Misafirperverlik bizim diplomasi dilimiz

Dünyanın gözü günlerdir Türkiye'de. NATO zirvesi yalnızca liderlerin bir araya geldiği siyasi bir toplantı değil; aynı zamanda ülkelerin kültürlerini, karakterlerini ve dünyaya verdikleri mesajları sergilediği önemli bir buluşma. Türkiye ise bu zirvede yalnızca diplomatik başarısıyla değil, asırlardır değişmeyen en güçlü değeri olan misafirperverliğiyle de adından fazlasıyla söz ettirdi.

Bizim kültürümüzde misafir, "Tanrı misafiri" olarak görülür. Kapımızı çalanın kim olduğuna bakmadan soframızı paylaşmak, gönlümüzü açmak bize atalarımızdan miras kalan bir anlayıştır. Anadolu'nun dört bir yanında büyüyen çocuklar, eve gelen misafire önce su ikram etmeyi, sonra en güzel yeri göstermeyi öğrenerek yetişir. Çünkü misafir ağırlamak, yalnızca bir gelenek değil; millet olmanın da en güzel göstergelerinden biridir.

NATO zirvesine katılan devlet başkanları ve heyetler de işte bu anlayışın sıcaklığını hissetti. Kusursuz organizasyonun yanı sıra samimiyet, güler yüz ve incelik, Türkiye'nin en büyük gücünün sadece askeri ya da ekonomik kapasitesi olmadığını bir kez daha gösterdi.

Biz, gönül kazanmayı bilen bir milletiz.

Tarihimize baktığımızda da bunun sayısız örneğini görürüz. Selçuklu'ya Osmanlı'ya, Cumhuriyet'e uzanan köklü devlet geleneğimiz, yalnızca sınırlarını korumakla değil, insana öncelik veren medeniyet anlayışıyla da dünyaya örnek olmuştur. İşte bugün de aynı ruh yaşamaya devam ediyor.

Elbette güçlü ordular, gelişen teknoloji ve sağlam diplomasi önemli. Ancak unutulmamalı ki ülkelerin gerçek itibarı, insanına ve misafirine gösterdiği değerle de ölçülür. Türkiye'nin yumuşak gücü tam da burada ortaya çıkmakta. Bir fincan Türk kahvesi, yanında Türk lokumu, içten bir tebessüm ve samimi bir "Hoş geldiniz" bazen uzun müzakerelerin açamadığı kapıları aralayabilir.

Bugün dünyanın birçok bölgesinde savaşlar, krizler ve kutuplaşmalar yaşanırken Türkiye, hem masada söz söyleyen hem de gönüllerde yer edinen bir ülke olmayı sürdürüyor. Bu bir tesadüf değil; binlerce yıllık kültürümüzün ve milli karakterimizin eseri.

NATO zirvesi bir kez daha gösterdi ki Türkiye sadece stratejik konumuyla değil, güçlü devlet geleneği, köklü kültürü ve eşsiz misafirperverliğiyle de dünyanın saygısını kazanmakta. Bayrağımız dalgalandığı sürece insanımızın sıcaklığı ve milletimizin asaleti en büyük gücümüz olmaya devam edecek. Çünkü biz, misafirini baş tacı eden, dostuna güven, düşmanına korku veren ve gerektiğinde vatanı için tek yürek olmayı bilen büyük bir milletiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nursu YILDIZ Arşivi