Rezilliğin sonu nereye varacak?

Futbolumuz ne yazık ki hakemler sayesinde her geçen gün daha da yerin dibine girmeye devam ediyor. Süper Lig’in 2’inci haftasındaki Corendon Alanyaspor ile Beşiktaş arasındaki mücadeleye yine hakem rezilliği damga vurdu.

Rezillik ne rezillik. İnsanın aklı almıyor. Maçın orta hakemi Adnan Deniz Kayatepe ve VAR koltuğunda Bülent Birincioğlu’nun ortaklaşa kurduğu kumpas Beşiktaş’a pahalıya patladı. Öylesine bariz hatalar yaptılar ki maçı bir takımdan alıp diğer takıma adeta hediye ettiler.

Gözlerinin önündeki faulleri çalmayıp, atılan golü inanılmaz bir hata ile iptal eden Alanyaspor’lu oyuncuya direkt kırmızı kart göstermeyi bile beceremedi. Beşiktaş’ın verilmeyen iki penaltısı ile adeta gecenin en rezil yönetimine göz yumdu.

Düşünün öyle bir sert maç oynandı ki uzatmalarla birlikte 98 dakika boyunca Adnan Deniz Kayatepe bir sarı bile çıkarmadı. Yahu bu nasıl bir yönetimdir bir sarı kart bile göstermeden doksan dakikayı bitirdin. Hiç maç içinde düşünmedin mi ben ne yapıyorum diye yazık ki ne yazık. Maçı katleden Adnan Deniz Kayatepe bence bir daha maç yönetmemeli ve düdüğünü asmalıdır.

Evet futbol hatalar oyunudur fakat bir maç nasıl hakem üzerinden okunur derseniz Alanyaspor ile Beşiktaş maçının hakemi Adnan Deniz Kayatep’ye bakmanız yeterli. Bu kadar beceriksiz bu kadar futboldan anlamayan hakemlerle Türk futbolu hiçbir zaman istediği yere gelmeyecektir buna artık inanıyorum.

Futbol sahalarında düdük sesinin oyundan, mücadeleden ve emeğin kendisinden daha çok konuşulduğu bir dönemin tam ortasındayız. Her hafta sonu aynı sahne, aynı senaryo: Doksan dakika bittiğinde manşetlerde oyuncuların attığı harika goller veya teknik adamların dahi taktikleri değil, hakem kararları yer alıyor.

Peki, bu hakem rezilliğinin sonu nereye varacak?

Futbolun en temel ögesi güvendir. Bir sporsever ekrana veya tribüne baktığında, adil bir rekabet izlediğine inanmak ister. Oysa bugün hakem hataları, basit bir "insani yanılma" eşiğini çoktan aştı. Sahadaki hakemin göremediğini görsün, fahiş hataları düzeltsin diye getirilen VAR (Video Yardımcı Hakem) sistemi dahi “Adalet Dağıtma Mekanizması” olmaktan çıkıp tartışmaların ana kaynağı haline geldi. Çizilen tutarsız ofsayt çizgileri, bir maçta verilen diğerinde es geçilen penaltılar ve dakikalarca süren incelemeler futbolun o doğal, coşkulu ritmini adeta felç etti.

Bu gidişatın varacağı ilk ve en tehlikeli durak, oyunun itibar kaybıdır. Seyirci, sonucunun yeşil sahada değil, masa başında ya da ekran karşısında iki dudağın arasında belirlendiğine inandığı an futbolla olan duygusal bağını koparır. Tribünlerin boşalması, reytinglerin düşmesi ve genç kuşakların futboldan uzaklaşması tam da bu Adalet İnancı Kırılması'nın doğrudan sonucudur.

İkinci durak ise sistematik Kaos ve Kutuplaşmadır. Hakemlerin standart tutturamaması; kulüp yöneticilerine kılıf, taraftara öfke malzemesi veriyor. Mağlubiyetin faturasını kendi yanlış kadro tercihine veya oyuncusunun bireysel hatasına kesmek istemeyen herkes, kolayca hakem düdüklerinin arkasına saklanıyor. Bu durum, spordaki dostluk ve rekabet kültürünü zehirleyerek şiddet söylemini körüklüyor.

Peki Çözüm Nerede?

Bu kısır döngüden çıkışın yolu radikal bir zihniyet değişiminden geçiyor. Eğer ligin daha ilk haftalarında bu radikal kararları almazsanız ilerleyen haftalarla birlikte daha vahim hakem hataları yaşanacaktır.

Şeffaflık ve Hesap Verilebilirlik: VAR konuşmalarının anlık veya maç sonrasında kamuoyuna açılması, hakem değerlendirme puanlarının şeffafça paylaşılması spekülasyonları büyük oranda bitirir.

Standart ve eğitimin yükseltilmesi: Hakem kalitesinin artırılması, ahbap-çavuş ilişkilerine dayalı atama sisteminin terk edilip tamamen liyakata dayalı bir yapı kurulması şarttır.

Adil ve eşit yaptırım: Hata yapan hakemlerin dinlendirilmesi veya yetersiz görülenlerin sistem dışına çıkarılması konusunda çifte standart uygulanmamalıdır.

Futbol, hatalar oyunu olabilir; Oyuncular da hakemler de hata yapacaktır. Ancak insani hatalar ile düzensizlik ve standart eksikliğinden doğan rezillikler arasındaki çizgi aşılmıştır. Eğer yetkili kurumlar acil ve cesur adımlar atmazsa, bu rezilliğin varacağı son nokta; milyonların tutkuyla bağlı olduğu bu güzel oyunun sıradan, inandırıcılığını yitirmiş bir tiyatro gösterisine dönüşmesi olacaktır.

Türkiye Futbol Federasyonu bu fahiş hatalarını önlemezse daha çok hata yapılacak ve takımların canı çok yanacaktır yol yakınken yetersiz, futboldan anlamayan ve basiretsiz hakemlerin gözünün yaşına bakmadan meslekten men etmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Kara Arşivi