İrfan Paksoy
O hâlde…
Giriş…
Bugünkü makalemde Kurtuluş Savaşı’nda ağır bir yenilgiyle sonuçlanan Kütahya – Eskişehir Muharebeleri’nin kritik bir hâl alması üzerine TBMM Başkanı Mustafa Kemâl Paşa’nın Garp Cephesi karargâhına yaptığı ziyaret, verdiği direktif ile moralden bahsedilmektedir.
İçerik ve çerçeve….
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri (10-25.07.1921), Kurtuluş Savaşı döneminde I. İnönü (06-11.01.1921) ve II. İnönü Muharebesi’nde (23.03-01.04.1921) İsmet Paşa komutasındaki TBMM Garp Ordusu karşısında başarısız olan Yunan kuvvetlerinin, bu başarısızlıklarının rövanşını almak ve İngiltere’nin teşvikiyle TBMM Garp Ordusunu ezerek TBMM’nin, Sevr Barış Antlaşması’na (10.08.1920) razı edilmesini amaçlayan muharebeler olup Yunan kuvvetlerinin zaferi ve TBMM Garp Ordusu açısından da Afyon (13.07.1921), Kütahya (17.07.1921) ve Eskişehir (19.07.1921) kaybedilmesiyle sonuçlanmıştır.
18 Temmuz sabahı….
17-18 Temmuz gecesi geç saatlerde trenle Ankara’dan hareket eden ve 18 Temmuz sabahı Eskişehir’e gelmiş olan TBMM Başkanı Mustafa Kemâl Paşa, Eskişehir tren garında Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa başta olmak üzere ilgili askerî ve mülkî erkan tarafından karşılanır.
Hızır gibi yetiştin…
Oradan Batı Cephesi karargâhının bulunduğu Karacahisar (Eskişehir)’a geçilirken İsmet Paşa Mustafa Kemâl Paşa’ya "Hızır gibi yetiştin. Cephe yarılınca hepimiz çok sarsıldık." der.
Mustafa Kemâl Paşa da ona moral vererek; "Üzülme, yarılmayacak cephe yoktur." der.
Durum değerlendirmesi….
Batı Cephesinin karargâhına geçildikten sonra TBMM Başkanı ve Garp Cephesi Kumandanı arasında gerçekleşen görüşmede cepheye ilişkin güncel ve genel bir durum değerlendirmesi yapılır.
Her ne kadar…
Her ne kadar cephe genelinde muharebeler sona ermemiş ve Eskişehir de henüz kaybedilmiş olsa da Kütahya-Eskişehir Muharebeleri kaybedilmiş gözükmektedir. Türk birlikleri düzensiz bir şekilde geri çekilmekte, birliklerden firarlar da görece artmaktadır.
Yapılan durum değerlendirmesi sonucu, TBMM Garp Ordusunun Sakarya doğusuna çekilmesi ve bunun da halkta yaratacağı moral bozukluğunun göğüslenmesi kararlaştırılır.
Direktif…
Ardından Mustafa Kemâl Paşa, Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa’ya şu direktifi verir;
"Orduyu, Eskişehir'in kuzey ve güneyinde topladıktan sonra, düşman ordusu ile araya büyük bir mesafe koymak gereklidir, böylece ordunun yeniden düzenlenmesi ve desteklenmesi mümkün olabilsin. Bunun için Sakarya [Nehri] doğusuna kadar çekilmek uygundur. Askerliğin gereğini çekinmeden uygulayalım, diğer sakıncalara karşı koyarız”
Direktifin niteliği ve umut…
Bu tarihi direktif, savaş tarihinin kaydettiği pek nâdir bir uygulamadır. Orduyu 100 km geri çekmek, bir liderin / komutanın hiç de alabileceği bir risk değildir.
Mustafa Kemâl Paşa, İsmet Paşa'ya da; "İsmet, başaracaksın." diyerek ona umut verir.
