Zafer Çam
Kur'an yaşam rehberi mi, tören kitabı mı?
Biz Kur'an'ı, hafızların ezberlediğini, Ramazanlarda mukabele yapılan, mevlitlerde okunan ve hatta ses yarışmalarına konu olan bir kitap haline mi getirildik?
Oysa Kur'an; Ezberlemek için değil, anlaşılmak ve yaşanmak için gönderildi.
Ramazan'da yapılan mukabeleler, yalnızca bir ayla sınırında kalmak için değil, o ayetlerin yılın geri kalanında da hayatımıza yön vermek için vardı.
Güzel sesle okunmuyor, güzel yaşanması asıl gayeydi.
Kur'an-ı Kerim, ferdin ve toplumun, her insan sınıfının, her devrin ve her memleketin hayatına rehberlik etmek için indirilmiştir.
Hükümet başkanından sade vatandaşa, kumandandan sokaktaki insana kadar herkes, içinde kendine dair bir yol olduğunu bildirdi.
Kur'an, Müslümanların hayat kitabıdır. Kur'an, Müslümanların yaşayanlarının ilahi bir rehberidir. Peki, biz bu kitaba nasıl yaklaşıyoruz?
Bir düşüneyim: Bir kitap düşünüyorsun ki; Ramazan'da okunuyor, cenazelerde ölülere okunuyor, düğünlerde, toplantılarda, siyasi olaylarda okunuyor, siyasilerin katıldığı iftar sofralarında “israf etmeyin” ayeti okunuyor.
Ticarethane açılışlarında, temel atma törenlerinde okunuyor, emam hatiplerde, Kur'an kurslarında, medreselerde ve ilahiyat fakültelerinde okutuluyor, hatimle teravihlerde okunuyor, hatta ses yarışmalarında kim daha güzel okuyor diye okunuyor.
Ne hikmetse, siyaset yok, ticarette yok, insani ilişkilerde yok, çarşıda, pazarda, alışverişlerde yok, ihalelerde yok, kanunlarda, hukukta yok, aileye göre, nafakada, mirasta yok, ekonomide, eğitimde yok, ahlâkta yok.
Sokakta, caddede, parkta, toplumsal alanlarda yok, yetimi doyurmakta, fakirin faizini gözetmekte yok, zalimlere karşı durmakta, mazlumun korunmasında yok.
Hayatın hiçbir alanında olmayan bir kitap, içinde var mıdır? Cenazen merasimlerinde, Kabirlerde ölülerin ruhuna okunmakta var.
Mevlitlerde, sünnetlerde, camilerde, televizyon kanallarında okunmakta var. Kutsal ve mübarek gecelerde okunmakta var.
Yoksa biz kitabımızı, kutsal gecelerde, mevlitlerde, cenazelerde ölülere okunan ama dirilere ne anlatılarak pek de kimseyle ilgilenmediği bir kitap haline mi getirildik?
Eğer Kur'an, sadece cenazelerde ölülere okunuyorsa; ama dirilere ne söylenerek ilgilenilmeyen bir kitap haline geldiyse, bu büyük bir kayıptır!
Hâlbuki Rabbimiz buyuruyor ki: "Ey Kur'an, insanları Hakk'a ulaştırır; helâl ile haramda ve din hükümlerinde hakkı bâtıldan ayırır..." (Bakara, 185).
"Kur'an-ı Kerim doğru yol gösterici, müminlere derecelerle kurtuluşu müjdeleyicidir" (Bakara, 97). "Bu Kur'an, akıl sahiplerinin ayetlerini derinlemesine düşünüp anlamaları ve ders almaları için, sana indirdiğimiz saadet kaynağı bir kitaptır" (Sâd, 29).
Kur'an, yaşayanların kendi alanının hürmetini eden, hüküm asla eskimeyen bir kitaptır. O, yalnızca okunmak için değil, yaşanmak için indirilmiştir.
Allah bizi affetsin! Kur'an'ı hayatımıza tekrar nasıl hâkim kılacağımızı düşünme zamanı gelmedi mi?
Ayıdan post, Amerika’dan dost olmaz!
11 Temmuz 2026 Cumartesi 01:00İlle de diploma değil, ille de zanaat
09 Temmuz 2026 Perşembe 01:00Söylemde mücahit, eylemde müteahhit
08 Temmuz 2026 Çarşamba 01:00Makamın büyüttüğü değil, kibrin küçülttüğü insanlar
06 Temmuz 2026 Pazartesi 08:26Bir şehre iz bırakmak…
04 Temmuz 2026 Cumartesi 01:00İnsanın alçak sarısı
02 Temmuz 2026 Perşembe 01:00CHP’li siyasetin dönerleri
30 Haziran 2026 Salı 01:00Ahlakı kaybeden toplum, geleceğini kaybeder
29 Haziran 2026 Pazartesi 01:00Kerbela bitmedi, Yezid de ölmedi
27 Haziran 2026 Cumartesi 01:00Herkes kendi hırsızını koruyor
26 Haziran 2026 Cuma 01:00
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.