Nursu YILDIZ
Dilimize Yeni Giren Trend: Okul Çeyizi
Okullar açıldı…
Sokaklarda yeniden çocuk sesleri yükselmeye, okul servisleri yollara düşmeye, sınıflar heyecanla dolmaya başladı. Bir yanda ilk günün telaşı, diğer yanda yeni kıyafetlerin, çantaların, kalemlerin heyecanı var.
Ama okulun açılması herkes için aynı duyguyu taşımıyor maalesef.
Kimi aileler çocukları için adeta bir “okul çeyizi” hazırlıyor. Marka marka kıyafetler, son model çantalar, çeşit çeşit kalemler, birbirinden gösterişli suluklar, beslenme çantaları… Bazen ihtiyaçların çok ötesine geçen alışverişler, sosyal medyada “kızımın-oğlumun okul çeyizi” pankartları eşliğinde gururla sergileniyor.
Elbette her anne baba çocuğuna en iyisini vermek ister. Bunun yanlış olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak bazen “en iyisi” ile “en gösterişlisi” arasındaki farkı unutuyoruz.
Çünkü aynı okulun kapısından içeri giren çocukların evlerindeki imkânlar aynı değil.
Bir çocuğun çantası yepyeni ve pahalıyken, başka bir çocuk geçen yıldan kalan çantasını kullanmak zorunda kalabiliyor. Birinin masasındaki onlarca renkli kalem, diğerinin elindeki birkaç kalemle yan yana duruyor.
Ve çocuklar, biz yetişkinlerden çok daha fazla fark ediyor.
Belki de en acı olan, maddi imkânı kısıtlı bir çocuğun ihtiyaç duyduğu şeyin yalnızca bir defter ya da ayakkabı olmaması. O çocuk, arkadaşlarının yanında kendisini eksik hissetmemek için bazen susuyor, istemiyor, söylemeye utanıyor.
İşte burada hepimize düşen bir sorumluluk var.
Çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılayalım ama bunu bir gösteriye dönüştürmeyelim. Sosyal medyada paylaştığımız her “okul alışverişi” görüntüsünün, başka bir evde nasıl bir duygu yaratabileceğini de düşünelim.
Çünkü çocuklarımızın mutluluğu, çantalarının markasında, ayakkabılarının fiyatında ya da kalem kutularının çeşitliliğinde değil.
Onların mutluluğu; kendilerini değerli hissetmelerinde, arkadaşları tarafından dışlanmamalarında ve eğitim yolunda önlerine maddi engeller çıkmamasında.
Belki bu okul döneminde bir çanta daha az gösterişli, daha uygun fiyatlı alabiliriz. Ama ihtiyacı olan bir çocuğa bir kalem, bir defter, bir mont ulaştırabiliriz.
Çünkü gerçek zenginlik, çocuğumuzun sahip olduklarını göstermek değil; başka bir çocuğun eksikliğini fark edebilmektir.
Yeni eğitim yılında çocuklarımızın çantaları değil, yürekleri eşit ağırlıkta olsun.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.