Nursu YILDIZ
Okullar çocukların korku değil, güven adresi olmalı
22 Eylül sabahı Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okulun çevresinde yaşananlar, çocukların dünyasına korkuyu bıraktı.
İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen silahlı saldırıda 11 öğrenci yaralandı. Yetkililerce yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu açıklandı. Şüpheli kısa sürede yakalanırken olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı.
Bu elim olayın bir başka önemli tarafı ise saldırının okul binasının içinde değil, öğrencilerin okula gittikleri sokakta gerçekleşmiş olması. Yani mesele yalnızca okul kapısından içeri girenlerin güvenliği değil; çocuklarımızın evden çıkıp okuldan dönene kadar karşı karşıya kalabileceği riskler.
Şimdi hepimizin sorması gereken sorular var.
Bir çocuk, ateşli bir silaha nasıl bu kadar kolay ulaşabiliyor?
Bir çocuğun şiddete yöneldiğini gösteren işaretler varsa bunları ne kadar erken fark edebiliyoruz?
Okul, aile, güvenlik birimleri ve toplum arasındaki iletişim yeterince güçlü mü?
Bu soruların cevaplarını yalnızca yaşanan olay üzerinden değil, çocuklarımızın geleceği açısından aramamız gerekli. Çünkü güvenlik sadece okul kapısında bekleyen bir görevliyle sağlanamaz. Güvenlik; aileden başlayan, okulda devam eden, çevrede sürdürülen ve toplumun tamamını içine alan bir sorumluluk.
Üstelik olayın ardından sosyal medyada hızla yayılan doğrulanmamış bilgilerin de ayrı bir tehlike oluşturduğunu gördük. Yetkililer soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi ve yanlış bilgilerin yayılmasının önlenmesi konusunda uyarılarda bulundu; saldırıyla ilgili yanıltıcı bilgi yaydığı belirlenen bazı sosyal medya hesapları hakkında da işlem yapıldı. Böylesi acı olaylarda bilgiye ulaşmak kadar, doğru bilgiyi paylaşmak da vatandaşlık sorumluluğu.
Çocuklarımız okula giderken ailelerinin aklında “Acaba bugün başına bir şey gelir mi?” sorusu olmamalı.
Okul koridorları korkunun değil; arkadaşlığın, öğrenmenin ve geleceğe hazırlanmanın sesiyle dolmalı.
Turgutlu'da yaralanan çocuklarımızın bir an önce sağlıklarına kavuşmasını diliyorum. Ancak dileğimiz bununla sınırlı kalmamalı.
Bu olay, çocuklarımızın güvenliği konusunda daha dikkatli, daha kararlı ve daha sorumlu olmamız için bir uyarı olarak görülmeli.
Çünkü bir çocuğun hayatını korumak, yalnızca ailesinin değil, hepimizin görevi.
Okullarımızın kapısından korku değil, umut girmeli. Çocuklarımızın eline kitap yakışır, silah değil.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.