Aysel Ayşe Aygün Özer
Sözün Bittiği Yer: Devlet Ciddiyeti Ve Milletin Egemenliği
Günlerdir bu köşeden, İmralı’da inşa edildiği iddia edilen o yapıya dair sorular soruyoruz. Dedik ki; bir yanda iktidar ortaklarının “bahçeli ev yapıldı” itirafları var, diğer yanda Adalet Bakanlığı’nın “özel konut yok, idari bina var” yalanlaması... Bugün gelinen noktada tartışma, sadece kaç metrekarelik bir bina yapıldığı ya da bu paranın hangi bütçeden çıktığı meselesini çoktan aşmıştır. Bu mesele artık bir devlet ciddiyeti ve millet egemenliği meselesidir. Çünkü devlet, kendi içinde ikiye bölünmüş bir dille konuşamaz. Siyaset kurumu başka, bürokrasi başka bir gerçeği savunamaz. Eğer bir ülkede terör örgütü liderinin yaşam koşulları üzerinden koskoca bir devlet mekanizması çelişkili açıklamaların girdabına sürükleniyorsa, orada durup düşünmemiz gerekir. Biz gazeteciyiz. Bizim görevimiz, millet adına sormaktır. Biz bu soruları sorarken arkamızda ne bir siyasi ikbal hırsı ne de kısır bir polemik arayışı var. Bizim arkamızda, bu vatan için bedel ödemiş şehit annelerinin gözyaşı, gazilerimizin gururu ve sabahın köründe rızkının peşine düşen işçinin alın teri var. Eğer Ankara’nın siyaset koridorları bu seslere kulak tıkarsa, o zaman adalet duygusu nerede tesis edilecektir? Devletin kasasındaki her bir kuruş, bu milletin helal kazancıdır. Ve o paranın nereye, kimin için harcandığının hesabı, bu milletin Meclisi’nde, kameraların önünde, açık ve şeffaf bir şekilde verilmek zorundadır. Muğlak açıklamalar, üstü örtülü yalanlamalar ya da siyasi pazarlık imaları bu aziz milletin ferasetini tatmin etmeye yetmez. Kapanışı yaparken, tarihe ve bu ülkenin hafızasına bir not düşüyoruz: Binalar yapılır, yıkılır. Bütçeler gelir, geçer. Siyasetçiler değişir, makamlar el değiştirir. Fakat devletin adaleti ve ciddiyeti bir kez sarsılırsa, onu yeniden inşa etmek nesiller alır. Millet, devletinden sadece tek bir şey bekliyor: Açık, dürüst ve net bir cevap. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletinse; millet, kendi parasıyla kime, neyin konforunun hazırlandığını bilme hakkına sonuna kadar sahiptir. Söz bitmiştir. Şimdi konuşma sırası, millete şeffaf bir cevap borcu olan yetkililerdedir.a
Devletin Bir Yüzü “Var” Diyor, Diğer Yüzü “Yok”… Biz Kime İnanacağız?
15 Eylül 2026 Salı 01:00Kimin Parasıyla, Kime Ev Yapıyorsunuz?
14 Eylül 2026 Pazartesi 01:00Örtünmek Bir Moda Değil, Bir İbadet Bilincidir
10 Eylül 2026 Perşembe 01:00Başörtüsünün Üzerinden Değil, Anlamının İçinden Konuşmak
09 Eylül 2026 Çarşamba 01:00Herkese Açık Kapı, Bazılarına Özel Anahtar
08 Eylül 2026 Salı 01:00Keçiören’de Asıl Şok: Uyuşturucu Belediyenin Kapısından Nasıl Girdi?
07 Eylül 2026 Pazartesi 01:00Siyasette Sadakat mi, Liyakat mi?
05 Eylül 2026 Cumartesi 01:00Okullar Açılıyor, Peki Devlet Çocuklar İçin Ne Kadar Hazır?
04 Eylül 2026 Cuma 01:00Siyaset Neden Halkın Dilini Unuttu?
02 Eylül 2026 Çarşamba 01:00Meclisin Sessiz Tanıkları: Birkaç Çizgiye Sığan Sözler
01 Eylül 2026 Salı 01:00
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.