Bazı acıların tarifi olmuyor

Bazı kayıpların, bazı acıların tarifi olmuyor ve hiçbir zaman olmayacak. Geçen hafta hiç beklemediğim tarifi olmayan bir kayıp yaşadım üzerinde hakkı ve emeği çok olan ablamı kaybettim değerli okurlarım.

Acının rengi, tanımı ya da ölçüsü yok derler ama bazı kayıplar vardır ki insanın içinden bir parçayı değil, gövdesini söküp alır. "Anne yarısı" deriz hani... Bir kelimeye iki insan sığdırmaktır bu. Hem bir ablanın şefkatli sırdaşlığı hem de bir annenin karşılıksız kucaklayışıdır o ilişki. İşte o ablayı kaybetmek, bir sığınaktan, çocukluğun en güvenli limanından mahrum kalmaktır.

Abla, ilk öğretmenimizdir çoğu zaman. Annemizin bakışındaki sıcaklığı onun gözlerinde de ararız, buluruz da. Düştüğümüzde elimizi tutan, ilk sırrımızı saklayan, annemize söyleyemediğimiz her şeyi tereddütsüz emanet ettiğimiz o koca yürekli liman...

O gittiğinde sadece bir insan eksilmez hayatımızdan; Çocukluğumuzun bir parçası, hatıralarımızın en sadık şahidi de onunla birlikte sessizliğe gömülür. Evin sesi değişir, sokakların tadı kaçar.

Şimdi geride kalan kocaman bir boşluk ve zihinde dönüp duran o tanıdık ses var. İnsan böyle zamanlarda anlıyor ki ölüm, sevgiyi bitirmeye yetmiyor. O artık sadece bir hatıra değil; Atılan her adımda, alınan her nefeste, bir zamanlar öğretip bıraktığı o derin şefkatle var olmaya devam edecek.

Gidenin ardından tutulan yas, ona duyulan sevginin büyüklüğüdür aslında. Anne yarısını kaybetmiş bir yüreğin acısını söndürecek tek bir cümle yok belki ama onun bıraktığı iz, hayat boyu göğsümüzde en değerli emanet olarak kalacak.

Benim ablam garipti hem de çok garip. Yıllar önce eşini kaybetmiş ve bir kuşun bir çalıya siper olduğu gibi gelip bize sığınmıştı ve beraber yaşıyorduk. Vefatı o kadar ani oldu ki hala inanmakta zorlanıyorum.

Ankebût Suresi'nin 57. ayetinde ve Âl-i İmrân Suresi'nin 185. ayetinde yer alan "Her nefis ölümü tadacaktır" ifadesi sonsuz rahmet sahibi Cenab-ı Allah’ın bir emridir ve hepimiz elbette bir gün bu ebedi dünyaya veda edeceğiz ama insansan kabullenmekte zorlanıyor.

Evet “her canlı ölümü tadacaktır” bu rabbimin bir emri fakat kabul etmek, kabullenmek inanın hiç kolay değil bunu hemen hemen bütün insanlar yakından biliyor ama yine de kolay kolay insan kabul edemiyor sevgili dostlar.

Düşünün birkaç saat önce doktora gidiyorsunuz aradan birkaç saat geçiyor ve siz çok değer verdiğiniz, hayatınızda derin izler bırakan, sizin maddi ve manevi bir dağ gibi daima arkanızda duran ablanız bir kuş misali dünyadan uçmuş gitmiş.

Sevgili dostlar hayata çok anlam yüklememek gerektiğine bir kez daha yakından şahitlik ettim. Geçen Cuma sabaha karşı kaybettiğim ablamın vefatının üzerinden bir hafta geçti. Dile kolay sanki sıradan bir olay gibi bir çırpıda ne kadar çabuk söyleyebiliyoruz “bir hafta”…

Ben ablamdan razıydım Rabbim de razı olsun, ona rahmetiyle muamele eylesin yattığı yer incitmesin. Mekânı cennet, ruhu şad olsun. Kalbimin en derin köşesinde daima var olacaksın güzel ablam…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Eyüp Kara Arşivi