Aysel Ayşe Aygün Özer
Fındığa verilen para, üreticinin emeğine yetmiyor
Karadeniz’in dik yamaçlarında, yağmurun altında, güneşin altında bir yıl boyunca emek veren fındık üreticisi bugün tek bir sorunun cevabını bekliyor:
“Bu emeğin karşılığı gerçekten bu kadar mı?”
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin 2026-2027 sezonu için açıkladığı fiyat Levant kalite fındıkta kilogram başına 250 lira, Giresun kalite fındıkta ise 255 lira oldu. Yüksek randımanlı ürünler için ayrıca ilave ödeme yapılacak.
Fakat üreticinin sesi başka bir şey söylüyor.
“Bu fiyat bize yetmiyor.”
Ve bu cümleyi yalnızca bir serzeniş olarak görmek büyük bir hata olur.
Çünkü fındık üreticisinin karşısındaki mesele yalnızca kilogram fiyatı değildir. Asıl mesele, o kilogramın üreticiye kaça mal olduğudur.
Bir fındık bahçesine baktığınızda yalnızca ağaçları görürsünüz.
Üretici ise o ağacın arkasında bir yıllık emeğini görür.
Gübreyi görür.
İlacı görür.
Budamayı görür.
Bahçe temizliğini görür.
İşçiliği görür.
Patozu görür.
Nakliyeyi görür.
Hasat zamanı ödenecek yevmiyeyi görür.
Ve bütün bunların sonunda eline geçecek parayı hesaplar.
Üretim maliyetinin kilogram başına yaklaşık 243 liraya kadar çıktığı yönünde saha değerlendirmeleri bulunuyor.
Şimdi düşünelim…
Maliyeti 243 liraya yaklaşan bir ürüne 250 lira fiyat verdiğinizde üretici ne kadar kazanıyor?
7 lira mı?
Peki üreticinin ailesinin geçimi?
Peki gelecek yılın gübresi?
Peki bahçenin bakımı?
Peki ekipman?
Peki emeğin karşılığı?
İşte burada mesele yalnızca “250 lira mı, 300 lira mı?” meselesi olmaktan çıkıyor.
Bu, üreticinin üretmeye devam edip edemeyeceği meselesidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.