Aysel Ayşe Aygün Özer

Aysel Ayşe Aygün Özer

Kimin Parasıyla, Kime Ev Yapıyorsunuz?

Bir ülkenin hafızası vardır.

O hafızada şehitlerin isimleri vardır.

Gazilerin yarım kalan hayatları vardır.

Evladının tabutuna sarılan annelerin gözyaşları vardır.

“Vatan sağ olsun” demek zorunda kalan babaların suskunluğu vardır.

Ve şimdi bu ülkenin insanlarına sorulması gereken çok basit bir soru var:

İmralı’da Abdullah Öcalan için yapıldığı açıklanan bu evin bedeli kimin cebinden çıkıyor?

Çünkü artık ortada yalnızca sosyal medyada dolaşan bir iddia yok.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, gazeteci Nagehan Alçı'ya Öcalan için İmralı'da bahçeli bir ev yapıldığını söylediği aktarılıyor. Eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar ise yapının yaklaşık 250 metrekarelik, dubleks bir villa olduğunu ve hem barınma hem de çalışma ofisi olarak planlandığını ileri sürüyor.

Öcalan henüz oraya yerleşmiş değilmiş.

Ama benim derdim yalnızca dört duvar değil.

Benim derdim adalet duygusudur.

Bu yapının maliyeti nedir?

Kim tarafından yaptırılmıştır?

Hangi bütçeden karşılanmıştır?

Kamu kaynağı kullanılmış mıdır?

Kullanıldıysa bunun hesabı millete neden açıkça verilmemektedir?

İşte asıl sorular bunlardır.

Çünkü eğer bu ev devletin bütçesinden, yani vatandaşın vergileriyle yapıldıysa, o zaman o ev yalnızca bir bina değildir.

O evin her tuğlasının hesabı millete verilmelidir.

Çünkü o vergilerin içinde sabahın köründe işe giden işçinin alın teri vardır.

Markette çocuğunun ihtiyacını kısmak zorunda kalan annenin parası vardır.

Emeklinin maaşından kesilen vardır.

Memurun maaşından kesilen vardır.

Ve evet, bu ülke için canını veren insanların ailelerinin de bu devletin vergi düzeni içerisinde ödediği vergiler vardır.

Şehit ailesi vergiden muaf bir hayat yaşamıyor.

Gazi vergiden muaf bir hayat yaşamıyor.

Onlar da bu ülkenin diğer vatandaşları gibi devletin yükünü omuzluyor.

Peki şimdi aynı devlet, PKK'nın kurucusu ve lideri olarak tanımlanan Abdullah Öcalan için özel yaşam koşulları sağlayan bir ev yaptırıyorsa, bu kararın topluma nasıl anlatılacağını gerçekten düşünüyor mu?

Bir şehit annesine bunu nasıl anlatacaksınız?

“Senin evladın bu ülke için toprağa girdi ama biz onun ölümünden yıllar sonra, cezaevindeki Öcalan için bahçeli bir ev hazırladık” mı diyeceksiniz?

Bir gaziye ne diyeceksiniz?

“Sen vücudundan bir parça verdin, biz de onun yaşam koşullarını iyileştirdik” mi?

İşte mesele tam olarak budur.

Ben kimsenin insanlık dışı koşullarda yaşamasını savunmuyorum.

Hukuk devletinde cezaevinde bulunan herkesin insan onuruna uygun koşullarda yaşaması gerektiğini de biliyorum.

Ama insan onuru başka şeydir, özel ayrıcalık başka şeydir.

Bir mahkûmun temel insani ihtiyaçlarının karşılanması ile ona 250 metrekarelik, bahçeli, çalışma ofisi ve teknik altyapısı bulunan özel bir yaşam alanı hazırlanması arasında toplum açısından ciddi bir fark vardır.

Ve bu farkın hesabı verilmelidir.

Üstelik daha önce bu konuda yapılan açıklamalarla bugün ortaya atılan bilgiler arasında da ciddi bir çelişki bulunuyor.

Öyleyse devletin yapması gereken çok basit:

Belgeleri açıklamak.

Kaç lira harcandı?

Hangi kurum yaptı?

Hangi bütçeden ödendi?

İhale yapıldı mı?

Yapıldıysa kim aldı?

Özel olarak hangi ihtiyaç için tasarlandı?

Ve en önemlisi:

Bu paranın kaynağı nedir?

Milletin parasının nereye harcandığını sormak terör tartışması değildir.

Bu, vatandaşlık hakkıdır.

Bu soruları sormak şehitler üzerinden siyaset yapmak değildir.

Tam tersine, şehitlerin emanet ettiği ülkenin parasının hesabını sormaktır.

Benim itirazım bir eve değil sadece.

Benim itirazım, bu milletin vergileriyle yapılan her harcamanın millete karşı sorumluluk taşıması gerektiğinedir.

Çünkü devletin kasasındaki para devletin değil, milletindir.

Ve millet soruyor:

Kimin parasıyla, kime ev yapıyorsunuz?

Eğer cevap “kamu parası değil” ise açıklayın.

Eğer cevap “kamu parası” ise hesabını açıklayın.

Çünkü bu millet artık sadece evin kaç metrekare olduğunu değil,

o evin bedelini kimin ödediğini bilmek istiyor.

Ve unutmayalım:

Bir ülkede adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranmaz.

Bazen adalet, milletin cebinden çıkan bir kuruşun hesabını sormaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aysel Ayşe Aygün Özer Arşivi