
Ahmet Sandal
Cahid Sıdkı Bakışı Mı?/Cahit Sıtkı Bakışı Mı?
Hayat bakıştan ibarettir. Ve o bakışın senin hem Dünya mutluluğun ya da mutsuzluğun, hem Ahiret mutluluğun ya da mutsuzluğundur. Bakışın yanlışsa hemen düzelt onu.
Bir insan bakışının yanlış olduğunu nasıl anlayacaktır? Bunun kolay olmadığını söyleyebiliriz.
Özellikle de yaşadığımız bu çağda bakışımızın doğru mu, yanlış mı olduğunu anlamamakta çok zorlanırız.
Çünkü her kafadan bir ses çıkıyor ve mevcut bu toplum yapısı bizi aldatıyor.
Mevcut toplum yapısı daha çok Dünyacı bakış yani sırf yaşamak, ne olursa olsun “yaşamak”, hazcı, keyif üzerine kurulmuş bir toplum yapısıdır.
Bu bakış açısı “ölümden” öcü gibi korkar. Ölüm onlar için “kabustur.” Gerçekten de yaşı 60’ı, 70’i, 80’i geçmiş, “hazcı, keyifçi ve ne olursa olsun yaşamak” fikrine sahip Dünyacı insanları izliyorum. Doktordan doktora, hastaneden hastaneye koşuyor. “Doktorum şunu tavsiye etti, doktorum şöyle şöyle dedi” diyerek gözleri de fıldır fıldır oynayarak öyle bağlanıyorlar ki Dünya’ya, şaşmamak mümkün değil.
Ey Zavallı Dünyaperest! Senin doktorunun verdiği ilaçlar ve söylediği tavsiyeler ile “yaşasan yaşasan iki, üç, dört, diyelim ki, 10 yıl daha” yaşadın. “ölüm senin malum ve değişmez akıbetin.” Bırak doktoru, bırak hastaneyi, sen ölüme hazırlan ölüme hazırlan.
Ölümden o kadar da korkma. Ölümü öyle kabus gibi görme. Şunu asla unutma, “ölüm her zaman bir kabus” değildir. Ölüm ancak imansızlar için bir kabustur. Ölüm ancak, “bu Dünya’da benim canlı vücudumun üzerine güneş doğsun da ne olursa olsun diyerek, öylesine, bomboş yaşayanlar” için kabustur.
Bu bakış bize göre bir bakış değildir. Biz yaşamak, nasıl olursa olsun yaşamak fikrinde değiliz. Bazıları bu fikirde “yaşamak, nasıl olursa olsun yaşamak” fikrindedir
Cumhuriyet döneminin şairlerinden biri var. İsmi Cahit Sıtkı Tarancı. İşte o bu fikirde.
Ünlü Şair Cahit Sıtkı Tarancı isminin ve soy isminin gösterdiği istikamette yaşasa idi mutlu olacaktı. Ancak, isminin ve soy isminin gösterdiği istikamette yaşamadı, mutsuz oldu, erken öldü.
Cahid demek mücadele içinde olan demektir. Sıdkı demek doğruluk içinde olmak demektir. Cahid Sıdkı olursan “gün doğmuş, gün batmış” mühim değil ezel bizimdir” diye aynı Necip Fazıl Kısakürek Üstadımız gibi seslenirsin. Ancak Cahit Sıtkı olursan yani Şair Cahit Sıtkı Tarancı gibi “yalnız Dünyacı olursan, Ahiretten bigane yaşarsan, “öleceğim” diyerek korkarsan mutlu olmazsın. Zaten Cahit Sıtkı bu bakış açısıyla mutlu olamadı. “Yaş otuz beş, yolun yarısı eder” dedi, ancak, ne acıdır ki kırkaltı yaşında öldü.
Evet, “Otuz Beş Yaş” isimli şiirin yazarı Cahit Sıtkı Tarancı ölümden çok korkardı. Dünya’yı çok severdi. Erken yaşta öldü. O şiirin ilk ve son kıtası şöyledir:
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
....
N'eylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.
Aynı şair yine “ölüm korkusu” ile şöyle söyler bir şiirinde.
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!
Dünyacı bakış açısıyla diyor ki şair; “bu Dünya’da hiç ölmeyeyim, Dünya’daki tüm acıları çekeyim.” Ancak yaşayayım.” Esasında böyle bir maksadı, yani “yaşamak, nasıl olursa olsun yaşamak” maksadını anlamak mümkün değil. Anlaşılır gibi değil. Yani bunu imanlı bir insan anlamayadığı gibi akıllı her kişi de anlayamaz. “Elbette bu sözler nereden baksan çelişkili ve nereden baksan tutarsız.” Biz mü’minler” hayata şöyle bakarız ve sağlam bakış açısı budur. “Az da yaşasan, çok da yaşasan, Allah’ın emirleri doğrultusunda ve mücadele içinde yaşa ve Ahirette Cennete kavuş.” Bu Cahid Sıdkı bakışıdır. Bize Cahit Sıtkı bakışı değil Cahid Sıdkı bakışı gerektir.
Şunu hassaten belirtelim. Cahid Sıdkı ve Cahit Sıtkı aynı manaya gelir. Osmanlıca orijinali Cahid Sıdkı ve bu isim günümüz Türkçesi ile Cahit Sıtkı şeklinde yazılıyor.
Biz de bu yazıda, kendimize göre bir böyle bir başlık seçtik ki, dikkat çeksin ve okunsun. Cahid Sıdkı Bakışı mı? Cahit Sıtkı Bakışı mı? başlığının maksadı budur.
Evet, bu yazıda u noktayı sizlerin de dikkatine sundum. Mutlu olmak için Cahid Sıdkı olmak gerektir. Cahit Sıtkı değil.
Bizim mutluluk anlayışımız sonuca odaklı değildir, bizim mutluluk anlayışımız sebeplere odaklıdır. Sebeplere müracaat ettiysen, elinden geleni yaptıysan (mücadele ettiysen) ve sıdk (doğruluk) içinde olduysan mutlusun. Yani bu Dünya’da sonuç ne olursa olsun mutlusun. Çünkü bu halde olduğunda zaten Ahirette Allah sana dilediğini verecek. O dilek cennettir.
Allah'ın Kur'an'ında ve Peygamber'in (asm) Hadisler'inde "sizden başarı ve zafer bekliyorum" şeklinde hiç bir beyan ve ibare bulamazsanız. Kur'an'da ve Hadisler'de baştan sona mücadele ve doğruluk emredilir, tavsiye edilir. Bizden Cahid Sıdkı olmamız beklenmektedir. Allah'ın (cc) ve Peygamber'in (asm) bizden beklediği ve istediği, bu ikisidir.
Öyleyse Ey Kardeşim! Başarılı olmaya odaklanma. Mücadeleci ol ve doğruluk içinde bulun. Bunu yaparsan, bunu sağlarsan mutlusun. Bunu sağlamak için Cahid Sıdkı olmak gerekir.
Vesselam.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.