyimi, öğrencinin gelişimini anlamak açısından önemli bir kaynaktır. Ortak sınavlar uygulanabilir; ancak öğrencinin yıl boyunca gösterdiği çaba, gelişimi ve öğrenme ihtiyaçları da değerlendirme sürecinde dikkate alınmalıdır.

Burada amaç sınavları tamamen ortadan kaldırmak değildir. Amaç, sınavları çocukların gelişimine hizmet eden araçlar hâline getirmektir.

Çocukları sürekli ölçmek yerine onların öğrenmesini kolaylaştıran koşulları oluşturabiliyor muyuz? Sınavların sayısını artırırken öğrencilerin üzerindeki psikolojik yükü de düşünüyor muyuz?

Bunları sorgulamak, eğitime karşı olmak değil; eğitimin niteliğini önemsemektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aysel Ayşe Aygün Özer Arşivi