Derinlikte tertiplenme imkânı…
TBMM Garp Ordusunun, Sakarya nehri doğusuna çekilerek ve düşmanla arasına 100 kilometrelik bir mesafe koyarak bir sonraki muharebe için derinlikte yeniden tertiplenme kararı son derece isabetli olduğu gibi Yunan kuvvetlerinin bir sonraki ileri harekâtı (23.108.1921) öncesinde de TBMM Batı Ordusuna hayatî derecede önemli bir zaman kazandırmıştır.
Cephe Komutanlığı genel emri…
TBMM Başkanının bu direktifinin ardından Garp Cephesi Komutanı tarafından aynı gün öğleyin yayımlanan Cephe Komutanlığı genel emrinde “düşmana karşı yığınak ve harekât planının tamamlanmakta olduğunu, mevcut durum itibarıyla başarının temelinin birliklerdeki düzenin korunması olduğunu, en son ere kadar, askerî harekât sonuçlarının kesin bir güvenle beklenmesine yürekten inandırmak gerektiğini, hiçbir yanlış hareketin bağışlanmayacağı” bildirilir.
İçiniz rahat olsun…
Mustafa Kemâl Paşa, Garp Cephesi karargâhında yorgun ve umutsuz hâldeki karargâh subaylarına yaptığı kısa konuşmada da şunları dile getirir:
“Kütahya Muharebesini kaybettik... Düşman tüm kaynaklarını seferber etmişti. Hepsi bu! O hâlde düşmanın kuvvetini dağıtırsak iş lehimize işlemeye başlar. İçiniz rahat olsun...”
18 gün sonra…
Mustafa Kemâl Paşa’nın bu tarihî ziyaret ve konuşmasından 19 gün sonra (05.08.1921) TBMM tarafından çıkarılan üç ay süreli Başkumandanlık Kanunu ile Mustafa Kemal Paşa'ya “başkumandanlık” yetkisi ile Meclisin yetkilerini kullanarak askerî konularda hızlı ve kesin kararlar alma yetkisi verilir.
Tekâlif-i Milliye…
Mustafa Kemal Paşa bu olağanüstü yetkileri kullanarak Tekâlif-i Millîye (Milli Vergi) emirlerini yayımlar, TBMM Ordusunu, Ankara’ya doğru gelmesi beklenen Yunan kuvvetlerinin ilerlemesine karşı kısa sürede yeni ve kanlı bir muharebeye hazırlar.
36 gün sonra…
Mustafa Kemal Paşa’nın Eskişehir’deki bahse konu konuşmasından 36 gün sonra (23.08.1921) Polatlı-Haymana mihverinde başlayan Sakarya Muharebesi, 100 km uzunluk ve 20 km. de derinlik içeren bir hatta onun TBMM Ordusunu müstesnâ bir şekilde komutasıyla 22 gün devam ettikten sonra 13 Eylül’de Yunan kuvvetlerinin Sakarya Nehri batısına atılmasıyla TBMM Ordusu adına parlak bir zaferle sonuçlanır.
Sonuç…
Kurtuluş Savaşı’nın dirâyetli siyasî ve askeri lideri Mustafa Kemal Paşa’nın aşılamaz görünen zorluklar karşısındaki kararlılığını ve liderlik vizyonunu simgeleyen "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim." şeklinde pek mânidar bir sözü vardır.
Mustafa Kemâl Paşa’nın 18 Temmuz 1921 tarihinde Batı Cephesi Karargâhını ziyâret ettiğinde genel durum oldukça kötü olup bahse konu tarih itibarıyla Afyon ve Kütahya kaybedilmiş, Eskişehir de iki gün sonra kaybedilecektir. Böylesi bir ortamda itidâli korumak, astlara umut vermek ve onları isabetle yönlendirebilmek çok güçlü bir liderlik özelliğidir.
Tarihin imrendiği lidere ve onun aziz silah arkadaşlarına saygı, şükran ve rahmetle…
© 2026. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.