Abdulkerim SOLAK

Abdulkerim SOLAK

Sendikalar hakları savunmalı

Ülkemizde pek çok sektörde işveren ve işçi arasında köprü kurulmasına öncü olan yüzlerce sendika bulunuyor. Geçtiğimiz 2025 yılında açıklanan verilere göre sendika sayısı 600 civarındadır.

Ek olarak, 2025 yılı Temmuz ayında açıklanan son verilere göre 17 milyon 500 bin civarında işçiden 2 milyon 500 bininin ise sendikalara üye olduğu açıklanmıştır.

Bu verilere baktığımızda, işçi sayısının ve sendika üye işçi sayısının arasına uçurum olduğunu görebiliriz.

Ayrıca 2024 yılında açıklanan verilerde ise, 16 milyon 900 bin işçiden sadece 2 milyon 500 bininin sendikaya üye olduğu ortaya çıkmıştı.

Tüm bunlara baktığımızda; işçi sayısının arttığını ancak sendika üyesi olan işçi sayısının aşağı yukarı sabit kaldığını görebiliriz.

İşte tam burada sendikanın işçiler üzerinde olan etkisi ön plana çıkıyor.

Haklarının savunulmadığını düşünen işçiler, sendika üyeliklerinden ayrılıyor veya sendikalar ile ilgili görüşlerinden dolayı sektör değiştirerek bunu savunmaya devam ediyor.

Ülkemizde, sendikaların her zaman işçi yanında olması talep ediliyor. Çünkü artan iş yükü, çalışma saatlerinin uzunluğu, izin ve iş hayatının getirdiği mağduriyetlerin direkt olarak çözülebileceğine inanan pek çok işçimiz var.

Ama sendikalar bu hakların yanı sıra; işçiyi ikna edememesi halinde işçinin sektör değişimi kaçınılmaz oluyor.

Durum böyle olunca da işçi ve sendika sayısı verileri birbirine uymuyor.

Ülkemizde sendikaların işçiler üzerinde direkt olarak etki sağlaması gerekiyor ise gerçek anlamda tüm faaliyet alanları ile işçilerin hakkını tepeden tırnağa savunması gerekiyor.

Eğer durum bu şekilde olmaz ise; işçilerin sendikalara olan inancı azalıyor ve haliyle sendika üye sayısı arttığı için sendikaların verdiği haklar da komik duruma düşüyor.

Öyle ki; geçtiğimiz gün bir sendika kendisine üye olan çalışanlara “termos” vereceğini duyurdu. Marketlerde işçi maaşının binde biri maliyete satışa sunulan termosun “hak” olarak görülmesi sosyal medyada geni yankı uyandırdı ve çalışanların gözün de o sendika artık “yok” hükmünde bile sayılabilir duruma geldi.

Çünkü çalışanlar sendikalardan haklarının savunmalarını beklerken sunulan imkân “termos” olduğunda manzara gerçekten inandırıcılık anlamında gri bulutlar ile kaplanıyor.

Bu yüzden, sendikalar gerçekten etkili bir hizmet vermek istiyor ise; ilk olarak işveren ve işçi arasında oluşan mağduriyetler üzerinden değerlendirmeler yaparak projelerini ve hak savunuculuklarını geliştirmelidir diye düşünüyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulkerim SOLAK Arşivi