Tarıma yatırım mı yapacaksınız?

“Benim Dedem de Çiftçiydi” demeden önce bir kez daha düşünün.

Son yıllarda şehir hayatının kaosundan ve stresinden yorulan pek çok kişi için tarım, sadece bir "şehirden kaçış planı" veya "doğa sevgisi" değil, aynı zamanda güvenli bir yatırım alanı olarak görülmeye başlandı.

Sermayesini biriktiren soluğu emlakçıda alıyor ve "toprak altın değerindedir" ya da "buraya ceviz diksen yürür gidersin" gibi vaatlerle romantik bir hayalin peşinden sürükleniyor.

Ancak sahaya indiğinizde, masa başındaki o pembe tablonun yerini oldukça sert bir gerçeklik alıyor. Oyuncu Alper Tan’ın eğlence sektöründen kazandığı birikimi tarıma yatırıp yaşadığı hüsran, aslında bu işe “Benim dedem de çiftçiydi” diyerek girenlerin karşılaştığı ortak bir sondur.

Eğer bu öz güvenle yola çıkarsanız, başınıza geleceklerden şikayet etmeye hakkınız kalmayabilir.

Daha ilk adımda emlakçı söylemlerine kanmamak lazım. "Burası ileride çok değerlenecek" söylemlerine kapılıp rant amacıyla altyapısı da olmayan bir yer aldıysanız, çok beklersiniz.

Eğer üretim yapacaksanız önce su kaynağı bulmak, toprağı ıslah ve tesviye etmekle uğraşırken, araziye ödediğiniz paradan fazlasını altyapıya harcayıp en az iki-üç yılınızı daha işe başlamadan kaybedebilirsiniz.

Tarımda başarı, ilk düğmeyi doğru iliklemekle, yani arazi seçimiyle başlar. Eğer ulaşımı, gidip gelmesi kolay, suyu olan, toprak yapısı da üretime uygun bir yer bulduysanız şanslısınız.

Araziyi ya da ahırı bir şekilde hallettiniz diyelim; ikinci aşamada tohum, fidan veya damızlık hayvan temini gelir. Piyasada "garantili" diyerek ürün satan pek çok simsar ve kişi bulunur.

Eğer teknik bilginiz yoksa, derinliğini bilmediğiniz bir suya atlamış olursunuz. Tarımda yanlış çeşit ya da damızlık seçiminin faturası genellikle 3-5 yıl sonra ortaya çıkar ve bu noktadan sonra geri dönüş neredeyse imkansızdır.

Yukardaki örnekte olduğu gibi, Chandler diye aldığınız fidanların farklı bir çeşit çıkması durumunda yılların emeği bir anda havlu atmanıza neden olabilir. Tarıma yabancı bir yatırımcıya Chandler yerine Yalova cevizi, Albino yerine Tioga çileği veya Saanen yerine Şam ya da Maltız keçisini kolayca satabilirler.

Üçüncü aşamada devlet desteklerinden yararlanmak isterseniz karşınıza devasa bir bürokrasi ve danışmanlık firmaları çıkar. Bazı firmalar daha proje onaylanmadan sizden para talep ederek riski tamamen size yüklemek isteyebilirler.

Tüm bu engelleri aşsanız bile asıl sınav üretim sürecinde başlar. Tarım, çatısı olmayan bir fabrikadır. Sanayide şalteri kapatıp zararı durdurabilirsiniz ancak tarımda durduramazsınız. İlkbahar geç donları, sel, dolu, kuraklık, hastalık ve zararlı gibi risklerle uğraşırken sadece paranızı değil, ömrünüzden de harcarsınız.

Her şeyin yolunda gittiğini ve hasada ulaştığınızı varsayalım; bu kez beşinci aşamada piyasa gerçekleriyle yüzleşirsiniz. Hasat zamanı piyasada ürün bollaştığı için fiyatlar düşer, satsanız emeğinizi de maliyetini de kurtaramazsınız.

Fiyatlar yükselsin diye depolamayı seçerseniz, %20-25 depolama maliyeti ve en az %25-30 ürün zayiatı olacağını hesaba katmalısınız. Hasat zamanındaki fiyatın en az %70 fazlasına satamayacaksanız hiç depolamayın. Tam "şimdi kazanacağım" dediğiniz anda devletin vereceği bir ithalat izni, piyasada fiyatların tekrar düşmesine yol açabilir. Ya da ürün depodayken fiyatlar aşırı yükselirse bu sefer de soğan ve patatesçilerin maruz kaldığı gibi stokçuluktan takibata maruz kalabilirsiniz.

Tarım dışarıdan görüldüğü gibi değildir. Canlı materyal ile uğraşacaksınız, sadece hafta sonları giderek uzaktan kumandayla, aile desteği olmadan, başkalarına sipariş edilerek yapılacak bir işletmecilik biçimi değildir.

Üretim aşamasında gerektiği zaman sulayamaz, hastalık ve zararlılara karşı ilaçlayamaz, besisini almış bir hayvanı zamanında kestiremezseniz veya olgunlaşmış bir meyveyi hasat etmek için zamanında işçi bulamazsanız bütün hesapları altüst olabilir.

Tarımda yatırım yapacaksanız önerimiz profesyonel bir yol haritası çıkarmanız, babanız veya dedeniz çiftçi olsa da mutlaka piyasayı bilen profesyonel bir teknik danışmanla yola çıkmanızdır.

Öncelikle ilgili üretim dalındaki faal işletmeleri yerinde görün, onların doğru ve yanlışlarını inceleyin. girdi maliyetlerini, pazar fırsatlarını, devletin güncel ithalat ve destek politikalarını titizlikle araştırın.

Unutmayın; fizibilitesi, teknik altyapısı ve risk yönetimi olmayan bir tarım yatırımı, romantik bir hayalin çok pahalı bir hayal kırıklığına dönüşmesiyle sonuçlanabilir.

Ancak doğru yatırım konusu seçildiğinde, doğru teknik danışmanlık alındığında ve riskler doğru yönetildiğinde tarım, hala dünyanın en stratejik ve en karlı yatırım alanlarından biridir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Ahmet Yücer Arşivi