Tarım sigortalarında adalet arayışı

Tarım sigortaları son yirmi yılda Türkiye tarımında en önemli risk yönetim araçlarından biri haline geldi. Ancak çiftçiler, özellikle hasar tespit ve ödeme süreçlerinde yaşadıkları sorunlar nedeniyle sistemin işleyişini sorgulamaya başladı.

Kuraklık, don, dolu, sel ve hayvan ölümlerinde hasar tespitini Tarsim eksperleri yapıyor. Ancak zaman zaman bu tespitlerde hassasiyet gösterilmediği ya da muafiyet oranlarının yüksekliği nedeniyle tazminat alamadıklarına dair çiftçi şikayetleri alınıyor.

Bu konuda “Tarım Sigortalarında Güncel Sorunlar” başlığı altında bir kaç gazete yazısı yazmış ve bir akademik dergide “Uyuşmazlıklar ve Nedenleri” başlıklı bir araştırma makalesi yayınlamıştım.

Türkiye’de Tarsim çok önemli bir görev yaparken birçok ülkeye de örnek oldu. Ancak Kamu desteğiyle gelişip büyürken uygulamalarda yer yer sorunlar, aksaklıklar ve eksiklikler kaçınılmazdı. Yeter ki bunların giderilmesi konusunda iyi niyetli olunsun ve eleştirilerden yararlanılsın.

2021-2022 yıllarında Ankara’nın Gölbaşı-Haymana-Bala köylerinde kuraklık hasarı oluştuğu tespitini yapan Tarsim eksperleri, nedense tam da bu köylerin ortasında kalan Gölbaşı’nın Boyalık Köyüne sanki farklı bir yağış iklimine sahipmiş gibi kuraklık hasarı vermemişlerdi.

Adalet Arayışı ve Bilirkişi Sorunu

Mağdur olan çiftçiler itirazlarına olumlu cevap alamayınca konuyu İstanbul Kartal Hasar Merkezi avukatları aracılığı Sigorta Tahkim Komisyonuna taşımış, ben de bir meslektaşımla dosyalarına teknik destek veriştim.

Ancak Sigorta Tahkim Komisyonu dosyalara bilirkişi olarak yine Tarsim Eksperlerini atamış, anılan eksperlerce hazırlanan bilirkişi raporları hükme esas alınmış ve sonuçta çiftçiler bu davaları kaybetmişlerdi.

Esasen bir dava dosyasına taraflardan biriyle illiyet bağı olan birinin bilirkişi olarak atanması daha baştan sakat bir durumdu. Zira bilirkişiler davalı kurumun eksperleriydi.

Dahası bilirkişi raporlarında dosyadaki delilleri dikkate almadıkları ve açıkça sigorta şirketi lehine değerlendirme yaptıkları dikkat çekiyordu.

Yargılama hukukunda esas olan, hakim/hakem kadar teknik bilgisi ile uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayan bilirkişilerin de tarafsız ve bağımsız olmasıdır.

Bu husus, dışarıdan bakıldığında davanın tarafı olmayan üçüncü bir kişinin bile çok kolay fark edeceği, yargılamada tarafsızlığı zedeleyen ve düzeltilmesi gereken bir durumdu.

Hakim ya da hakem, ziraat mühendisliği veya veterinerlik gibi özel uzmanlık gerektiren bir konuda büyük ölçüde bilirkişi raporuna dayanarak karar verir. Bu nedenle bilirkişinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı adaletin temel şartlarından biridir.

Sorunun özü aslında hasarın varlığından çok, hasarı değerlendiren mekanizmanın bağımsız olmayışıydı.

Sonuçta davayı kaybeden Boyalık köyü çiftçileri işin peşini bırakmadı ve davayı yine avukatları aracılığıyla Danıştay’a taşıdılar. Köylüler, bahse konu yapısal bozukluğun, ancak davalı Tarsim ile herhangi bir illiyet bağı bulunmayan bağımsız bilirkişi raporları ile çözülebileceğini fark etmişlerdi.

Danıştay Kararıyla Yeni Dönem

Danıştay üç yıl sonra nihayet “TARSİM eksperlerini bilirkişi olarak atanamayacağına” karar verdi. Konuyla ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişi Yönetmeliğinin ilgili maddesini de iptal etti.

Bundan sonra Bölge Adliye Mahkemeleri bilirkişi listelerine kayıtlı olarak bilirkişilik görevi yapan Ziraat Mühendisi ve Veterinerlerin, Sigorta Tahkim Komisyonu bilirkişi listesine kayıt yaptırmalarının ve tarımsal hasar dosyalarına da bilirkişi olarak atanmalarının önü açılmış oldu.

Böylece tarımsal hasar dosyalarına atanan bağımsız bilirkişi havuzu genişleyecek ve hasar dosyaları daha objektif değerlendirilebilecektir.

Bu kararın gerçek anlamda etkili olabilmesi için bundan sonraki süreçte Sigorta Tahkim Komisyonunun bilirkişi havuzunu hızla yenilemesi ve uygulamada da tarafsızlık ilkesine titizlikle riayet etmesi gerekmektedir.

Çünkü eksperlerin ve bilirkişilerin görevi yalnızca hasarı tespit etmek değil, çiftçinin sisteme olan güvenini de korumaktır. Güvenin olmadığı yerde sigorta sistemi yaygınlaşmaz ve sistem sürdürülemez.

Bu nedenle Danıştay’ın kararı tarım sigortalarında adalet ve güven duygusunu güçlendireceğinden önemlidir.

Bu süreçte hakkını aramaktan vazgeçmeyen Ankara’lı çiftçileri, davayı takip eden Kartal Hasar Merkezinin yetkin avukatlarını ayrıca tebrik etmek gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Yücer Arşivi