Eyüp Kara
Trafikteki şiddet neden bitmiyor?
Sevgili Ankara Ulus Gazetesi okurları bilmem dikkat ettiniz mi hemen hemen her gün aynı haberler… Bir yol verme tartışması, korna sesi, hatalı sollama ya da birkaç saniyelik bir gecikme. Sonuç ise çoğu zaman yumruklar, tehditler, hatta can kayıpları. Trafik artık yalnızca araçların hareket ettiği bir alan değil; Sabrın, öfkenin ve toplumsal davranışların sınandığı bir sınav yerine dönüşmüş durumda.
Peki, trafikteki şiddet neden bitmiyor?
Çünkü sorun sadece direksiyon başında başlamıyor. Trafikte gördüğümüz öfke, aslında günlük yaşamın bir yansımasıdır. Ekonomik sıkıntılar, yoğun iş temposu, stres, tahammülsüzlük ve empati eksikliği direksiyon başına oturduğumuz anda daha görünür hâle geliyor. Araç, bazı insanlar için adeta bir güç gösterisine dönüşüyor. Oysa direksiyonun başına geçen herkesin ortak amacı aynı: Güvenli bir şekilde gideceği yere ulaşmak.
Bir diğer önemli neden ise cezasızlık algısıdır. Kuralların uygulanmadığı ya da yeterince caydırıcı olmadığı düşüncesi, bazı kişileri daha pervasız davranmaya itiyor. Kırmızı ışıkta geçmekten yol kesmeye, hakaretten fiziksel saldırıya kadar uzanan davranışlar, sadece bireysel öfkenin değil, aynı zamanda hukuk düzenine duyulan güvenin de sorgulanmasına neden oluyor.
Ancak bütün sorumluluğu yalnızca yasalara yüklemek de doğru olmaz. Trafik kültürü ailede başlar, okulda gelişir ve toplumun her alanında şekillenir. Çocuklar büyüklerini trafikte kurallara uyarak, yayaya yol vererek ve sakin davranarak gördüğünde, geleceğin bilinçli sürücüleri olurlar. Saygı, yalnızca sınıfta öğretilen bir değer değildir; Direksiyon başında da yaşatılması gereken bir erdemdir.
Unutulmamalıdır ki trafikte kazanılan hiçbir tartışma yoktur. Birkaç saniye erken varmak uğruna kaybedilen bir ömür, yok olan bir aile ya da sönen bir umut hiçbir gerekçeyle açıklanamaz. Direksiyon başındaki öfke, sadece karşıdakine değil; toplumsal huzura da zarar verir.
Trafikte şiddetin sona ermesi için daha ağır cezalar kadar, daha güçlü bir vicdana da ihtiyaç var. Çünkü trafik, sadece kuralların değil, karakterin de ortaya çıktığı yerdir. Sabır gösteren, empati kuran ve kurallara uyan her sürücü, daha güvenli bir toplumun inşasına katkı sağlar.
Belki de artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir: Direksiyon başına geçtiğimizde gerçekten bir sürücü mü oluyoruz, yoksa öfkemizin kontrolünü mü ele alıyoruz? Bu soruya vereceğimiz dürüst cevap, trafikteki şiddetin neden bitmediğini de, nasıl bitebileceğini de ortaya koyacaktır.
Şunu unutmayın trafikte başka birine yaşattığımız korku bir gün bizim başımıza gelir benden uyarması. Lütfen kendinize gelin artık bu şiddet bir son bulsun çünkü canımız her geçen gün daha çok sıkılıyor ve yanıyor…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.