Eyüp Kara
Türk futbolunun ak ile karası
Beşiktaş’ın zaferi, Trabzon’un dramı ve Fatih Tekke’nin vedası Perşembe akşamının kısa hikayesi. Türk futbolunun Perşembe akşamı adeta kabusa dönüştü. Beşiktaş, İstanbul’da farklı kazanmanın avantajını iyi kullandı, Trabzonspor adeta Macaristan’da buz kesti. Benim açımdan tam bir hayal kırıklığı akşamı oldu.
Beşiktaş, İstanbul’da 3-0 kazandığı ilk maçın ardından UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanş maçında Litvanya temsilcisi Kauno Zalgiris'e 1-0 mağlup olmasına rağmen adını Avrupa Ligi'ne yazdırdı.
Trabzonspor, UEFA Avrupa Ligi play-off turunda 1-0 mağlup olduğu ilk maçın rövanşında 9 kişi tamamladığı maçta Macaristan'ın Ferencvaros takımına 4-0 mağlup olarak Avrupa Ligi'nden elendi. Temsilcimiz yoluna Konferans Ligi'nden devam edecek.
Avrupa geceleri Türk futbolu için her zaman bir aynadır; Makyajı siler, gerçeği olduğu gibi yüzümüze vurur. Perşembe akşamı yaşananlar da tam olarak böyle bir kırılmanın resmiydi. Bir yanda Avrupa Ligi biletini cebine koyup göğsümüzü kabartan Beşiktaş, diğer yanda veda hüznüyle sarsılan ve ardından takımın efsanelerinden teknik direktörü Fatih Tekke’nin istifasıyla çalkalanan Trabzonspor…
Beşiktaş’tan başlayalım. Siyah-beyazlılar, sahadaki duruşu, taktiksel disiplini ve kriz anlarını yönetme becerisiyle "ben bu seviyelerin takımıyım" dedi. Taraftarının desteğini arkasına alan Beşiktaş, Avrupa Ligi kapısından içeri girerken sadece bir tur atlamadı; aynı zamanda hem kulüp kasasını rahatlatacak devasa bir geliri hem de ülke puanına altın değerinde katkıyı cebine koydu. Sahada ne yaptığını bilen, maçın temposunu istediği gibi ayarlayan ve kadro kalitesini skora yansıtan bir takım vardı. Bu başarı, sezonun geri kalanı için de siyah-beyazlı camiaya büyük bir moral ve özgüven aşıladı.
Ancak madalyonun diğer yüzünde, Karadeniz’in fırtınalı kıyılarında kelimenin tam anlamıyla bir dram yaşandı. Trabzonspor’un Avrupa’ya vedası, sadece skor tabelasındaki bir mağlubiyetten ibaret değil. Bordo mavililer sahada organize olmakta, rakibine üstünlük kurmakta ve maçı çevirecek reaksiyonu vermekte sınıfta kaldı.
Bu acı vedanın hemen ardından gelen haber ise mağlubiyetten çok daha büyük bir dip dalgası yarattı: Fatih Tekke istifa etti. Fatih Tekke, bu kulübün öz evladı, tribünlerin sevgilisi, futbolculuk döneminde efsaneleşmiş bir isim. Ancak futbol antrenörlüğü, maalesef sadece geçmişteki aidiyetlerle sürdürülebilecek bir meslek değil.
Tekke’nin istifası, Trabzonspor’daki yapısal ve kadro kaynaklı sorunların bir patlama noktasıdır. Bordo mavili camiada beklenti her zaman zirvededir; Fakat eldeki malzeme ile o beklentiyi karşılayacak oyun arasındaki uçurum, genç teknik adamı bu radikal kararı almaya itti. Fatih Hocanın vedası, gururlu bir geri çekiliş gibi görünse de Trabzonspor yönetiminin ve kulüp aklının şapkayı önüne koyup çok ciddi düşünmesi gerektiğini gösteriyor.
Aynı gecede iki farklı kader… Beşiktaş, Avrupa’nın dev sahnelerinde boy göstermeye hazırlanırken, Trabzonspor bir kez daha iç hesaplaşmaların, yeniden yapılanma sancılarının ve teknik direktör arayışlarının ortasına düştü.
Futbol tam da böyle bir oyun işte; bir tarafın sevinç çığlıkları, diğer tarafın sessiz vedalarına karışıyor. Beşiktaş’ı tebrik ederken, Trabzonspor’a ve Fatih Tekke’ye bu zorlu süreçte sabırlar dilemekten başka çare kalmıyor. Şimdi soru şu: Beşiktaş bu rüzgarı arkasına alıp Avrupa’da ne kadar ilerleyecek, Trabzonspor ise bu ağır enkazın altından nasıl kalkacak?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.